“21 Temmuz’da gösterime girecek Zombi Ekspresi, artık iyice yorulmuş bir alt tür dahilinde ilgi çekici bir film nasıl çekilir diye merak edenlerin kafalarındaki bütün soru işaretlerini ortadan kaldıracak kadar iddialı bir iş.”

Daha geçen gün “zombi filmlerinden hala sıkılmadınız mı” diye soruyorlardı ki Güney Kore’den soruyu buruşturup çöpe atacak kadar güçlü bir yanıt geldi. Train to Busan/Zombi Ekspresi, artık iyice yorulmuş bir alt tür dahilinde ilgi çekici bir film nasıl çekilir diye merak edenlerin kafalarındaki bütün soru işaretlerini ortadan kaldıracak kadar iddialı bir iş.

Daha önce The King of Pigs (2011) ve The Fake (2013) gibi animasyonları yöneten Sang-ho Yeon’un elinde sihirli değnek olduğunu ileri sürecek değiliz elbette. Öncelikle akılda kalıcı karakterler yaratmanın öneminin farkında olan yönetmen (ki senaryo da ona ait), bir yatırım firmasında yönetici olarak çalışan başkahramanımızı tanıtarak işe başlıyor. Karısından boşanmış olan Seok-Woo, annesi ve 9-10 yaşlarındaki kızı Su-an ile beraber yaşamaktadır. Sadece kendini düşünen, aşırı bencil bir kişiliğe sahip Seok-Woo, işini her şeyin önüne koyduğu için kızını ihmal etmektedir. Doğum gününde aldığı bilgisayar oyunu konsolunun aynısının kızının odasında zaten kurulu olduğunu unutacak kadar da ilgisiz bir baba profili çizen Seok-Woo, kızının ısrarlarına dayanamaz ve onu Busan’a, çok özlediği annesinin yanına götürmeye karar verir. Böylece başkahramanımız kızıyla beraber Seul’dan Busan’a gidecek olan hızlı trene biner.

Yönetmen Sang-ho Yeon, başkahramanın etrafına izleyicinin duygusal bağlar kurabileceği (seveceği, nefret edeceği, özdeşlik kuracağı) yan karakterler yerleştirmeyi de ihmal etmiyor. Filmin neredeyse tamamı, içinde her sınıftan yolcunun olabileceği bir toplu taşıma aracının içinde geçtiği için bunu gerçekleştirmek pek de zor olmuyor. Bir lisenin beyzbol takımı, zengin ve bencil Yon-suk, orta yaşın üzerindeki iki kız kardeş In-gil ile Jon-gil, bileği güçlü Sang-hwa ile hamile karısı Seong-kyeong ve sokakta yaşadığı belli evsiz bir adam, öykünün merkezindeki karakterler olarak sırayla boy gösteriyorlar.

Bir Memleket Gibidir Tren

Tren seyir halindeyken bütün ülkede bir zombi salgını baş gösteriyor. Seul’dan ayrılmadan önce zombi virüsünden etkilenmiş bir genç kız son anda trene bindiği için ülkeyi kasıp kavuran salgının bir benzeri de tren içinde yaşanıyor. Serdar Akar imzalı Gemide (1998) filminin unutulmaz repliklerinden “bir memleket gibidir gemi” geliyor akla ister istemez. Busan treni memleket oluyor ve yolculardan oluşan halk, ölümcül bir tehlike karşısında birleşip mücadele edeceğine, kendi içinde bölünüp birbirleriyle de didişmeye başlıyor. Ayrışma anlarında, her daim CEO olduğunu üstüne basarak tekrar eden ve üst sınıfı temsil eden Yon-suk karakteri öne çıkıyor. Kendi canını her şeyin önüne koyan ama akılcı kararlar vermekten uzak Yon-suk, bir saniye daha fazla yaşayabilmek için birçok yolcunun canını tehlikeye atarken tereddüt dahi etmiyor.

