Filmimiz bir otobüs durağında başlar, Forrest Gump hiç tanımadığı zenci bir kadına hayat hikayesini anlatmaya başlar. ve işin içine Ayşe Teyze girer…

A: zor tutmuş herhalde içinde, daha selam vermeden başladı anlatmaya. Hiç sevmem böyle tipleri olur olmaz yerlerde lafa tutarlar insanı.

Ayşe teyzeden ilk yorum hemen geldi. Ama o kadar eminim ki Forrest’ı seveceğine hiç ses etmedim. Bir anda Forrest’ın çocukluğuna daldık. Eğri olan omurgası ve 75 olan IQ su ile çok masum ve sevilesi görünüyordu. Annesi oğlu için her şeyi yapmaya hazırdı. Doktorlar, tedaviler.. diğer çocuklarla beraber okuyabilmesi için okul müdürüyle nahoş bir ilişki bile yaşadı.

A: delirdi kadın iyice yahu kaş yapayım derken göz çıkaracak. Tanımadığı adamı aldı vallaha evine cık cık cık.

Bunlar kritik durumlar diye yine cevap vermedim. Annesi her şeyin en iyisi olsun istiyordu ama o okulda Forrest pek de rahat edemedi. Sürekli onunla dalga geçiyorlardı. Tek bir arkadaşı vardı oda Jenny. Önce arkadaşı sonrasında da platonik aşkı olmuştu.

A: Çocuklar acımasızdır Beril, bir kusur gördülermi hemen saldırırlar. Çok zeki olmamak iyidir aslında. Biz hep kötü bir şey zannederiz, hele annelerin ödü kopar çocuklarında bir zeka problemi olacak diye, haksız da sayılmazlar tabi onlar diğer insanların yapabildiği bir çok şeyi yapamazlar. Mesela yalan söylemek, başkalarını kandırmak, arkalarından iş çevirmek.

B: ne güzel söyledin ya! Bir de buradan bakmak lazım gerçekten.

Filmimiz ilerledikçe Ayşe teyzenin tezinide doğruluyordu. Forrest içinde zerre kötülük beslemeden yaşıyordu hayatını. Onunla alay eden çocuklardan kaçabilmek için koşarken fark etmişti çok hızlı koşabildiğini ve tabi ki bu yeteneğini başkaları da keşfetmişti. O günden sonra Forrest’ın hayatı değişti. Amerikan futbolunda bir efsane olmuştu. Topu eline alıp durdurulamaz şekilde koşuyordu.

A: hah bak işe yaradı koşması, Allah bir yerden alır bir yerden verir. Ama duramıyor bu galiba?

Kıkırdamadan duramadım tabi Ayşe teyzenin sürekli değişen ruh hali karşısında. İşler iyice karışmaya başlamıştı. Jenny ile yolları ayrıldı, jenny artık yakışıklı ve popüler erkeklerle beraberdi bu durum Forrest’ın kalbini kırıyordu tabi.

A: dünyanın dengesi böyle işte. Kadınlar zeki erkek ister, erkeler aptal kadın. Aman Beril dikkat et zeki kadından korkan erkek beş para etmez!

Ayşe teyze şimdide erkek nüfusuna sesini duyuruyordu. Herkes üzerine düşeni alsın lütfen arkadaşlar Ayşe teyzeyi kızdırmayın.

B: tamam Ayşe teyze dikkat ederim, çok zor olmaz herhalde ben de pek zeki sayılmam.

A: olsun! Sen zekiymişsin gibi davran.

Oh ben de nasibimi aldıysam filme devam edebiliriz. Forrest askere gitti ve tabi ki orada da farkını belli etti. En gereksiz konularda değişik bir hızı ve kavrayışı vardı. En yakın arkadaşı ile orada tanıştılar Bubba! Bubba da Forrest gibi nev-i şahsına münhasır bir arkadaşımız.

A: hah şimdi oldular vallaha, tencere kapak!

