Ana Sayfa Röportaj Necati Şaşmaz: Bir sanatçı politikayı iyi okumalı ama siyasete girmemeli

Necati Şaşmaz: Bir sanatçı politikayı iyi okumalı ama siyasete girmemeli

0

Kurtlar vadisi’nin kahramanı Polat Alemdar’ı canlandıran Necati Şaşmaz 17 Temmuz hain darbesini konu ettiği Kurtlar Vadisi Vatan filmini çekmesinin sebeplerini anlattı. Şehit ailelerine asla unutulmayacaksınız mesajını vermek istediğini söyledi…

Kurtlar Vadisi Vatan televizyon tarihimizin en uzun dizisi olma yolunda ilerlerken sinema filmleriyle de kendinden söz ettiriyor. Özellikle dönemin siyasi ve toplumsal olaylarının perde arkasını işleyen seri 17 Temmuz’da yaşanan hain darbeyi konu edinen bir filmi kotarınca herkesin dikkatini çekti. Bir çok tartışma yaratan filmin senaristi, yapımcısı ve başrol oyuncusu olan Nacati Şaşmaz’a Kurtlar Vadisi Vatan’ın çekim hikayesini sorduk…

Senaryoyu yazarken nasıl bir araştırma gerçekleştirdiniz?

Kurtlar Vadisi Pusu’yu yaparken zaten bu örgütün varlığını ve neler yapmaya çalıştığını anlatmaya çalışıyorduk. 17 Aralık, 25 Aralık ve 7 Şubat sürecinde MİT tırlarının durdurulması hikayesini dizinin içerisinde işlemiştik. Bunu işlediğimizde çok beğenildiğine dair inanılmaz tepkiler aldık ve neden film yapmayalım diye düşündük. İsmin o zaman Kurtlar Vadisi İhanet olmasında karar kıldık ama sonra ” ihanet “ yeterli kuvvet ve çekiciliğe sahip değil diye düşündük ve darbe olsun istedik. Hemen darbenin domainlerine baktık, isim alındığı için 1 senenin dolmasını bekledik ve dolduktan sonra ismimizi ve patentimizi aldık. Tüm bunlardan 3 ay sonra bir darbe gerçekleşti. Aslında bizim anlatmak istediğimiz 7 Şubat MİT kriziyle ilgili bir darbeydi. Darbe ismini seçtiğimizde de insanlar şaşırmış,” bir daha darbe görmeyiz herhalde” demişlerdi. Hatta geniş kapsamlı düşünüp “ o zamanlar 1 tane kanal vardı oradan bir anons yapılırdı şimdi yüzlerce kanal var hepsini mi kapatacaklar” diye askeri darbenin olabilme ihtimalini öngöremeyen yorumlar bile almıştık. Maalesef gerçekleşti ve ben olaydan hemen sonra filmi yapacağımı açıkladım. Patent başkanımız da bizi” siz bunu nerden, nasıl biliyorsunuz, bu örgütle bir bağlantınız mı var” diye savcılığa şikayet etti. Bunun karşısında durup, insanları uyarmaya çalıştığımız bir durum söz konusuyken böyle bir şeyle suçlanmak beni çok üzdü. Adli merciler ve devletin diğer kurumları bütün araştırmalar neticesinde bizim suçsuz olduğumuzu kanıtladılar. Kanuni işlem yapılmasına bile gerek görmeyerek takipsizlik kararını bize sundular. Bunun Türkiye, Balkanlar ve Ortadoğu’da marka haline gelmiş olan Polat Alemdar’a yapılması yanlıştı ve zaten bunun kamufle ve dosya şişirme amaçlı yapıldığını düşünüyorum.

Kurtlar Vadisi Terör’ü saymazsak filmlerinizin hikayeleri fiziki olarak hep sınır dışında geçti. Bu olayın yurdumuzda büyük dramlar yaşadığımız ve şehitler verdiğimiz bir olay olduğunu düşününce senaryoyu yazarken veya oynarken hırslandınız mı? Tam olarak ne hissettiniz?

