Bu yıl beyazperdede süper kahramanların dünyayı tehdit eden düşmanlardan çok kendi içlerindeki rekabete tanık oluyoruz. Önce merakla beklenen Batman vs Superman karşılaşmasını izledik, şimdi ise Captain America ve Iron Man’in birbirleri olan mücadelesini izleyeceğiz. Peki bu süper kahramanların derdi ne? Dünyada o kadar mesele varken neyi alıp veremiyorlar? Dahası anlıyoruz ki dostluk da bir yere kadar…

Marvel’ın en doğru hamlesi DC’ye oranla süper kahramlarını düz bir çizgi ve sonuç odaklı bir hikayede toplaması oldu. DC’nin bu konuda tüm süper kahramanları aynı çatı altında toplama gibi bir derdi yoktu. O nedenle farklı denemelerle karakterlerin pek çok farklı versiyonlarını izledik. Marvel cephesi ise 2000’lerde başlattığı yeni nesil süper kahraman serüvenini Avengers ile nihai sonuca ulaştırdı. Yani tüm tanıdık karakterler fire vermeden serüvenlere devam ediyordu. Avengers sonrası hemen hemen tüm Marvel karakterlerini göreceğimiz yapım ise Captain America: Civil War.

Captain America: Civil War’ın en belirgin özelliği ve hayranları heyecanlandıran kısmı bir iç çatışma sunacak olması. Bunun nedenine gelirsek kısaca süper kahramanların hükümet denetiminde hareket etmesini isteyen Iron Man ile buna büyük oranda arkadaşı Buckey Barnes (Wİnter Soldier) yüzünden karşı olan Captain America arasındaki gerilim diyebiliriz. Bu gerilimin detaylarını elbette sinemada anlayacağız ancak çizgi roman evrenine hakim olanlar fragmanlarda kahramanların çizgi romana göre daha az olduğunu görmüşlerdir. Tamamen çizgi romana sadık bir şekilde gitmese de ana tema olarak bu kalıpları kullanan Marvel gişeyi yine vuracağa benziyor.

Taraflara gelecek olursak, filmde Captain America’nın yanında saf tutacak isimler; Winter Soldier, Hawkeye, Falcon, Ant-Man olurken Iron Man’in tarafında ise; Black Widow, War Machine, Vision, Black Panther yer alıyor. Hangi taraftasın etiketi ile arz-ı endam edecek film bu bağlamda yakın zamanda Batman v Superman’i anımsatabilir.

Hatırlanacak olursa Captain America’nın bir önceki filminde Winter Soldier’ın gizli örgüt HYDRA adına pek çok suikaste karıştığına tanık olmuştuk. Captain America ise eski dostu Bucky’yi yarı yolda bırakmamış, onu bu tehlikeli sulardan çıkarmak için elinden geleni yapmıştı. Ancak görüldüğü üzere Bucky yani Winter Soldier’ın günahları o kadar çabuk unutulacak gibi durmuyor. İşlediği cinayetlerin bir bedeli olduğunu düşünen otorite kahramnları denetim altına almak istiyor. Ve elbette fikir ayrılıkları dostlukları bitirip düşman olacak kadar fazla oluyor. Ortaya çakan bu iç çatışmada ise hangi tarafın kazanacağını hangi tarafın kaybedeğini hep birlikte göreceğiz.

Filmde orijinal kadro aynen geri dönüyor. Yanızca filmde Thor ve Hulk karakterleri olmayacak. Onun yerine asıl büyük sürpriz ise sanırım herkesin tahmin edeceği üzere Spider-Man olacak. Önce Tobey Maguire’ın oynadığı Spider-Man serisini izlemiş, daha sonra bir reboot yani yeniden çevrim dahilinde karakteri Andrew Garfield yorumu ile seyretmiştik. Captain America: Civil War’da ise ağ kafayı genç oyuncu Tom Holland canlandıracak. Bu filmden sonra kendi solo filmine kavuşacak olan Spider-Man ise artık defalarca çekilmesinden bezmiş hayranlarını ne derece memnun eder bilinmez.

Filmin yönetmen koltuğunda ise Captain America: Winter Soldier ile oldukça iyi geri dönüşler alan Anthony Russo, Joe Russo biraderler buluuyor. Serinin devam filmleri olacak Avengers: Infinity War – Part I ve Part II de yine Russo kardeşlere emanet edilmiş. Captain America Winter Soldier’ın bir süper kahraman filminden daha fazlasını verdiği aşikar. Bunun nedeni ise daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi filmin tipik casus filmi ögelerine de bol bol yer vermesiydi. Karizmatik aktör Robert Redford’un bu bağlamda katkısını söylemeye bile gerek duymuyorum. Iron Man, Thor ve Avengers’taki komedi unsuru Winter Soldier’da daha geri plandaydı. Bu da karşımıza daha ciddi bir yapım çıkarmıştı. Yapımcılar ise geri dönüşlerden oldukça memnun kalmış olacaklar ki bu havayı başarı ile yansıtabilen Russo kardeşleri yeniden görev başına çağırdılar.

Karşımızda çizgi roman hastalarının özellikle çok beğendiği bir bölüm var. Ve ana temadan anlaşılıyor ki en sıkı dostluklar bile gün gelip bozulabiliyor, dahası düşmanlığa kadar gidebiliyor. Avengers’ta sırt sırta gördüğümüz bu iki ekibi şimdi beyazperdede karşı karşıya görmeye hazırlanıyoruz.

 

 

Çizgi roman uyarlamalarının peşi sıra geldiği bu günlerde, özellikle tam da yaz aylarında hem Marvel’dan hem DC’den ataklar görüyoruz. İki tarafın da filmlerinin kaliteli olması rekabeti daha da kızıştırıyor. Nispeten Batman v Superman’i yetersiz bulan hayran ve seyirciler bakalım Captain America: Civil War için ne düşünecek, bekleyip göreceğiz.

Egemen Tokatlıoğlu
1981 İzmit doğumlu. Filmlere olan ilgisi 80’lerde eve video girmesi ile başladı. 80-90’ların akla kazınan kült filmlerini repliklerine kadar ezberledi. Korku, bilim kurgu ve fantastik türüne ayrı bir ilgisi vardı. 8 yaşında beyazperde ile ilk tanışmasından sonra sinema vazgeçilmez tutkusu oldu. Aynı zamanda bilgisayar, atari oyunları ve çizgi romanlarla içli dışlıydı. Commodore 64’ü ile sabahlara kadar oyunlar oynadı.Taşınmalar nedeniyle İzmit, Ankara ve Isparta’da farklı okullarda ilköğretim ve liseyi tamamladı. Üniversitede Turist Rehberliği bölümünü bitirdikten sonra çok istediği Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde yüksek lisans yaptı. Korku sinemasına olan düşkünlüğü nedeniyle yüksek lisans tezini “1960-1990 Yılları Arasında Amerikan Korku Sinemasındaki Muhafazakârlık” üzerine yazdı. Amerikan korku sinemasının dönemin toplumunun psikolojik,ahlâki ve siyasi yapısına nasıl ayna tuttuğunu inceledi. Pek çok kurumsal firma, haber sitesi, dergide içerik yazarlığı ve editörlük yaptı. Şu anda hala metin yazarlığı ve editörlük yaparken aynı zamanda bazı online platformlarda, basılı dergilerde sinema yazıları, eleştiriler yazıyor, özel dosyalar hazırlıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.