7 Nisan 1954’te Hong Kong’lu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 7 yaşında Çin Opera Araştırma Enstitüsü’ne başlayan Chan, 17 yaşına kadar bu operaya devam etti. Bu dönemde dövüş sanatları ve akrobasi alanındaki yeteneklerini geliştirme imkanı buldu.

İlk gençlik yıllarında Cheng Lung ismiyle bazı filmlerde rol alan Chan, 20 yaşına gelmeden 25 filmde rol aldı. İşe cambazlıkla başlayan Chan, Bruce Lee’nin varisi olmaya aday gösteriliyordu. İlk filmlerinde soğuk ve ciddi karakterleri canlandıran genç aktör, oyunculuğunun dikkat çekmesi üzerine, bu ciddiyetinden sıyrılıp komedi filmlerinde boy göstermeye başladı.1978’de rol aldığı “The Young Master ”dan bu yana hemen hemen bütün filmlerinin yönetmenliğini üstlenen Chan, bu filmlerin çoğunun senaristliğini de üstlendi.

Hong Kong yapımı filmlerinin en iyileri arasında 1983’de “Project A”, 1985’de “Police Story”, 1986’da “Armour of God” ve “Golden Horse”, 1993’de “Crime Story” ilk akla gelenlerdir. Avrupa ve Asya’daki popülerliğine rağmen uzun bir süre Amerikan sinemasına giremeyen Chan, “1980’de The Big Brawl” ve “Cannonball Run” gibi filmlerle Amerikalı izleyicilerin de beğenisini kazanmaya çalıştı ancak bunda başarılı olamadı.Chan’ın Amerika sinemasında istediği başarıya ulaşması 1996’da gösterime girdiği tarihte yüksek gişe hasılatı yapan “Rumble in the Bronx” filmi ile oldu. 1998’de Chris Tucker ile birlikte kamera karşısına geçtiği “Rush Hour (Bitirim İkili)” sayesinde box-office listelerinde bir kez daha üst sıralara yerleşen Chan, Amerika sinemasının en tanınan Asya kökenli oyuncularından biri oldu.Bu ay kendisini The Foreigner filminde izleyeceğiz.

Dublör kullanmamasıyla da beğeni kazanan başarılı aktör, 2000 yılında rol aldığı “Shanghai Noon” ile bir kez daha izleyicilerin karşısına geçti. Filmde, Çin İmparatoru’nun kaçırılan kızını kurtarması için görevlendirilen İmparatorluk muhafızı rolündeydi. 2001 yılında “Rush Hour 2” için Tucker ile bir kez daha bir araya gelen Chan’ın son çalışmaları arasında “The Tuxedo”, “Highbinders” ve “Rush Hour 3” yer alıyor.

Banu Bozdemir
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve ‘Sevgilim İstanbul’ programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan ‘Rejans Tarihi’ ve ‘Rejans Yemekleri’ kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, 'Çevremi Seviyorum' adı altında on iki tane ‘çevreci’, dört tane fantastik çevre temalı yirminin üzerinde çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı ‘Leylalı Haller’ yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlerde ve festivallerde jüri üyesi olarak görev alıyor, filmlere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema ve çevre atölyeleri düzenliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.