Hırslanmaktan ziyade çok üzüldüm. Allah rahmet eylesin çok sevdiğimiz, saydığımız, büyüğümüz Mehmet Akif Ersoy’un “Allah tekrarını nasip etmesin” dediği bir şiiri var; İstiklal Marşı. Bu onun, devlete, millete ve vatana armağanıdır. Ben de bunu, yüreği vatan sevdasıyla dolu insanlara adamak için yaptım. Bu olay bir demokrasi mücadelesiydi. O insanlar boşuna şehit olmadılar, boşuna yaralanmadılar ve bunun unutulmaması, hatıralarda olması gerektiğini düşünüyorum.

Hem senaryo, hem yapımcılık ve oyunculuk, hepsi bir arada zor olmuyor mu? Bu noktada gelecekteki projelerde de aynı yapıyı sürdürecek misiniz?

Aslında maymun iştahlılıktan değil de hepsi biraz mecburiyetten oldu. Ekip arkadaşlarımız başka bir şirket kurarak yürümek istediler. Senaryoyu da mecburen benim yazmam gerekti. Çok şükür ki binlerce senaryo okumuş ve onları doğru analiz etme imkanı bulmuştum. Elimden geldiğince en iyisini yapmaya çalıştım. Araştırmanız, satır aralarını iyi okumanız, dünyada, ülkemizde neler dönüyor onlara bakmanız ve bunu diziye bir kurgu içerisinde aktarmanız gerekiyor. Bir taraftan da oynuyorsunuz, aynı zamanda yapımcılık yapıyorsunuz, yeni de bir aile kurmuşsunuz, çocuklarınız var. Çok zordu, ama şuanda o zorlukların zor kısmını atlatıp artık rutine girdiği hale gelmeye başladım. İşte bu kısımda aileyi unutmamak gerekiyor. İşkolik olmanın biraz dışında ama ailekolik de olamamış arada bir Necati Şaşmaz var şu anda ama yakın bir zamanda uyum sağlayacağım

2003’ten beri aynı rol ve hikaye bir oyuncu için, hatta bir insan için büyük bir içselleştirme gerektiriyor. Bu içselleştirme özel hayatınıza yansıyor mu? Bundan nasıl korunuyorsunuz?

Kurtlar Vadisi müdavimleri gibi ben de devletini, milletini, bayrağını bu kadar seven Polat Alemdar’ın hayranıyım ve bu sayede korunuyorum diyebilirim. Keşke böyle yaşayan bir derin devlet elamanımız olsa derdi Ömer Lütfi Mete.

Sinemamızın bütün oyuncularının hayalidir yabancı oyuncularla oynamak veya ortak yapımlarda yer almak. Sizse birçok Hollywood ünlüsüyle set paylaştınız. Bu durumun size getirdiği bir artı var mı? Bu düşünüldüğü kadar önemli bir durum mu?

Bir senaryoyu ağdalı cümlelerden uzak tutmak gerekiyor. Senaryo 7’den 70’e herkesin anlayacağı şekilde yazılınca bir sinema filmi olabiliyor. İngilizce de basit bir anlatımı olan ilginç bir dil. Artı olan tarafı bu dilde bir şeyler anlatıyor olmak. Onun dışında dünyanın bütün ünlü veya ünlü olmak isteyen oyuncuları Amerika’da bulunuyor. Bir şey yapılacaksa, ana kahramanları yakın beldelerden seçiyor. Bir Türk olarak orada bir alan oluşturabilmeniz mümkün değil. Ancak Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri, Arap ülkeleri gibi ülkelerde de markalaşmışsanız sizinle bir projede buluşabiliyorlar. Biz de bizden de biri olsun düşüncesini göz ardı ediyoruz. Kimse demiyor ki bir Türk oyuncu olsun oyunculuğuyla bana gişede bir şey katsın. Oyuncuların Bollywood’dan, Çin’den, İran’dan tercih edildiği oluyor ama malesef Türkiye’den yok. Biz de bunun farkına varıp, biz sizi oynatalım dedik ve İyi ki de dedik. Öyle projelerde 3.sınıf 5. Sınıf figüran olmak yerine kendi projelerimizde A Plus oyuncularla oynama imkanı bulduk. Bu hem şirketimiz, hem Türkiye adına gurur verici bir süreçtir.

