Bütün dünyanın konuştuğu, reyting rekorları kıran ve spoiler yüzünden nice kavgaların yaşandığı Game of Thrones’un bir sezonu daha geride kaldı. Bölüm sayısı olarak az olan ama dakika bazında diğer sezonlardan aşağı kalmayan sezon 7, artık kışın geldiği ve yavaş yavaş sona yaklaştığımız bir sezon oldu. Yazının bundan sonraki bölümü fazlasıyla spoiler içermekte olup, 8. Sezonla ilgili de bazı teorilere yer vermektedir. O sebeple izlemeyen okuyucuların uzak durmasında fayda var.

Uyarımızdan sonra devam edelim. Geçtiğimiz sezon ( 6 ) özellikle teknik açıdan zirve yapan ve çok önemli olayları geçmişle bağlayan dizi, belki de bugüne kadarki en iyi sezona imza atmıştı. Özellikle son iki bölümde ekranlara yansıyan savaş ve katliam sahneleri üst düzey kotarılmış, hatta birçok açıdan Hollywood’un tarihi filmlerinin bazılarını geride bırakacak kadar etkili olmuştu. Son sezon bu anlamda görevini yerine getirdi diyebiliriz. Özellikle geçiş planları, kadrajlar ve sinematografik güzellikler tekrar tekrar izlenesi bir tat verdi. Zaten bu anlamda diziden yayınlanan kamera arkası görüntüleri de işin nasıl bir ivme kazandığını gözler önüne serdi. Seyircilerin reaksiyonları da savaş yaşanan bölümlerde daha da yüksekten duyuldu. Buraya kadar son sezon için sıkıntı yok ama senaryo biraz hayal kırıklığı oldu diyebilirim.

Öncelikle George R.R.Martin’in izlediğimiz ve izleyeceğimiz sezonlara denk gelen hikayeyi hala yazdığını ve sadece tüyo vererek yetindiğini belirtelim. Martin’in bu uzaklaşması dizi senaristlerine işin büyük bölümünü bırakmış oldu. Hal böyle olunca da önemli manevralarda kurulan matematikler son derece basit ve kendi içinde bile tutarsız bir hal aldı. Mesela, bir Ak Gezen yakalanıp Cersei’ye delil olarak kullanılma hikayesi başlı başına üçüncü sınıf bir olay örgüsü. Böyle bir riske girmek, Cersei’ye güvenmek ve ejderhaları başta kullanmamak… Yani neresinden bakarsak bakalım tutarsızlık ve başarısız bir entrika yaratma çabası. Sadece bu da değil. Diyaloglar da bu sezon ülkemizdeki dizilerde alışık olduğumuz düzeyde ajitasyon ve kalitesizlik içeriyordu. Velhasıl biçim olarak dizi külliyatına sağlam bir yerden girecek ama içerik olarak serinin en zayıfı diyebileceğimiz bir sezon oldu. Bakalım final sezonu, bu eleştirilerin de ışığında nasıl gerçekleşecek?

Peki Neler Yaşandı ve Yaşanabilir?

  1. sezon sonunda beklenen kış ve Ak Gezenler geldi. Geldikleri gibi ortalık karıştı, duvar yıkıldı, mertlik bozuldu. Hatta bir ejderhayı da saflarına kattılar. Serçe Parmak denen illet karakterden sonunda kurtulduk ve artık kardeşlerin arasını bozacak bir iki yüzlü yok. Jon Snow ve Khaleesi’nin merakla beklenen birlikteliği, aşkı ve hatta sevişmeleri de arz-ı endam eyledi. Herkes artık rahata ermiştir. Jon Snow’un kim olduğu da ismine kadar açıklandı ve tahtın esas varisinin de o olduğunu öğrenmiş olduk. Frey ve Tyrell haneleri de bu arada tamamen yok oldu. Bunlar yaşanırken Cersei tekrar hamile kaldı ama Jamie verdiği sözü tutmak için kuzeye hareket etti. Ufak tefek bir sürü gelişme daha oldu ama artık mesele tamamen iyiler, kötüler ve nasıl bir savaş olacağı merakına doğru iyice daraldı. Görüp görebileceğimiz en büyük savaş son sezon sanırım bizi ekranlara kilitleyecek ve belki de herkes yok olacak.

