Festvallerin ardı arkasına iptal edildiği, ertelendiği günlerde hakkıyla ve adil bir şekilde devam eden festivaller candır! Hani bazen olur ya biri size perdeyi aralar ve aydınlığı sunar. Belki uç bir örnek oldu ama 3.Uşak Kanatlı Kısa Film Festivali böyle bir duygu yarattı bende. Festival yönetmeni Araştırma Görevlisi Onur Keşaplı beni arayıp bu sene festivalin jürisinde olmamı istediğinde koşulsuz şartsız kabul ettim. Hem kısa filme hem de üniversitelilerin çabasına destek olmak her zaman iyi hissettiriyor insana. İşlerimi yoluna koymak, üç günlük festivale gitmek için uygun günü yaratmak biraz zorlu olsa da beni bekleyen üniversitelilerin arasına karışmak bir hayli iyi geldi bana. Uşak gibi küçük şehirlerde hem bir şeylere tutunmak daha anlam kazanıyor hem de daha zorlu bir hale geliyor. Ortada güzel bir çaba olduğu ise aşikar.

Festivali bir yerinden yakalamak, ucundan tutunmak isteyen üniversiteli çocukların mükemmele yakın bir program yaptıkları festivalde her şey tıkır tıkır işledi, aksaklıklar olduysa da biz fark etmedik. Filmleri önceden izlediğimiz için bir jüri toplantısıyla sonuca ulaştık. Diğer jüri üyeleri Dilek Tunalı ve Ufuk Aksoy ve ben alanlarımızla ilgili atölye ve söyleşiler yaparak gençlere bir nebzede olsun destek çıkmaya çalıştık.

Tabii büyük bir kadro değişikliğine gidilen üniversitelerde bu tarz etkinlikleri yapabilmek için büyük bir uğraş verildiğini öğreniyoruz. Onur Keşaplı’nın Festival Başkanı Doç. Dr Murat Sezgin’in desteğini de alarak (başka hocaların neredeyse desteği yok) bu yıl üçüncüsünü yaptığı festivalde etkileşim mükemmeldi. Diğer jüri üyeleri Tamer Levent ve Gökçe Pehlivanoğlu’nun katılamadığı festival, onlar da olsa bayağı ivme kazanacaktı. Zaten festival ortamıda olmak festivale destek ve yapılmasına olanak sağlayıcı şeylerden biri. En azından bu bize öğrencilerin ilgisiyle fazlaca hissettirildi. O yüzden orada bulunduğum ve ekibe destek olduğum için ayrıca mutluluk hissettim. Elimden geldiğince de desteğe devam edeceğim. Açık, şeffaf, özverili, yalansız dolansız, samimi ve aydınlık festivaller her zaman yapılsın, en büyük destek benden onlara!

Banu Bozdemir
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve ‘Sevgilim İstanbul’ programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan ‘Rejans Tarihi’ ve ‘Rejans Yemekleri’ kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, 'Çevremi Seviyorum' adı altında on iki tane ‘çevreci’, dört tane fantastik çevre temalı yirminin üzerinde çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı ‘Leylalı Haller’ yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlerde ve festivallerde jüri üyesi olarak görev alıyor, filmlere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema ve çevre atölyeleri düzenliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.