Aslında başkahramanımız da farklı biri değil. Küçük kızıyla arasında geçen diyaloglarda sık sık başkalarına yardım etmemesini, sadece kendisini düşünmesini tembihliyor. Ancak filmin umut kaynağı Su-an, babasına inatla karşı çıkıyor, yardımlaşmaktan, diğer insanlarla birlikte hareket etmekten yani kısaca “insan” olmaktan bahsediyor. Daha yaşı küçük olduğu için henüz masumiyetini kaybetmemiş olan Su-an, başta babası olmak üzere herkese insanlık dersi vermeye soyunuyor. Zombi Ekspresi, Seok-Woo’nun film boyunca geçirdiği dönüşüm üzerinden, sınıf çatışmasını da araya sıkıştırarak insanlığımızı sorguluyor.

World War Z + Snowpiercer = Train to Busan

İlk fragman yayınlandığında, Brad Pitt’li zombi filmi World War Z’ye (2013) benzediğini ve usta yönetmen Bong Joon-ho’nun İngilizce olarak çektiği ilk film Snowpiercer’ı (2013) akla getirdiğini belirtmiştik. Evet, Zombi Ekspresi Amerikalı türdeşine benziyor ama onun eksik kaldığı her boşluğu doldurmayı başarıyor ve “gişeye oynayan zombi filmi nasıl yapılır” dersi veriyor. Snowpiercer’dan ödünç aldığı yapıyı da kendi matematiğine uygun bir hale getirerek lehine kullanmayı biliyor.

Burada iki kişinin daha ismini anmak gerekiyor: zombi filmleri dendiğinde akla gelen ilk isim olan George A. Romero ve 28 Days Later (2002) ile ağır aksak yürüyen zombilerin hâkimiyetine son veren Danny Boyle. Zombi Ekspresi, Boyle’ın ‘infected’ (bulaşıcı hastalık) filmlerinin izinden giderken Romero’nun sistem ve toplum eleştirilerini de sahipleniyor. Ancak Romero’nun karanlık bir son biçtiği insanlık için hala umudunu yitirmeyen Sang-ho Yeon, minik Su-an’ın babası için söylediği şarkı ile geleceğe umutla bakmamız gerektiği konusunda ısrar ediyor.

Zombi Ekspresi, dur durak bilmeyen aksiyonu ile özellikle “hızlı koşan” zombi sevenleri kolaylıkla tavlayacaktır. Yaklaşık iki saat süren filmin, ilk bir buçuk saati neredeyse sorunsuz işliyor ama son yarım saatten çok memnun kalmadığımızı ifade etmeliyiz. Uzakdoğu’ya özgü ağdalı melodramatik sahneler, bazı filmlere çok yakışıyor ama burada biraz olmamış gibi. Olsun, o kadar kusur kadı kızında da olur.

Ekstra not: Yine Sang-ho Yeon’un yazıp yönettiği ve Zombi Ekspresi’nde gerçekleşen olayların öncesini anlatan, Seoul Station (2016) isimli bir de animasyon var. Zombi Ekspresi, Güney Kore’de 20 Temmuz 2016’da gösterime girmişti, Seoul Station da aradan bir ay bile geçmeden 17 Ağustos’ta gösterime girmiş. Henüz ben de izlemedim ama izleme listeme aldım.

Son bir not daha: Eğer film izlerken ağlamaya yatkın biriyseniz bu filmde gözyaşlarınıza hâkim olamayacağınızın garantisini verebilirim.

Murat Kızılca

Murat Kızılca
1971 Beylerbeyi, İstanbul doğumlu. 2008 yılında Öteki Sinema ekibine katıldı. 2012-2013 yılları arasında Popüler Sinema için vizyon filmleri yazdı. Kasım 2013’ten itibaren aylık online sinema dergisi CineDergi için Bilinmeyen isimli köşeyi hazırlıyor. Kasım 2014’ten beri aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. Halen yazmaya devam ettiği Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.