Ak Gezenler duvarı yıktı geliyor, Jon Snow ve Khaleesi önderliğinde Kuzey büyük bir savaşa hazırlanıyor. Yaşayan Stark’lar bir arada olacak ve Jamie ile Tyrion da bu saflarda yer alacak. Yani bir nevi dizide sevdiğimiz bütün karakterler artık bir arada ve tamamen aynı tarafta. Karşı da ise Ak Gezenler ve ne yapacağı belli olmayan Cersei var. Bir de ona yardım eden Greyjoy’ların kötü adamı Euron. Teoriler ise şimdiden konuşulmaya başladı.

Teoriler

Bir teoriye göre Samwell Tarly ve Brandon Stark okuma ve geçmişe gitme becerilerini bir araya getirecek ve Gece Kralıİ’nı alt etmenin yolunu bulacaklar. Jon Snow’a kim olduğunu açıklayan ikili savaşı da sonsuza kadar bitirecek formülü öğrenip noktayı koyacaklar. Tabii iyi olan başka teori de Kuzey’in müthiş bir çarpışmayla sonu getirecek olması. Bu meyanda da kötülerin hepsinin ortadan kalkması.

Kötü olan teorilerden biriyse Jon’un Khaleesi’yi feda edip Azor Ahai olması. Böylece efsane Lightbringer kılıcı da Jon’un olacak ve Ak Gezenler’in sonunu getirecek. Tam da burada Jon ve Dany üzerinden başka bir teoriye geçelim. Bir ejderha feda eden Dany, bunun karşılığında bir bebek sahibi olabilecek ve bu Jon’dan olacak. Bu sonuçta da artık hükmetme konusunda sıkıntı çekilmeyecek. Bu iki teori de “buz ve ateşin şarkısı” göndermeleri üzerine kuruluyor. Buz ve ateş olan ikiliden yeni bir prens ortaya çıkacak. Bu, ya Azor Ahai olacak ya da yeni doğan bir bebek.

Son teorilerden biri de küçük kardeş kehaneti. Cersei’nin gerçekten küçük kardeşi olan Tyrion ya da yaşça küçük kardeşi olan Jamie ikilisinden biri tarafından öldürülmesi. Hal böyle olunca büyük bir düşman ve kaba tabirle ayak bağı ortadan kalkacak. İyiler ve Ak Gezenler baş başa kalacak.

Her şeyin sonunda ise ya Ak Gezenler kazanacak bizim kahramanları silip süpürecek ya da iyiler kazanıp kendi aralarında çarpışacak ve burada Cersei’nin pek şansı olmayacak. 2018 ya da 2019! 8. sezon ne zaman yayınlanacak bilinmiyor ama en iyi sezon olma potansiyeli bile var. Tabii bu sezonki kötü senaryo tuzağına düşmezlerse…

 

Onur Kırşavoğlu
1982 İstanbul doğumlu. Baba mirası sinema sevgisini kendisini bildi bileli kalbinde taşıyor. 2008'de Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'ndan 2017'de ise Anadolu Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümünden mezun oldu. 2014 yılında Pera Sinema'da sinema eleştirileri yazmaya başladı ve hala aynı mecrada yazılarına devam ediyor. Daha sonra bir dönem Vagon Dergi'de yazıları yayımlandı. Aynı dönem Doğu Batı Dergisi'nde "Türk Sinemasının Çöküş ve Yükseliş Dönemleri" adlı makalesi yayımlandı. 2016 yılında Filmarası Dergisi ve Cine Dergi'de yazmaya başladı ve hala bu mecralarda severek yazmaya devam ediyor. Üç senedir Antalya Uluslararası Film Festivali'nde danışmanlık görevi üstleniyor ve bu görevine hali hazırda devam etmekte. Sinefoli adlı sinema programında bir sezon metin yazarlığı da yapan Onur Kırşavoğlu 2017 Ocak ayından itibaren Sinematürk sitesinin Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyor ve yazıları / röportajlarıyla aktif kariyerine devam ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.