Buda, iniş çıkışlarla dolu hayatın acılarla dolu olduğunu belirtir ve acıya neden olanın ise ‘şiddetli arzular’ ve ‘bağımlılıklar’ olduğuna inanır. The Last Man on Earth ana teması yalnızlık ve yalnız kalmamak adına bağımlı olunanlar üzerine nefis bir eğlencelik.

Son derece basit bir dille yazılmış ancak göndermeleri gayet politik ve kocaman! Dizi de bu iki temel dürtü nedeniyle başı beladan kurtulmayan bir karakterin ve diğerlerinin etrafında gelişiyor. Kimseye bağlanmamış ve hiçte şiddetli arzular içinde değilken gayet umursamaz ve rahat bir hayat süren kahramanımız mutlu değilse de mutsuz da değildir. Dünyadaki son adamdır dolayısıyla istikamet ve istikbaliyle ilgili bir hedefi yoktur. Ancak yalnızlık çok zordur, hatta katlanılması ve dayanılması imkansız sıkıntılar yaratır.

Kişinin kendini tanımlaması için arkadaş yoksa bile en azından bir düşmana ihtiyacı hayatidir. Yani bir başına var olmak için de diğeri zaruridir. Bir başka deyişle şiddetle arzu duyulacak nesneler ve bağımlısı olunacak kimseler olmayınca da olmuyor, olmaz. Kimliği sarmalayan diğerleri olmayınca acının bile tadı olmuyor, dahası acı ihtiyaca dönüşüyor ve acı çekecek bir kimlik oluşamıyor. Aynaya bakıp kendini tanımlamak gibi başka yüzler ve sesler duymayınca kişinin kendi sesi ve yüzü de kayboluyor. Dünyadaki son adam da aynen bu yüzden futbol toplarından yüz çizerek Cast Away’e sempatik bir saygı duruşuyla diğerine, ötekine olan bağımlılık ihtiyacından yola çıkıyor.

Kıyamet sonrası yeryüzünde yalnız kalan bir adam öyküsü olduğu için post apokaliptik bir dizi olarak değerlendirilse de dizinin bilim kurgu öğeleri taşımadığını ve nefis bir komedi olduğunu belirtmek gerekiyor. Dizi, post apokaliptik tema ile komedinin kesişmesi zor yapısına bina edildiği için yapımı inandırıcı olmamakla suçlayan eleştiriler var elbette. Ancak bölümler post apokaliptik dünyanın ürkütücü, küresel felaketlerini değil de ıssız bir ada yerine içinde her şey olan insansız dünyaya temelleniyor. Yok oluşun eşiğinden dönüp dünyaya tutunma değil bomboş ve sahipsiz zenginlikte tek başına cirit atma mücadelesi ya da herhangi bir mücadelenin olup olamayacağından mizah çıkartılıyor. Yani temelinde ‘her şeyin senin olduğu bir dünya da yalnız kalsan ne yapardın’ gibi güzel ve orijinal bir fikri var.

Netice de her ne kıyamet koptuysa kopmuş, yeryüzü insansız kalmıştır. Dolayısıyla ne şiddetli arzular ne de bağımlısı olunacak bir motivasyon söz konusudur, derken iki dünya bir araya gelse sevemeyeceği bir kadın çıkıverir karşısına. Özne olarak kelimenin birebir anlamıyla ‘öteki’yle karşılaşınca yalnızlıktan bireyselleşmeye geçişi kişisel ve toplumsal normları alaya alarak yürürlüğü de sokuveriyor. Ama sonra kendisinin tamamen zıddı bir kadın karakter ile yalnızlık illetinden kurtulmak ve cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için evlenir. Bir anda bomboş dünyanın içine ‘evlilik’ kurumunun tüm zorlayıcı, daraltıcı, anlamsız ama gerekli norm ve yasaları yerleşiyor. İyi kötü kullanmak için mecbur kaldığı bu kadın hiçte kullanışlı çıkmıyor ve iki kişiye dünya sıklıkla yetmiyor. Yine de ‘yalnızlıktan iyidir’ derken, karşısına hayalleri süsleyecek kadar güzel, çekici, bir başka akıllı kadın çıkınca karısının çirkinliği büyüdükçe büyüyor. Dolayısıyla çatışması bol, konusu zengin ve zeki bölümler birbirini izliyor.

Artık aşk, dolayısıyla acı ve bağımlılık söz konusudur. Anlatı her bölüme yetecek yeni karakterlerin dahiliyle daha eğlenceli bir hal alırken benlik kavramı bireyin “kim olduğunu” tarif ediyor ve bireyin diğerleriyle ilişkisi içinde karakteri sürekli yeni şekiller alırken, ötekilerin kişinin özgürlüklerini sınırlasa bile yaşamına anlam ve değer katmak adına en temel ihtiyaçtan daha elzem olduğunu gösteriyor. Kahramanın davranışlarına kötü de olsa geri bildirim alma ihtiyacından bol kahkahalı bölümler çıkartılıyor. Üstelik 20 dakikalık kısacık bölümlerle hayata neşeli aralar verilmesine davetiye çıkartan gayet orijinal bir dizi olarak izlenmeyi hak ediyor.

ŞENAY TANRIVERMİŞ

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.