1960’ların ünlü TV dizisi The Man From Uncle – Kod Adı U.N.C.L.E Guy Ritche yorumuyla beyaz perdeye uyarlandı. Bu hafta vizyona giren yapımı ajan filmi sevenlerin kaçırmamasını tavsiye ederim.

Sinema günümüzde bir sanattan daha çok eğlence aracı. Bu sebeple geniş yığınların ilgisini üstünde topluyor. Söz konusu eğlence ise Hollywood’un eline kimse su dökemez. Hollywood’un taktiklerinden biri de zaman içinde beğenilmiş filmlerin veya dizilerin tekrar çekimini yapmak. Tabii bu tekrar çekimler orijinallerden çok daha hızlı bir kurguya, modern teknolojinin avantajlarına sahip yapımlar oluyor. Bunlara örnek Batman’in, Superman’in yeni uyarlamaları verilebilir. Bu hafta vizyona giren Kod Adı U.N.C.L.E 1960’larda çok beğenilmiş olan aynı adlı diziden uyarlama. Söz konusu 1960’lar olunca Soğuk Savaş döneminin etkileri tartışılmaz. Hele odakta ajanların savaşı varsa bu durum daha da baskın bir şekilde filme damgasını vuruyor. Peki Hollywood niye Soğuk Savaş döneminde geçen bir diziyi tekrar uyarlıyor. Çünkü bu güçlü endüstrinin en büyük olayı dünyanın politik değişimlerini çok yakından izlemesi ve hatta bu değişimleri etkileyecek filmlerle politik atmosferi etkileme amacıdır. Dikkat edin 1980’lerde Rambo, Afganistan’da Sovyetler’le savaşır. 80’lerin sonunda ve 1990’larda Chuck Norris, Arap ülkelerinde terör estirmeye başlar. 11 Eylül’den sonra sinemada çıkan İslami terör filmlerinin sayısını ben unuttum. Yetmedi TV’de 24 gibi dizilerle bu dönemi sıcağı sıcağına yaşadık. Putin Rusya’nın başına geçince, Rusya dünya liderliğine soyununca suni bir Soğuk Savaş beklentisi Hollywood’u kapladı. İşte Kod Adı U.N.C.L.E. bu duygunun bir ürünü. Filmin farklı bir bakış açısıyla çekilmesi, bundan 40 yıl önce işlenen bir konunun izleyicinin tekrar ilgisini çekmesi içinse Guy Ritchie gibi ayrıksı bir yönetmen seçilmesi de doğru bir taktik. Ritchie’in eğlenceli ve hızlı kurguyla kotardığı İngiliz mafya filmleri Snatch, Revolver, RocknRolla gibi yapımlar heyecanı ayakta tutmakta yönetmenin ne kadar başarılı olduğunu kanıtladı. Son iki filmi Sherlock Holmes, Sherlock Holmes: Gölge Oyunları ise yönetmeni bir üst sınıfa çıkardı. Böylece yüksek bütçeli bir tekrar çekimin başına geçti Guy Ritchie. Peki Ritche ne gibi sihirli dokunuşlar yaptı filme? Herşeyden önce müzik kullanımı benim için biraz abartılı olsa bile filme enerji kattığı bir gerçek. Kurgusunun kısa planlar ile klip tadında devam etmesi yine görüntüde filme bir modernlik katıyor. Tabii cast seçimi de çok önemli. Supermen’in yeni uyarlamasındaki Clark Kent’i canlandıran Henry Cavill, 2012 yapımı Pamuk Prenses ve Lone Ranger ile dikkati çeken Armie Hammer, Yasak Aşk ve ExMachine filmlerindeki egzotik güzelliği ile Alicia Vikander yeni kadroyu oluşturmuş. Amerikalı ajanı oynayan Henry Cavill’in Supermen filminden çok daha başarılı bir performans gösterdiğini söylemeliyiz. Armie Hammer ise Sovyet ajanı rolünde izleyiciyi etkileyecektir. En önemlisi ise esmer güzeli Alicia Vikander ile sarışın Armie Hammer arasındaki tensel uyum. Bir casus filminin olmazsa olmazı romantizmi filme inandırıcı bir şekilde eklemişler. 1960’ların Soğuk Savaş ortamında geçen film, CIA ajanı Solo ve KGB ajanı Kuryakin’e odaklanıyor. Hep karşı karşıya çarpışmış olan bu iki isim, uluslararası bir suç örgütünü çökertmek için takım olarak çalışmak zorunda kalırlar. İkilinin elindeki tek ipucu, suç örgütüne ulaşmak için bulmaları gereken Alman bir bilim adamının kızıdır. Böylece dünyayı bir felâketten kurtarmak için zamanla yarışmaya başlarlar. Casus filmlerini seviyorsanız bu film tam sizlik. Eğer filme giderseniz bitiş jeneriğini de seyretmeyi ihmal etmeyin. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla bu filmin devam bölümleri çekilecek ve bir sonraki adres ise İstanbul olacak. Bitiş jeneriği neredeyse baştan sona İstanbul görüntüleriyle dolu. Son söz olarak filmin hemen başlangıcındaki atom bombası göndermelerine bir eleştiri yapmadan geçmek istemiyorum. İlk önce Nazi bilim adamlarının nükleer bomba çalışmaları, Sovyetler’in atom bombasını yaptığına dair kısa kısa görüntüler ile bir nükleer gerilimi yaratıyorlar. Ama atom bombasından bahsediyorsanız nerede Hiroşima, Nagazaki? Artık aklımızla bu kadar da dalga geçmeyin.

FİLMİN KÜNYESİ
Filmin orijinal adı: The Man From U.N.C.L.E.
Yönetmen: Guy Ritchie
Senarist: Guy Ritchie
Oyuncular: Henry Cavill, Armie Hammer, Alicia Vikander, Hugh Grant
Yapım: 2015, ABD, İngiltere, 116 Dak.

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.