Peyami Safa’nın Cingöz Recai’si yarım yüzyıl sonra yine sinema için uyarlandı. Kenan İmirzalıoğlu’nun Cingöz Recai’yi canlandırdığı filmin yönetmeni Onur Ünlü…

Türk polisiyesi için çok önemli bir isimdir Cingöz Recai. Peyami Safa’nın Arsen Lüpen’den feyz alarak yazdığı karakter, çapkın bir hırsız ama bir o kadar polis dostu kahramandır. Peyami Safa bu hikaye dizisini Server Bedii takma ismiyle yayınlar. Türk sineması ise daha 1954 yılında bu fantastik ve absürd polisiyeyi sinemaya uyarlar. Sinemamızın en sevdiğim yönetmenlerinden Metin Erksan’ın çektiği film ilgi çekicidir. Özellikle yeniden izlediğinizde diyaloglar yer yer kahkaha atmanıza, Metin Erksan’ın yenilik arayan kamerası ise hayranlık duymanıza sebep olur. Cingöz Recai’yi o dönem Turan Seyfioğlu canlandırır, rol arkadaşı ise Neriman Köksal’dır. Fikret Hakan ise kariyerinin dördüncü filmi olarak kısa bir rolle karşımıza gelir. Uyuşturucu kaçakçısı bir çetenin adamını oynayan Fikret Hakan’ı bu kadar genç görmek, daha bozulmamış İstanbul’un boğazını, köşklerini izlemek bayağı etkileyici. Daha sonra ise sinemamızın taçsız kralı Ayhan Işık’ı Cingöz Recai rolünde görüyoruz. 1969 yılında Safa Önal’ın yazıp yönettiği bu film herhalde Ayhan Işık’ın en kötü filmiydi. Erksan’ın çektiği filmde Arsen Lüpen’in etkisi çok hissedilirken Safa Önal belki dönemin de etkisiyle iyice suni bir karakter yaratmıştır. Her ne kadar Ayhan Işık’ın o doğal sempatisi Cingöz Recai’ye çok uysa da diyaloglar, devamlılık problemleri, senaryonun basitliği filmi iyice içinden çıkılmaz bir hale getirir. Zaten bu kötü deneyim de Cingöz Recai’nin bugüne kadar bir daha çekilmemesine sebep olur. Günümüzde ise fantastik filmlerin unutulmaz yönetmeni Onur Ünlü yönetmen koltuğuna oturdu. Biz onu hep kendi yazdığı senaryolarla, bilindik sinema anlatımına isyan eden filmlerinde gördük. Burada ise senaryoyu Pınar Bulut ile Kerem Deren yazmış. Öncelikle şunu söylemek lazım, yine de Onur Ünlü’nün etkisi filmde hissediliyor ama bu bütün hikayeyi kurtarmaya yetiyor mu bilemedim. Cingöz Recai’yi canlandıran Kenan İmirzalıoğlu iyi bir seçim. Çünkü onun da kendine has bir sempatisi var. Bu anlamda Ayhan Işık’ın Recaisi’nin devamı olan bir karakter yaratıldığını söyleyebilirim. Zaten Son Osmanlı Yandım Ali’de de benzer bir kimlikteki karakteri başarılı bir şekilde canlandırmıştı İmirzalıoğlu. Cingöz Recai’nin hem rakibi hem dostu komiser Mehmet Rıza ise bu sefer Haluk Bilginer’in tecrübeli ellerinde. Filmin bütününü çok beğenmesem de tek tek karakterlere baktığımda perdede görmekten zevk aldığım isimlerin toplandığını söylemeliyim. Yardımcı rollerde Meryem Uzerli, Algı Eke, Behzat Ç.’nin komiseri Fatih Artman, Serkan Keskin yer alıyor. Filmin konusuna gelince iyiliksever hırsız Cingöz Recai yıllar sonra yeni bir soygun için ekibiyle sahalara döner. Ama bu soygunu kendi ekibiyle yapmayacaktır. Karanlık bir çeteye dahil olur ve bir teknoloji dehasının evini soymak için kılıktan kılığa, oyundan oyuna geçerek, kimsenin bilmediği gerçek hedefine yaklaşmaya başlar. Yıllardır aradığı, kişisel kin güttüğü Hayalet, artık ona nefesi kadar yakındır. Tabii ki belası Baş Komiser Mehmet Rıza da peşinde. Cingöz Recai herkesin başına bin çorap örerken, güzel Göze Recai’nin beklemediği bir etki yaratır. Recai hem asıl kızı hem de haydutları yakalamanın peşine düşecektir. Filmin Rusya gibi Türkiye dışındaki çekimleri, başarılı otomobil kovalama sahneleri ve günümüzün makyaj teknikleriyle seyredilir olduğunu hatırlatalım. Cingöz Recai’nin Peyami Safa’nın Arsen Lüpen uyarlamasından daha çok Ocean’s 12, Kingsman: The Secret Service ve James Bond arasında gidip geldiğini düşünüyorum. Onur Ünlü bu filmde serinin önceki filmlerine de selam çakmayı unutmamış. Mesela 1969 yılındaki filmde Ayhan Işık’ın monoloğu “Unutma benim hücum edilmez bir vücud içinde ölmez bir ruhum var” sözlerini bu sefer Kenan İmirzalıoğlu’ndan duyuyoruz. Kalitesiz komediler içinde boğulan sinemamızda Cingöz Recai bir nefes almamızı sağlayacak kadar eğlenceli bir yapım. Hem aksiyon, hem komedi hem de az da olsa nostalji adına seyredilmeli bu film.

FİLMİN KÜNYESİ
Yönetmen: Onur Ünlü
Senarist: Pınar Bulut, Kerem Deren

Oynayanlar: Kenan İmirzalıoğlu, Haluk Bilginer, Meryem Uzerli, Musa Uzunlar

Yapım: 2017, Türkiye

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.