Kız Kacıran filminin Azerbeycanlı oyuncusu Gönül Nagiyeva Bakü, Moskova-İstanbul hattındaki oyunculuk macerasını anlattı. İstanbul’a çağrılma sebebinin “Türk oyuncularının yabancı dil problemi” olduğunu söylemesi ise düşündürücüydü.

Ülkemizde bir çok yabancı oyuncu dizilerde ve sinemada kendini gösteriyor. Türk oyuncular buradaki endüstriden şikayet ederken yunt dışından isimlerin buraya gelip ünü yakalaması ise dikkat çekici. Kız Kaçıran filminin Azeri oyuncusu Gönül Nagiyeva ile hem oyunculuk macerasını hem de Türkiye sevgisini konuştuk…

İlk önce sizi tanıyalım, Azerbaycan’daki oyunculuk maceranızı anlatabilir misiniz?

Çocukluktan beri oyuncu olmak istiyordum ama ailemden kimse oyuncu olma isteğimi anlamıyor ve kabul etmiyordu. O yüzden de hiç oyunculukla alakası olmayan bir okulu bitirdim, Academy of Public Administration under The President of Republic of Azerbaijan. 4 yıl Moskova’da oturdum ve orada çalıştım. Moskova’ya taşınmadan önce hep bir kamera karşısında olma isteğim vardı. Sürekli nasıl yapayım da annemler izin versin diye düşünüyordum. Sonrasında şans eseri bir radyo programında “Kast aranıyor” şeklinde bir şey duydum. Ben de deneyeyim dedim, evden kimseye söylemeden, bir arkadaşımla gittik beraber çalıştık. Radyodan sonra da televizyon oldu. Ama bir yandan da oyunculuk hayali vardı. Sonra yine Moskova’ya gittim en sonunda dönünce anladım ki, hiç kendi istediğim hayatı yaşamıyorum. Ailemi mutlu etmek için yaşıyorum. Bu sırada televizyonda yayınlanan bir yarışmaya davet ettiler. Buradaki Yetenek Sizsiniz gibi bir yarışma. Katıldım yarışmaya, kazandım ve dizi teklifi aldım. Aldığım ilk dizi teklifi bir sitcomdu. Çok eğlenceli, aile dizisiydi. Sonrasında başka dizi ve kısa filmler oldu. İki yıl önce Türkiye’den teklif geldi, Azerbaycan’da bir dizide beraber oynadığımız arkadaşım da buradaydı. Türkiye’de çok güzel, çok başarılı oyuncular var, neden Azerbaycan’dan oyuncu istesinler ki diye düşündüm. Sonrasında arkadaşım bana açıkladı, yönetmenin farklı bir yüze ihtiyacı varmış ve Türkiye’den çok az oyuncu farklı diller bildiğinden dolayı beni istemiş. Fotoğrafları yolladıktan sonra bana telefon açtılar, görüşmek istediler. Korhan geldi sonrasında tanıştık, inanın kontrat imzalanana kadar inanamadım. Böyle bir dönem Terk Edilmiş oldu hayatımda, sonrasında her şeyi bırakıp oyuncu olmaya karar verdim. Bir sene önce Türkiye’ye taşındım. Filmin galasından sonra çok güzel şeyler duydum. İnsanlar saygıyla çok güzel yorumlar yaptılar ve bu yorumlar bana ilham kaynağı oldu. Bakü’de de galası oldu, herkes bana Bakü’desektör yeni gelişme aşamasında olduğundan orada zaman harcamamamı söyledi. İstanbul’a taşınıp denemeye karar verdim. Geldim, ikinci filmi çektim. Komedi filmi, Kızkaçıran. Mesela Terk Edilmiş’te hayatı kararmış bir Suriyeli göçmeni oynamıştım. Bu filmimde ise tam tersine manyak obsesif bir kadın, kocasını arıyor, kıskanıyor, herkesi öldürmek istiyor. Abartılı bir komedi karakteriydi. Benim için güzeldi, farklıydı. Dizilerde ve filmlerde oynamak farklı şeyler. Diksiyon derslerine gittim, sonrasında Dönüş diye bir filmde bir Türk kızını oynadım ve şükürler olsun ki kimse benim yabancı olduğumu anlamadı. Tabii normalde konuşurken belli oluyor ancak filmler için ezberledikten sonra sorun olmadı.