Gerçekten de öylelerdi. Bubba’nın en büyük hayali karides teknesi almak ve kaptanı olmaktı, durmaksızın karisten bahsediyordu ve Forrest onu büyük bir sabırla dinliyordu hatta dinlemekle de kalmadı, tekneyi alacağı zaman ortak olmayı kabul etti. İki sıkı dostu beraberce Vietnam’a gönderdiler. Tüm bu olaylar olurken Forrest Jenny’i bir an bile unutmuyordu. Hiç cevap gelmesede ona her gün mektup yazıyordu. Jenny ise çoktan kötü yola düşmüştü ve bu Forrest için hiç önemli değildi.

A: unutamadı şu hoppa kızı bir türlü. Bu çocuk ölürken de bu kıza aşık olur ben sana diyim! Ah ah kalbi temiz kalbi..

Gözleri doldu Ayşe teyzemin, herhalde kocasını hatırladı. Canım benim. Bu sırada Forrest bir çatışma sonrasında Bubbayı bulmaya çalışırken bir çok insanın hayatını kurtarır bunlardan biri de teğmen Dan, o cephede şehit olmak isterken Forrest’ın hayatını kurtarmasıyla sakat bir gazi oldu, bacaklarını kaybetmişti ve Forrest’a öfkeliydi.

A: bunlara yaranamazsın. Adam hayatını kurtardı bir teşekkür etmedi, neymiş cephede ölecekmiş. Şükret yahu şükret cık cık cık. Bobiye noldu Beril o çıkmadı.

B: Bubbayı kurtaramadı, sen adama laf ederken kaçırdın. Onu buldu ama ellerinde öldü.

Bir sessizlik oldu. Ayşe teyze Forrest için önemli olan 3 insana da saygı duyuyordu içten içe. Annesi, Bubba ve Jenny! Jenny kötü yola düşmüştü, Bubba ise ölmüştü. Bir iç çektik bereber. Forrest’ın bu seferde pinpon yeteneğinin ortaya çıkmasıyla biraz neşelendik. Forrest çok iyi bir pinpon oyuncusu oldu askeriye adına bütün dünyada maçlar yaptı ve bir gün evine dönme vakti gelmişti. Tabi ki Jenny yine karşına çıktı ve yine onu terk etti… bu sefer savaş karşıtı bir örgüt ile beraberdi ve yine ona kötü davranan bir erkek arkadaşı vardı. Ayşe teyze hiç yorum yapmadı ama nefesinden belliydi siniri.

A: ay hele şükür iyi ki bir koştu çocuk, nerelere sürüklendi bir evine dönemedi gitsin artık yeter.

Gitmesine gitti de pek uzun sürmedi, anneciğini görüp Bubbaya verdiği sözü yerine getirmek için onun yaşadığı yere gitti, ailesini buldu ve karides teknesini aldı.

A: bu lafa bayıldım! “aptallık yapan aptaldır” hay ağzına sağlık Farıst.

Forrest ona her aptal mısın diye sorana bu cevabı veriyordu! Tıpkı Bubba’nın annesine verdiği gibi. Forrest kimseye aldırmadan verdiği sözleri tutuyor ve sevdiklerini koşulsuzca sevmekten vazgeçmiyordu. Karides işine Teğmen Dan de ortak oldu ve gecikmiş teşekkürünü etti Forrest’a.

A: bak bak ne dedi Forrest, “ tanrıyla arası düzeldi” yaaa başına gelenleri kabul etti artık sinirlenmek yerine. kadere isyan etmek mutsuz eder insanı, harekete geçeceksin. Aferin adama!

Bir nefes aldık derken, Forrest annesini kaybetti. Bubba gibi yanı başında öldü… forrest teknesine geri dönmedi zaten artık milyoner olmuştu.. Forrest milyoner olmuştu ama paralelinde Jenny uyuşturucu bağımlısı.. Ayşe teyze yine sustu, ta ki Jenny çıkıp gelene kadar.

A: şuraya yazıyorum 1 haftaya kalmaz yine gider bu kız! Çocuğa ümit verir sonra da yok olur. Yazık günah!