Bu 14 yıllık süreçte hep gerçek olayları, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal olaylarını yorumladınız. Üstelik birçoğunun arka planı merak edilirken bunu yaptınız. Böyle bir başarıyı elde etmenin formülü nedir?

İyi çalışmak. Sistem nerde değişiyor, nasıl denklemler kuruluyor, etrafımızda neler oluyor bunlarla ilgili çok iyi çalışmak gerekiyor. Bunları yapmazsanız hiçbir şey yapamazsınız. Bizim öngörülerimiz olduğunda tutarsa “aa Kurtlar Vadisi bildi” diyorlar ama tutmazsa da sağolsunlar kimse bir şey söylemiyor. Bizi markalaştıran şey de tahminlerimizin çoğunun tutması oldu.

Bir oyuncu olabilirsiniz ama demin de dediğimiz gibi işlediğiniz konular yüzünden siyasetin de çok içindesiniz. Gerçekten siyaset sizin merak alanınızda mı? Gelecekte siyasete atılmak gibi bir tercihiniz olabilir mi?

Pek istediğim bir alan değil siyasetçi olmak. Çok zor bir kere o iş. O da kendi alanında bir senaryo, oyunculuk, yapımcılık gerektiren kişisel bir işlev aslında. Bu milletin derdiyle dertlenen, aynı bayrağın altında olma hevesinde olan her partide hem Polat Alemdar’ın hem de Necati Şaşmaz’ın sevenleri olduğuna inanıyorum. Bir partiye girdiğinizde bireysellikten ziyade o partinin sözcüsü oluyorsunuz ve bu biraz ayrıştırıcı oluyor. Ben o ayrışmadansa sanatçının birleştirici olması gerektiğini düşünüyorum. Onun için bir sanatçı politikayı iyi okumalı ama siyasete girmemeli.

Kurtlar Vadisi’nin kahramanı Polat Alemdar, peki bu filmin kahramanı kim?

Ben “bu filmde kahraman millet” dedim” aa Polat Alemdar oynamıyor mu” dediler. Polat Alemdar baştan sona var ama milletin kahramanlığı ön planda.

Normalde bir oyuncu her türlü rolü ve karakteri oynar. Ama sizin çok net bir çizginiz var. Daha sonraki filmlerde ve dizilerde farklı bir karakteri canlandırmak hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu sizin için bir risk olabilir mi, en azından izleyicinin sizden beklentilerinin oluşturduğu baskı anlamında.

İnsanların beklentisi anlamında risk olabilir. O riskleri ben kendim için de olsa başkaları için de olsa almak, insanların karşısına öyle çıkmak isterim. Birkaç projem var ama hayata geçirmek için Polat Alemdarla ilgili bir nokta koymam veya ara vermem gerekiyor. Tam bunu düşünürken olaylar cereyan edince yapamadık yoksa gerçekleştirmeyi düşündüğüm iki projem vardı. Biri bir kadının hikayesi olan bir sinema filmi projesiydi ve onu çekmek istiyordum. Bir de mistik anlatımlı bir hikaye vardı orada oynamak istiyordum. Nasip olmadı, ama bir fırsat bulursam neden olmasın.

Kurtlar Vadisi Vatan filmi sinemalarda gösterilecek, o gece kaybettiğimiz birçok şehidimiz var onların yakınlarına bir mesajınız var mı?

Şehit ailesi olmak tabii ki çok zor, en zoru da unutulmak. Ben de inşallah unutulmazlar diyerek bu filmi yaptım ve buna birazcık bile vesile olursam çok mutlu olurum. Son olarak da, Allah tekrarını yaşatmasın diyorum.

 

Ezgi Tanır
1994 yılında istanbulda doğdu. Kadirhas Üniversitesi radyo televizyon teknolojileri dalında önlisans yaptı. Ardından Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümünde lisansını tamamladı. 2017 yılında lisans eğitimini bitirip istanbul moda akademisinde styling eğitimi aldı ve sonrasında lofficiel dergisinde moda editörü asistanlığı yaptı. 2008 yılında Star gazetesinde 2017 yılında da marie claire dergisinde çalıştı.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.