Yeni filminiz komedi filmi. Komedi filmleri ayrı bir kabiliyet gerektiriyor. Bu dezavantajı nasıl geçtiniz?

Aslında dediğim gibi oyuncu durmadan kendi üzerinde çalışmalı. En azından bu benim için bir şart. Bana iyi bir oyuncu olmak için neler yapılması gerekildiği sorulsa, sürekli eğitim almak derim, bu sadece oyunculuk değil aynı zamanda psikoloji, sosyoloji, insanları tanımak, bilmek ve karakteri aldığında o insanları daha iyi yansıtmak için bunların alınması gerekiyor diye düşünüyorum. Birkaç tane teknik eğitim aldım. Aslında teknikler farklı da olsa, senin ne hissettiğin, karakterinin nasıl hissettiği, yaptığı şeyleri neden yapıyor gibi sorular. Bunları analiz edip kendine yüklüyorsun. Partnerlerine karşı da yüklemeler yapmak gerekiyor tabii, bunları yaptıktan sonra zaten oradaki insan sen olmuyorsun, karakterin oluyor.

Size artık projeler gelmeye başlamıştır ve bunun muhtemelen en önemli kısmı o senaryoyu alıp okumaya başladığınız safha. Senaryoda neye dikkat ediyorsunuz?

Bence her bir oyuncu kendi rolünü beklemeli. Para kazanmak tabii ki önemli. Bence sanatta konu ünlü olmak değil, başarılı olmak. Ben de zaten 16 yaşından beri bunu gördüm. Azarbeycan’da bir dönem tanınırlık yüzünden sokakta yürüyemiyordum. Ancak bu beni mutlu etmiyordu. Evet bazı şeylerde ünlü olmak insana yarıyor ancak öte yandan bazı konularda da rahatlığını kaybettiriyor. Gerçekten beğendiğin ve sevdiğin karakterleri oynamak gerekiyor. Maalesef mecburiyet yüzünden bazı oyuncuların beğenip beğenmeme lüksü olmaksızın tüm rolleri kabul etmesi gerekebiliyor ama sonuna kadar uğraşacağım ki öyle bir durumda olmayayım.

Daha önce bir senaryo deneyiminiz oldu mu? Yazı yazmayı seviyor musunuz? Kadın hakları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet yazı yazmayı seviyorum. Birkaç yıl önce bir kitap yazdım. Şimdilik onu çıkartmayı istemiyorum. Biraz felsefi, diğer dünyayla bağlantılı vesaire. Sosyal konulara girdiğimizde gerçekten de şu anda kötü bir zamanda yaşadığımıza inanıyorum. Her şey paraya bağlı ve herkes para peşinde maalesef. İnsanlar ne istiyor, komedi istiyor. Komedi yapıp para kazanalım. Ama ben inanıyorum ki gerçekten de sosyal konularla bağlantılı müthiş bir film yapılsa ve ona komediye harcandığı kadar para harcansa, aynı şekilde tutar. Bir senaryo geliyor, riskli olduğundan oynanamıyor. Bazı haberler var ki görmek bile istemiyorum, Facebook’u, Instagram’ı kapattım. Sırf sosyal medyada yazılanları görmemek için. Sonrasında işim sebebiyle yeniden açmak zorunda kaldım. Şu an kendi projem üstünde çalışıyorum, sosyal yanı da olan bir proje bu. Erkek olmak kolay yahu. Benim mesela maşallah hiçbir sorunu olmayan bir oğlum var, hiçbir zaman da kız istemedim. Çünkü kızların o kadar spesifik sıkıntıları oluyor ki, kendi derdime mi yanayım, kızıma mı yanayım. Erkekler doğru yönlendirme ve güzel bir eğitimle çok daha başarılı, psikolojisi daha düzgün olabiliyor. Eğitimine devam etsin, para kazanmayı bilsin. Çocuk doğuracaksın, erkeğin kafasını iyi tutacaksın, aile baskısı hep senin üzerinde… Her şey kadınlar üzerine kurulmuş ama burası bir erkek dünyası. Bunu kabul etmek gerekiyor.