B: böyle hikayeler çok var artık Ayşe teyze, kimse kimsenin üzülmesiyle pek ilgilenmiyor.

A: salaksınız da ondan.

Tokat mı attı? Aynı anda Jenny de tokadını Forrest’a attı. Ayşe teyze haklı çıkmıştı jenny yine Forrest’ı terk etti. Demek ki bizde salağız, düz mantık! Ben sesimi çıkarmadan oturdum ama Forrest koşmaya başladı ve 3 sene durmadan koştu. Yine bir sansasyon yaratmıştı tabi. İnsanların meraklı sorularına bir cevabı yoktu.

A: dedi işte verdi cevabı, sadece koşmak istedim dedi, öyle başladı bu koşma işi dedi. İzlemiyor musun sen? “İlerlemek için önce geçmişini arkana al” demiş ya annesi, ondan koştum anlıyorum dedi. Geçmişini arkasına aldığını anlayınca da durdu. Yok yok bu adam salak değil yani bu salaksa sen..? hah bak yine çıktı Ceni midir, Keni midir? Bir rahat vermedi adama.

Resmen hakarete uğruyorum ayrıca yargısız insaf! Ben anlamadım demedimki neye kızdı şimdi durduk yere. Kafamda deli sorular??? Forrest Jenny’in teklifini tabi ki geri çevirmez ve 3 senelik uzun bir maratondan sonra yanına gider ve Jenny’in çocuğu Forrest ile tanışır. Hatta Forrest’ın onun oğlu olduğunu o yüzden aynı ismi verdiğini söyler. Forrest allak bullak olur, Ayşe teyze başlar ağlamaya.

A: Ah benim güzelim ah canım!! Hemen soruyor “zeki mi?” diye. nasıl korkuyor onun gibi olmasından. Yaa ben bile alerjim çocuğa geçer mi diye ne kadar endişelenmiştim o ne yapsın.. ama bak maşallahı var küçük Farıstın. Ay yerim onu..

Neler oluyor ya, ben gideyim bana hiç ihtiyaç yok Forrest ve Ayşe teyze çok iyi anlaşıyorlar. Zaten salak olanda benmişim. Ayşe teyze durmadı…

A:hah bak Jenny de öldü adamın kollarında. Beril ne derler biliyor musun?

Güzel! Tahmin ettiğim kadar unutulmamışım!

A: İnsanlar en rahat hissettikleri insanların yanında ölürlermiş. Bu garibimin bütün sevdikleri yanında öldü. Melek yahu adam melek.

Ayşe teyze yine haklı! 2 Forrest baş başa kalırlar buruk bir mutlu son olur.. naçizane bana kalan kıssadan hisse ise; yeni bir yıldan ziyade yeni bir insan değiştirir hayatlarımızı, aşk, dostluk, sevgi değiştirir. İyi yıllar, iyi insanlar olsun herkese..

Ve tabi ki Ayşe teyze her filmimde varsın…

 

 

 

Beril Ateşoğlu
1987 Ankara doğumlu. Odtü kolejinde liseyi, Başkent üniversitesi iletişim fakültesinde burslu olarak lisansını tamamladı. 2008 yilinda kamera arkasında reji departmanında çalışmaya başladı. 10 senedir bir çok sinema filminde yardımcı yönetmenlik yaptı. En son yardımcı yönetmenliğini yaptığı sinema filmi "Kelebekler". 2015 den beri Cinedergide "Ayşe Teyze" köşesini yazıyor. Kendisinden 3. Tekil şahış gibi bahsettiği bu biyografisini yazarken çok eğlendi. Yazı yazmayı çok sever. 2 büyük hayali istediği filmi çekebilmek ve bugüne yazdığı şeyleri derleyip okunabilir hale getirmektir. Ailesine düşkündür. Hindistan en sevdiği ve en çok vakit geçirdiği yabancı ülkedir. İyi kızdır, komiktir, balık etlidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.