Japon korku edebiyatının unutulmaz kötücül ruhu Sadako Amerika ziyaretine üçüncü filmi Rings ile devam ediyor. Hikayenin bittiği yerden 13 yıl sonrasında Samara adıyla yeni kıtada dolaşan ruhumuz lanetli videosunda aslında gizli bir mesaj taşıdığını gösteriyor.

Ring, Spiral ve Loop, Koji Suzuki’nin efsaneyi başlatan Halka üçlemesi 1990’larda yayınlanmış ve Japonya’da büyük ses getirmişti. Seyredeni yedi gün içerisinde öldüren bir lanet taşıyan video kaset etrafında dönen hikayeler insanın başına merak yüzünden ne büyük belalar gelebileceğini anlatıyordu.

1998 yılına gelindiğinde yönetmen Hideo Nakata bu laneti görselleştirerek ilk Ringu filmini çekti. Henüz filmlere ulaşmamızın kolay olmadığı bu yıllarda Ringu daha seyredilemeden korku tutkunları arasında bir fenomen olmuştu. Boşanmış anne Reiko’nun lanetli bir kaset etrafında oluşan ölümleri araştırması ve sonunda Sadako Yamamura’nın acıklı hikayesine ulaşmasını anlatıyordu. Sadako beyaz kıyafeti, ıslak yüzünü kapatan uzun saçları ile insan vücudunun girmemesi gereken bir şekilde hareket edip televizyondan fırladığı andan itibaren kült korku karakterleri arasındaki yerini almıştı.

Uzak doğu Ringu ile sallanırken, Hollywood cephesi de boş durmadı. Sadako’nun hikayesi Amerikanlaştırarak, adı da Samara yapılarak 2002 yılında The Ring vizyona girdi. 48 milyon dolarlık bütçesi ile 249 milyon dolar gişe elde eden film tüm zamanların en karlı korku filmlerinden biri oldu. Böylece devam filmlerinin de önü açıldı. The Ring Two, 2005 yılında vizyona girerken beklenen tepkiyi vermedi ve Samara ile uzun bir ayrılık yaşadık. 2014 yılında Ring 3D söylentileri çıktı ancak sürekli ertelenen proje sonunda resmileşti!! Rings şubatta vizyona giriyor.

The Ring’in başarısı iki açıdan önemliydi. Öncelikle J-horror dediğimiz Japon korku türünü kitlelere ulaştırdı. The Ring’i seyredenler orjinal Ringu’ların da peşine düştü ve bu arayışta pek çok farklı j-horror filmini de keşfetti. Bu talep öncelikle Japonya’da sonrasında ise bütün Uzak Doğu’da korku filmlerinin önünü açtı ve ikibinler böylece Uzak Doğu korku filmlerinin yükselişine tanıklık etti.

İkinci önemli nokta da hem ünlü Japon yönetmenlere Hollywood’un kapılarını açıp kendi seslerini duyurmalarını sağladı hem de The Grudge, Dark Water, Pulse, One Missed Call v.b. kült Japon korku filmlerinin Hollywood remakelerinin çekilmesine neden oldu. Tabi bu remakeler ne kadar başarılı oldu başka bir tartışma konusu olur. Ancak The Ring’i sadece bir ticari başarı olarak görmek çok sığ bir bakış açısı olur. Bir remake olarak J-horror türünün önünü açmış ve altyapısı kuvvetli bir korku sinemasını bizlere tanıtmayı başarmıştır.

David Loucka, Jacob Aaron Estes ve Akiva Goldsman’ın senaryolaştırdığı serinin yeni halkası Rings’in yönetmen koltuğunda F. Javier Gutiérrez oturuyor. Kendisini 2008 tarihli yapıtı Tres días (Before The Fall) filmi ile hatırlayabilirsiniz. Matilda Lutz, Alex Roe, Johnny Galecki, Aimee Teegarden, Bonnie Morgan ve Vincent D’Onofrio gibi isimlerin oynadığı rings ilk iki filmdeki hikayenin 13 yıl sonrasında geçiyor.

Julia (Matilda Lutz), izleyen kişiyi izlendikten 7 gün sonra öldüreceğini söyleyen gizemli bir video kasetin etrafındaki karanlık alt kültürü araştıran erkek arkadaşı Holt (Alex Roe) için endişelenir. Erkek arkadaşını kurtarmak için kendini feda eder ve bunu yaparak korkunç bir şeyi keşfeder: “Filmin içinde daha önce hiç kimsenin görmediği bir film vardır.”

Paramount projeyi ilk açıkladığında bir remake ya da reboot ile karşılaşılacağı düşünülüyordu. Bunca yıldan sonra serinin orijinalinin devamının gelebileceğini ön görememiştik. Bir devam filmi olduğu anlaşıldıktan sonra 2014 yılında çekimler başlamış ve 2015’de gösterime çıkacağı söylenmişti. Ancak çeşitli problemler ile 2015 geçildi ve bu sefer 2016’nın cadılar bayramında filmin vizyona gireceği duyuruldu. Ne olduysa 2016 da Rings’siz geçti ve son olarak Şubat 2017’de kesin vizyon tarihi konulabildi. Belki de Samara’nın laneti filmin çekimlerini engellemiştir kim bilir?

Pek çok süprizbozan’ın bulunduğu fragmanında bir çocuk sesi şöyle diyor “Bir zamanlar kimsenin adını telaffuz etmek istemediği bir kız çocuğu vardı. Ölümünde acılar ile dolu yaşamı için intikam alıyor. Eğer onun hikayesini seyrederseniz yaşayacağınız 7 gün kalmış demektir. Çünkü o unutmaz. Çünkü o affetmez.”

Paramount seriye güveninden pek çok viral video ile insanları Samara ile buluşturdu. Bir süredir her köşe başından Samara fırlar oldu. Bakalım tüm bu pazarlama taktiği filmin gişesini etkileyecek ve yeni nesli Halka ile buluşturabilecek mi?

Tüm bu Rings furyası sırasında serinin köklerinde ne oluyor diye bakarsak orada da büyük bir hareketlenme var. Ringu’nun kötücül ruhu Sadako ile Grunge’ın kötücül ruhu Kayako, Sadako vs Kayako filminde bir araya getirildi. Daha önce bir benzerini Freddy vs. Jason (2003)’da gördüğümüz bu kötülerin çarpışması eğlenceli bir seyirlik olarak olumlu tepkiler aldı.

Rings, ülkemizde 3 Şubatta Halka 3 adıyla gösterime girecek. Bakalım ilk Ring’den sonra sinemadan korku dolu gözlerle uzaklaşan seyirci bu devam filmine aynı tepkiyi verebilecek mi?

Masis Üşenmez
1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. Biriktirdiği haftalıklarıyla Star Wars oyuncakları alıp kendi serüvenlerini yazmaya başladığı yıllarda ailesi tarafından Rus edebiyatına yönlendirilmeye çalışsa da orada da Stanislaw Lem, Asimov gibi yazarlarla takılarak bu türden kopamayacağını anlamış, lise yıllarında Arthur C. Clarke, Stephen King gibi yazarları hatmederek …

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.