PARK CITY, UT - JANUARY 20: Actress Kristen Stewart of the film "Speak" poses for portraits during the 2004 Sundance Film Festival on January 20, 2004 in Park City, Utah. (Photo by Carlo Allegri/Getty Images)

Bu ay okullar açılıyor. Öğrenciler dertli. Ama okulda sadece ders veya verilen ödevler yok. İlk aşkların, nefretlerin ve arkadaşlıkların kurulduğu okula bir de sinema açısından bakalım…

Sinema hayatın yansıması. Özellikle günümüzde yaşantımızın her dönemine ayna tutan çok önemli bir sanat-eğlence aracı. Bazen canımızı sıkan şeylere bile onun gözüyle baktığımızda daha önce kaçırdığımız güzellikleri bulabiliyoruz. Bu ay okullar açılıyor. Biz de bazı öğrenciler için sıkıntılı olan bu dönemin beyazperdedeki güzelliklerini hatırlatalım dedik. Öncelikle benim bir seçkimi sunuyorum size. Gençlik ve okul filmleri dediğimizde çok geniş bir yelpaze açılıyor. Özellikle ergen komedisinin öne çıktığı, ham cinsellik içeren filmleri bu seçkiye almadım. Veya ilk aşkı inceleyen saf romantik filmleri. Seçtiğim filmler daha çok ergen insanın hayatın sırlarıyla tanıştığı dönemleri ele alıyor. İnsana bir felsefe katan, hayata karşı sağlam bir duruş sergilemesinin hikayesini anlatan filmler. Ne yazık ki bu seçkinin tümü yabancı filmlerden oluşuyor. Çünkü dediğimiz anlamda Türk sinemasında bir örnek yok. Hani okul dediğimizde Hababam Sınıfı filmleri ve Okul gibi korku filmleri olmasa neredeyse gençlerin kimliğini kazanmasını ucundan bile ele alan filmimiz yok. Tabii bu da bizim sinemamızın ayıbı. Biz bu ayıbı sahiplerine bırakalım ve gençlik sinemada okulun heyecanını nasıl yaşıyormuş bir göz atalım.

Ölü Ozanlar Derneği – Dead Poets Society

Yönetmen: Peter Weir
Oyuncular: Robin Williams, Ethan Hawke, Robert Sean Leonard

1950’lerin Welton Akademisi ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan ancak gerikafalılığın iktidarda olduğu bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir yer haline getirmektedir. Fakat yeni İngilizce öğretmeni John Keating’in okula atanmasıyla çok şey değişecektir… Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir.

İmparatorlar Kulübü – The Emperor’s Club

Yönetmen: Michael Hoffman
Oyuncular: Kevin Kline, Steven Culp, Embeth Davidtz

William Hundert, mesleğine aşık olan son derece idealist ve tutkulu bir profesördür. St. Benedict’s Akademi’de eğitmenlik yapan Hundert’ın sınıfına yeni okul döneminin açılmasıyla birlikte yeni öğrenciler gelmiştir. ‘The Emperor’s Club’ isimli geleneksel sınıf yarışması için öğrencilerin son derece sıkı çalışması ve seçilen üç öğrenciden biri olması gerekmektedir. Ancak öğretmenin hayatı sınıfa ünlü bir politikacının oğlu olan Sedgewick Bell isimli öğrencinin gelmesiyle değişecektir.

Vücut dili – In & Out

Yönetmen: Frank Oz
Oyuncular: Kevin Kline, Joan Cusack, Matt Dillon

Popüler bir lise öğretmeni olan Howard Brackett, üç yıllık zorlu bir nişan döneminin ardından nihayet evlenmek üzeredir. Yapılan planlara göre Bayan Emily Montgomery ile gerçekleşecek olan evlilikleri küçük ve arkadaş canlısı kasabalarında yapılacaktır. Her şey yolundayken, aynı kasabada büyümüş ünlü bir oyuncu, kazandığı Oscar’ın teşekkür konuşması esnasında Howard’ın eşcinsel olduğunu ima edince, tüm planlar alt-üst olur. Artık Howard’ın hayatında, evliliğini kurtarabilmesi için aydınlatması gereken bazı konular vardır.

