Star TV’nin yeni dizisi Hatırla Gönül’ün başrollerinde Gökçe Bahadır (Gönül), Engin Öztürk (Yusuf) ve Onur Saylak (Tekin) yer alıyor ve dizi pazar akşamları izleyici ile buluşuyor. Yayın gününün artıları arasında aynı gün dizi alternatifinin çok olmaması yer alırken, eksisi ise O Ses Türkiye’nin reyting savaşında üst sırayı kimselere kaptırmama durumu var.

Aşk-intikam, geçmiş-bugün, hatırlamak-unutmak, güvenmek-şüphe duymak karşıtlıkları üzerine kurulu dizinin merkezinde, yetimhanede zor koşullar altında büyüyen Gönül’ün hikâyesi yer alıyor. Henüz bilmediğimiz bir nedenden ötürü hafızasını kaybetmiş ve kendisini Ahmet adında bir adamla 3 yıldır evli olan Jülide sanan Gönül, başından geçen kötü olaylara rağmen hemşire olmayı başarabilmiş kendi doğrularından taviz vermeyen, gururlu genç bir kadındır. Nişanlısı Tekin ise, hastane sahibi zengin bir babanın başarılı cerrah oğludur. Annesinin intiharı ve sonrasında yalnız bir çocukluk geçirmesi Tekin’de kapanmaz yaralar açmış, onu kaybetmeye ve özellikle terk edilmeye tahammülü olmayan tehlikeli bir adam haline getirmiştir. Aralarındaki sınıf farkı Tekin’in ailesinin bu birlikteliği onaylamamasına neden olsa da Tekin, kendisini terk eden Gönül’den vazgeçmeyi düşünmemektedir. Dizideki ilk deprem Tekin’in geçmişinden çıkıp gelen eski sevgilisi İlknur’un, Gönül’ü Tekin’in tehlikeli yanları konusunda uyarmasıyla yaşanır. Tekin’in ani çıkışları olan bir adam olması ve İlknur ile olan birlikteliğini ilk başta inkâr etmesi, Gönül’ün kafasındaki soru işaretlerini artırır. İlknur’un bu ilişkiyi ve Tekin’in kendisine şiddet uyguladığını kanıtlayan fotoğrafları Gönül’e yolladıktan sonra intihar ederek (ya da intihar süsü verilerek) ölmesi iki nişanlı arasındaki iplerin iyice gerilmesine neden olur. Çıkan tartışmada Gönül’ün kendisini terk etmesi tehlikesiyle karşı karşıya gelen Tekin, kendisini kaybeder ve Gönül’e şiddet uygular.

Tekin’in elinden zor kurtulan Gönül, kırılan parmağını göstermek için gittiği poliklinik de Yusuf ile tanışır. Başarılı bir mimar olan fakat görüşmediği babasının düşmanları tarafından oğlunun öldürülmesi ve kendisinin de hapse girmesi sonucu hayatının merkezine intikam alma amacını yerleştiren Yusuf ise Tekin’in aksine daha dingin bir karakterdir. Tesadüf olan bu karşılaşma, bir başka tesadüfle Gönül ve Yusuf arasındaki imkânsız aşkın tohumlarını eker. Gönül’ün yetimhane yıllarında kendisine annelik yapan yetimhane müdürü Hatice’nin evine sığınması ve Yusuf’un atölyesinin bu evin olduğu mahallede olması bu tanışıklığın önce arkadaşlığa ardından da beklenen üzere aşka dönüşmesine neden olur.

Gönül’ün hayatındaki bir diğer deprem yıllar sonra bir anda ortaya çıkan ve ölmek üzere olan zengin babası Kürşat’tır. Onu ve parasını kabul etmemiş olsa da babasının gelişi Gönül’ün hayatını tehlikeye atar ve hayatının aşkı olabilecek Yusuf ile olan ilişkisini başlamadan bitme noktasına getirir. Gönül’ün babası Yusuf’un oğlunun katiline ölüm emrini veren adamdır. Yusuf bu gerçeği öğrendikten sonra intikam yemini ve aşkı arasında kalır ve birazda korumak için Gönül’den uzaklaşır. Kürşat’ın, düşmanları ve mirası bölüşmek istemeyen genç eşi ve onun sevgilisi bu noktadan sonra Gönül için tehlike çanları çalınmasının nedenidir.