Anne olmak, oyuncu olmak, ev kadınlığı kariyeri etkileyen şeyler. Bunları bir arada nasıl götürüyorsunuz?

Şöyle bir şey var ki, kadın kariyerinde başarılıysa eğer özel hayatında asla başarılı olamaz. Tek bir istisna var, eğer eşi onunla aynı sektördense ve beraber çalışıyorlarsa, onu anlayabilen bir erkekle beraberse durum değişebilir. Benim maalesef böyle bir lüksüm olmadı, boşanmamız gerekti. Benim daha meşgul bir hayatım vardı, kaldıramadık beraber. Ancak şu anda çok iyi arkadaşız ve bir oğlumuz var, beraber büyütüyoruz. Ona da çok teşekkür ediyorum. Annem olmasaydı, babam olmasaydı ve bana destek olup onu büyütmeseydiler ne olurdu bilmiyorum. Onlar olmasaydı hiçbir şey yapamazdım. En başta bana karşı çıktılarsa da sonrasında bana çok büyük destek verdiler.

Moskova’da bulundunuz, Bakü’de bir mesleki geçmişiniz var, en sonunda da İstanbul’a geldiniz, peki, İstanbul’da meslektaşlarınızın oturup beyin fırtınası ve sanatsal dertlerini tartıştığı ve yeni fikirler sunduğu bir ortam var mı?

Ben işimle bağlı olarak, dünyanın yarısını gezdim, İstanbul gibi, garip, enteresan, çekici, bir yandan çok sıcak, diğer yandan ise çok soğuk bir yer hiç görmedim. Dört sene Moskova’da okudum, soğuktur, insanlar da soğuktur. İstanbul herşeyin karışımı olduğu için farklı farklı insanlar var. O kadar ilham verici ki, sanki dünyada böyle başka bir şehir yok. Azerbeycan’da bazen gazeteciler soruyor, orada hiç kıskançlıkla karşılaşıyor musun diye, hayır hiç karşılaşmadım. Başarılı ve sağlam kafalı bir insan olarak her şeyi yapabilirsin, yabancı olmak bir dezavantaj değil.

Peki bundan sonrası için dizi projesi gelirse ne düşünürsünüz? Türkiye’de özellikle dizi dünyası çok zor. Çalışma saatleri olsun, koşulları olsun.

Tabii ki eğer güzel bir dizi için teklif gelir ise değerlendiririm. Kabul ettikten sonra gerekirse 20 saat de çalışırım, o sorun değil. Ama Türkiye benim son noktam değil. Bugün buradayım ve birkaç proje görüşmesi olacak. Dizi sektörü de pek iyi durumda değil gerçi ama şimdilik burada olursa tabii ki güzel olur. Temmuz, Ağustos’da burada olacağım ancak sonrası için buradan çok daha uzak bir ülkede bir projem var, söylemem ne olduğunu. Ama artık o proje cebimde. Ondan sonra uluslararası oyunculuk için çalışmaya başlayacağım, umarım başarılı olurum.

Türk sineması aslında bıçakla kesilmiş gibidir. Yeşilçam öncesi ve Yeşilçam sonrası şeklinde, Yeşilçam dönemi ile ilgili bir bilginiz var mı?

Biz aslında çocukluktan beri Yeşilçam izleyerek büyüdük. Annem de, ben de Türkan Şoray hayranıyız. Bütün kaliteli aşk filmleri hep Yeşilçam filmleri. Biz ilerliyoruz tabii ki, her şey değişiyor her şey ilerliyor. İnsanların düşünceleri değişiyor. Ben bu mesleğin gerçekten hayranıyım ve çok zorluklar yaşadım, değerini çok iyi biliyorum. Benim saygım var, eski yeni fark etmez, sonuçta ilerliyoruz.

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.