Bordo Bereliler Suriye filminin başrolünde oynayan Cenk Ertan ve Sedat Mert hem Türk ordusuna duydukları sevgiyi hem de filmin çekimlerinde yaşadıkları sıradışı tecrübeleri bizle paylaştılar.

Son dönemde Türk sineması askeri filmlerin iş yaptığını anladığı için bir kaç film üretti. Halbuki bir ulus sineması olarak bu ülkenin kendi politikalarını ve tarihini anlatmak bu sektörün sorumluluğu. Hollywood’tan Güney Kore’ye kadar bütün ülke sinemalarının bakış açısından tarihi ve millet olma bilincini seyrettik. Artık bizim zamanımız. En büyük umudum bu tür filmlerin çekilmesinin sadece iş yaptığı için geçici bir heves olmaması. Sinemamızın yaratıcıları bu tür yapımları daha bilinçli çekmeli ve senaryolarının üzerine kafa yormalı. Bu ay vizyona giren Bordo Bereliler Suriye filminde Yüzbaşı Mehmet’i oynayan Cenk Ertan ve komando Fikret’i canlandıran Sedat Mert sorularımızı cevapladı.

SERDAR AKBIYIK

Senaryoyu okuduğunuzda rolle ilgili ne düşündünüz?

CENK ERTAN: Senaryoyu ilk okuduğumda hikayeden çok etkilendim. Mehmet karakterine bayıldım. Bana bu rol teklif edilmesinden dolayı gurur duydum onur duydum. Hep orduya, TSK’ya ve Bordo Berelilere karşı merakım vardır. Hikaye çok akıcı baştan sona heyecan dolu. Senaryoyu bir solukta okudum çok beğendim.Ve ben bu filmde olmak istiyorum demiştim.Kısmet oldu Yüzbaşı Mehmet’i oynuyorum. Film çekimleri bitmek üzere İnşallah hepimiz için güzel olur.

SEDAT MERT: Harika bir deneyim yaşayacağımı düşündüm; Mehmetçiğimiz ’in kahramanlık hikayesini’’ anlatan bir proje adına telefonumun çalması senaryoyu okumayı kabul etmemde ayrı bir motivasyon oldu. Yönetmen koltuğunda Erhan Baytimur’un oturuyor olması da içimi rahatlattı. Oynadığım rol Fikret karakteri ise özünde tam bir Anadolu insanı; hayatı tiye alan, delidolu mizacıyla takım arkadaşlarının neşesi, tam bir vatansever ve aldığı insanüstü askeri eğitim sonucunda dünyanın da önünde saygıyla eğildiği bir Bordo Bereli Türk Askeri. Bütün bu özellikler; karakterin derinliği olan, kontrastları, renkleri çıkabilen harika bir deneyime doğru gittiğimi hissettirdi. Menajerim sevgili Velhan Çantay’la da ortak kararımızı verdik ve rolü kabul ettim .Fikret’in sahnelerini okudukça karakterin film içinde ki yakın dövüş ve silahlı çatışma aksiyonlarını domine edecek olması ,rolün doğaçlamaya açık olması ve filmin akışında farklı sahnelerde ki psikodrama bağlı sözlü sözsüz duygu geçişleri bir aktör olarak sınırlarımı ,potansiyelimi zorlayacak rollerin arayışında olan beni, heyecanlandırdı. Fikret karakteri bu filmin bıçak sırtı rolü… aslında hikâyenindi omurgası.

Bordo Bereliler Suriye çekimleri nasıl geçiyor, zorlayan sahneler var mı?

CENK ERTAN: 3 haftadır operasyondayız. Film için dövüş dersleri aldım hala sette de almaya devam ediyorum. Çok zor şartlarda çalışıyoruz. Vatanımızı koruyan arkadaşlarımızın neler çektiğini ne zor görevlerde olduklarını bu film çekimlerinde. Bordo Berelilerimizin yaptığı operasyonla aynısı olmaz bu bir film çekimi. Patlayan bombalar silahlar sahte bunu bilmenin rahatlığıyla yapıyoruz rolümüzü. Çekimlerimiz zor geçiyor ama bu zor şartlarda vatanımızı koruyan askerimizin polisimizin bordo berelilerimizin ki daha zor. Allah onlara yardım etsin. Bizde elimizden geldiğince gerçekçi olmaya çalışıyoruz. Umarım beğenilir. Emeğimizin karşılığını görürüz.

