Rolü için 10 kilo veren, kaburgasını çatlatan, kılıç, at binme ve dövüş eğitimleri alan oyuncu Gökhan Keser ile yeni sinema filmi “Atçalı Kel Mehmet” hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Senaryo size nasıl ulaştı?

Yapımcımız bize ulaştı. Sonrasında bir araya gelip proje hakkında konuştuk. Herşeyden önce hikayeyi çok sevdim. Senaryoyu okuduktan sonra da içinde olmak istedim.

Projeyi kabul etme sebebiniz nedir?

İlk olarak, Ege’de geçen gerçek bir halk kahramanı hikayesi olması, doğma – büyüme İzmir’li biri olarak beni çok heyecanlandırdı. “Atçalı Kel Mehmet” uzun yıllar tiyatroda da en çok oynanan oyunlardan birisi aynı zamanda 1961’de de Fikret Hakan’ın can vererek beyaz perdeye taşıdığı bir hikaye. İkinci olarak da bir dönem ve aksiyon işinde olmayı çok istiyordum. Farklı karakterleri oynamak beni her zaman çok heyecanlandırmıştır. İçinde olmaktan ve oynamaktan çok mutluluk duyacağımı biliyordum. Öyle de oldu zaten.

Mehmet efe nasıl bir karakter?

Çocuk yaştan beri annesiyle birlikte çok zorluklar çeken buna rağmen asla hiçbir şeye boyun eğmeyen, merhametli, vicdanlı, ne istediğini bilen ve isteklerinin olması için elinden gelen her savaşı veren bir karakter. Zulme, baskıya karşı, mazlumun yanında, haksızlığın karşısında, lider ruhlu ve bu özellikleri sayesinde de büyük kitleleri arkasına almış, sevgisini kazanmış bir halk kahramanı.

Dönem dizi ve filmlerinde oyuncular roller için daha özenle hazırlandıklarını söylerler, siz bu role nasıl hazırlandınız?

Karakteri en iyi şekilde çıkartmam adına oyuncu koçum, aynı zamanda filmde de karşılıklı oynadığımız Erdeniz Kurucan’la çekim öncesinde yaklaşık 2 ay çalıştık. Rahmetli, sevgili Fikret Hakan’ın oynadığı “Atçalı Kel Mehmet” i izledim ve o dönemi elimden geldiğince araştırarak, izleyerek, okuyarak Atçalı’yı en iyi şekilde yansıtmaya çalıştım.

Böyle filmlerde oyuncuların genellikle at binme, dövüş vb, eğitimler aldıklarını görüyoruz, rolünüz böyle eğitimler almayı gerektirdi mi?

Set devam ederken, filmde başrolü paylaştığım sevgili Cemal Hünal ve ekibiyle bir yandan kılıç, at binme, dövüş eğitimi aldım. Dövüş ve Zeybek oynama sahneleri için de birçok koreografi çalıştık. Çok zevkli ve zorlu bir eğitim süreciydi diyebilirim. Hatta at binme eğitimim sırasında kaburgamı çatlattım. Sporu yoğun yaptığım bir dönemdi ve karakter için de daha iyi olacağını düşündüğüm için yaklaşık 8-10 kilo verdim.

En son 2009 yılında sinemada oynamıştınız. Bu yılda 2 sinema filminde oynadınız nedeni şu zamana kadar içinize sinen bir iş olmaması mıydı, başka çalışmalar mı yaptınız?

Müzikal kariyerime daha çok ağırlık verdiğim bir dönemdi. En büyük hayalim şarkı söylemekti ama albüm öncesinde 3 sezon süren bir dizi projem olduğu için bir türlü gerçekleştirememiştim. Albüm ve sahne çalışmaları çok yoğun olduğu için de bir süre oyunculuğa ara verme kararı almıştım. Dizi olarak en son “Sen Benimsin” vardı. Bu yılda BKM’yle gerçekleştirdiğimiz romantik-komedi TV filmi  “Seviyorum Ama Arkadaşça” ve sinema filmi “Atçalı Kel Mehmet” i çektik.

Sizin için oyunculuk mu şarkıcılık mı daha ön planda?

İkisi de. İkisi de çok farklı heyecanlar. Aynı zamanda da bir bütün olarak görüyorum. Bir oyuncunun nasıl şan eğitimi alması gerekiyorsa, bir solistin de oyunculuk eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. Sahnede olmak şarkılarınızı kalabalıklarla beraber söylemek de, hiç olmayacağınız bir karaktere hayat vermek de inanılmaz bir duygu. İkisini de ayırmıyorum ve işimi çok seviyorum.

Türk sineması için neler düşünüyorsunuz?

Dizilerden ziyade, daha çok film ve filmler yapmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bundan sonrası için kariyer planlamanız var mı?

Şu anda olduğu gibi hem müzikal, hem de oyunculuk kariyerime devam edip, her zaman olduğu gibi de en iyisini yapmaya çalışacağım. Her zaman daha iyisinin olacağını bilip, gücümün yettiğince de üstüne koyarak kariyerime devam edeceğim.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.