Dizinin güçlü yanları arasında, doğru oyuncu seçimi, karakterlerin yüzeysel olmayan karakterler oluşu ve hikâyenin şimdilik iyi örülmüş olması yatıyor kanımca. Gönül’ün hikâyesinin gövdesinden çıkan birçok dal olmasına rağmen karakterlerin iyi ve kötü yanları olan (örneğin Tekin gün boyu hayat kurtarmak için çırpınan, ancak gözünü kırpmadan insanlara zarar da verebilen bir karakterdir), hayatları, anıları, güçlü, zayıf ve sapkın yanlarıyla derinlikli karakterler olmaları ve yaşadıkları çelişkiler ile arafta kalma halleri bir yandan hikâyeyi akıcı kılıp izleyicinin ilgisini sürekli canlı tutarken diğer yandan onları tarafını seçip karakterlerle özdeşleşmeye davet etmektedir.

Dizi, ülkemizdeki iki ciddi soruna işaret ediyor olmasıyla da önemli. Bunlardan ilki Gönül’ün yetimhane yaşantısına ve müdüre Hatice’nin o süreçteki rolüne ilişkin anlatıda yatıyor. Bu süreçte dizi çocukların yetimhane koşullarında büyürken yaşadıkları travmalara, çektikleri yokluklara ve onlara uygulanan şiddete hikâye çerçevesinde dikkat çekiyor. Bir diğer nokta ise kadına uygulanan şiddet. Tekin’in Gönül’e şiddet uygulaması ve Gönül’ün bir an için olsa bile “benimde suçum var, çok üstüne gittim” deme noktasına gelmesi şiddet eğiliminin eğitimden bağımsız toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca Gönül’ün olay karşısındaki tavrı, çoğu kadının şiddet gördükten sonra şikâyet etmekten korktuklarına ya da bir şekilde bu durumu meşrulaştırıp affettiklerine ilişkin temsili içermesi açısından da önemli. Buna ek olarak Hatice ve Yusuf’un, bunun kabul edilmemesi gereken bir durum olduğu, darp raporu alması ve şikâyetçi olması gerektiği noktasında Gönül’ü uyarmaları ve cesaretlendirmelerine ilişkin temsiller ise kadına şiddete ilişkin bilgi verici ve cesaretlendirici olabilir diye umuyorum.

Hatırla Gönül’ün olumlu yanlarının yanında göze batan ufak eksikleri olmasına rağmen, nicelik olarak gün geçtikçe sayıları artan, ancak nitelik olarak konuları ve hatta diyaloglarındaki benzerliklerle neredeyse bir birinin aynısı olan diziler arasında bir adım öne geçeceğini ve çok geçmeden izleyici tarafından keşfedileceğini düşünüyorum.

Nergiz KARADAŞ

Nergiz Karadaş
Ankara doğumlu olan Nergiz Karadaş, 2007 yılında Başkent Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo TV ve Sinema bölümünü bitirdikten sonra Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Radyo TV ve Sinema Anabilim dalında “Türk Sinemasında Bir Oyunculuk Analizi: Şener Şen Örneği” başlıklı yüksek lisans tezini tamamladı. 2017 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sinema-TV Anabilim Dalı’nda “1980 Sonrası Türk Sineması’nda Zenginlik Temsilleri Üzerine Bir Alımlama Çalışması” başlıklı doktora tezini tamamlamıştır. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümünde Dr Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır. İki yılı aşkın bir süredir Cinedergi’de dizi kritik yazarı olan Nergiz Karadaş’ın uluslar arası ve ulusal hakemli dergilerde, kitaplarda sinema ve kültürel çalışmalar ile ilgili yazılmış makaleleri bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.