SEDAT MERT: Filmin çekimleri oldukça yoğun, zorlu ve tatmin edici geçti. Senaryoyu almam rolü kabul etmem ve sete inmem oldukça hızlı oldu. Role hazırlık imkanım zaman olarak kısıtlıydı, karakteri içselleştirmek adına yüksek konsantrasyon gerekiyordu ve her şey o an sahne çekilirken hayat bulacaktı buda büyük bir heyecan yarattı, özellikle işkence sahneleri performans adına çok dikkat edilmesi gereken planlardan oluşuyordu. Sahneyi çekeceğimiz mekanın ve iklim şartlarının çok kötü olması; işin samimiyeti ve gerçekliği anlamında beni motive etti. Özellikle sıfırın altında derecelerde yarı çıplak olarak askıda bağlı sabahladığımız sahnelerde ve öncesinde 3 saat süren yara makyajlarını da işin içine katarsak büyük bir emeğin olduğu aşikar.

Senaryosu zor karamsar bir film psikolojik durumunuz ne durumda?

CENK ERTAN: Psikolojimde sorun yok.Daha çok bedensel bir yorgunluk var.Çekimler çok zor geçti.Yorucu geçti.Soğukta bununla birleşince bedensel olarak baya yorulduk ama gerçekten yapan arkadaşların neler hissetiklerini anlayabildik. Onlar kadar zor olmasa da hava koşulları soğuk bizide etkiledi. Zihnene fit durumdayım bedensel yorgunlar geçer.Güzel bir proje ve güzel bir film olacak. Bütün ekip canla başla yüreğini ortaya koyarak çalıştı.Çok güzel bir iş çıkacağına inancım sonsuz.

SEDAT MERT: Başta da söylediğim gibi zaten hali hazırda toplum olarak, ulus olarak psikolojimizin yara aldığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde Mehmetçiğimizin hikayesini, derdini, onunla empati kurarak beyaz perdeye yansıtıyor olmak bir nebzede olsa iyi hissettiriyor.

Çatışma sahnelerinin kamera arkası merak edilir hep neler yaşandı o sahnelerde?

CENK ERTAN: Çatışma sahnelerimiz sorunsuz geçti. Gerçek silah kullanmadığımız için bir problem yaşamadık. Hepimiz birer erkek olarak bu tür sahneleri ve bu tür oyunları çok severiz ve çok eğlendik çekerken. Bombalar patladı ve bütün ekibin güvenliği en üst seviyede alındı.

SEDAT MERT: Ben oynarken çok keyif aldım. Oyuncu olarak sahnelerin gerçekliğini yansıtabilmiş olmak, yönetmenim Erhan Baytimur’u her plan sonrası keyifli görmek, hep bir sonraki sahneye motivasyon sağladı. Özellikle çatışma sahnelerinin yönetmenimizin güzel bir imzası olduğunu düşünüyorum.

İzleyiciyi nasıl bir film bekliyor?

CENK ERTAN: İzleyiciyi baştan sona aksiyon dolu bir film bekliyor.Soluksuz izleyecekleri bir film oldu. Aksiyon hiç durmuyor. Arada tabiî ki Bordo Berelilerin aile yaşamları, dostluk ilişkileri ve aşk ilişkileri de mevcut. Aksiyonun duygularla harmanlaştığı güzel bir film izleyecekler.

SEDAT MERT: Tüm ekibin gönülden özveri ile çalıştığı, samimiyetle çekilen ve etkileyici sahnelerin olduğu özel bir film olduğunu düşünüyorum. Ülkemizin ve Mehmetçiğimizin yaşadığı bu zorlu günleri beyaz perdeye aktarmak çok önemli. Bunda da bu yola çıkan yapımcılarımızın ilk filmlerinde bunu yansıtmak için ellerinden geleni yaptıklarına inanıyorum.

Bugüne kadar izlediğiniz en iyi çatışma sahnesi hangi filmdeydi?

CENK ERTAN: Savaş filmlerinde en çok sevdiğim film Kara Şahin düştü. İkinci sırada İnce Kırmızı Hat üçüncü sırada Full Metal Jacket var. Bu filmlerden etkilendim. Hala ara ara izlerim hepsini.

SEDAT MERT: Savaş filmleri içerisinde çatışma sahnesi olarak ilk aklıma gelen tabiki; Robert Rodat tarafından yazılan, Steven Spielberg imzalı Er Ryan’ı Kurtarmak filminin intro sahnesi…diyebilirim…

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.