Kahvaltı Kulübü – The Breakfast Club

Yönetmen:             John Hughes
Oyuncular:             Emilio Estevez, Anthony Michael Hall, Paul Gleason

Filmde bir inek öğrenci modeli, atletik bir sportmen, bir freak, bir entelektüel ve bir sarışın aralarında keşfedecekleri ortaklığa doğru yol alacaklardır. Amerikan lise hayatından bu beş benzemez, cezalı oldukları cumartesi gününü okul kütüphanesinde geçirmek gibi bir işkenceye maruz kalmışlardır. Bir yandan lise müdürünün tacizi altında inlemektedirler. Yetişkin aklı ve ergen yüreğini tek potada eritmeyi bilen John Hughes, hiç şüphesiz bir kuşağa, 80’li yılların en iyi gençlik filmlerini armağan etti. Kahvaltı Kulübü üstadın en iyi işi.

 

Saksı Olmanın Faydaları – The Perks of Being a Wallflower

Yönetmen:             Stephen Chbosky
Oyuncular:             Logan Lerman, Emma Watson, Ezra Miller

Charlie, arkadaşları tarafından daima küçümsenen ve görmezden gelinen, kendi dünyasındaki kişisel sorunlarıyla boğuşmakta olan sorunlu bir gençtir. Charlie, en yakın arkadaşının intihara teşebbüs etmesiyle iyice dibe batar. Aynı sene liseye başlar. Bu yeni okulda tanıştığı iki kardeş, Sam ve Patrick’in kendisini arkadaş olarak kabul etmeleri başlarda imkansız gibi görünse de kısa zaman içerisinde yakın arkadaş olurlar. İki kardeş, son derece çekingen bir genç olan Charlie’yi uyandırıp ona hayattan zevk almayı öğretmeye başlarlar.

McFarland, USA

Yönetmen:             Niki Caro
Oyuncular:             Kevin Costner, Carlos Pratts, Johnny Ortiz

Deneyimli bir koç olan Jim White, hayatında bir süredir bazı problemlerle mücadele etmektedir. Yaşadığı birtakım talihsiz olaylardan dolayı California’nın en fakir bölgelerinden olan McFarland’a yerleşir. Jim White burada, genç lise öğrencilerinin spora olan yatkınlıklarını keşfeder ve onların saklı kalmış potansiyelini ortaya çıkartmak ister. Gençleri bir yarışmaya hazırlayan White, onlara hayatlarının fırsatını da sunacaktır.

Tehlikeli Oyun – Die Welle

Yönetmen:             Dennis Gansel
Oyuncular:             Jürgen Vogel, Frederick Lau, Max Riemelt

Film, enerjik ve karizmatik bir öğretmen olan Rainer Wegner’ın otokrasi üzerine verdiği ders ile başlar. Öğrencilerin ilgisizliği üzerine dikkatlerini çekmek için bir deney yapmaya karar verir: Öğrencilerinden kendisini liderleri olarak kabul etmelerini ve kendisine Mr. Wegner diye hitap etmelerini ister. ‘Disiplin aracılığıyla güç’ moto’sunu seçer; bir logo yaratır; herkese beyaz bir t-shirt giydirir ve gizli bir işaretle iletişim kuran bu gruba ‘The Wave’ adını verir.

Tepetaklak Nelson – Half Nelson

Yönetmen: Ryan Fleck
Oyuncular: Ryan Gosling, Shareeka Epps, Jeff Lima

Şehir merkezinde yoksulların gittiği bir lisede öğretmen olan Dan Dunne, sıradışı bir eğitmendir. Özel hayatında uyuşturucu alışkanlığı ile baş etmeye çalışan biridir. Öte yandan dersler sırasında özgür düşünceye sahip çıkan, öğrencileri ile sağlam bağlar kurabilen bir tiptir. Okul ortamındaki bu duruşunun aksidir özel hayatındaki kaybeden rolü. İki ayrı dünyada yaşarken ve bu dünyaları birbirinden ayrı tutmayı başarırken bir gün işler hesap ettiği gibi gitmez ve öğrencilerinden Drey, onu yakalar.

Speak

Yönetmen: Jessica Sharzer
Oyuncu: Kristen Stewart, Michael Angarano, Robert John Burke

Yaşadığı sarsıcı olayın ardından sessizliğe bürünmüş olan Melinda (Kristen Stewart), lise hayatını dışlanmış bir genç olarak sürdürmektedir… Peki, Melinda annesinin ilgisizliğine ve arkadaşlarının alaycı tavırlarına rağmen iç dünyasında yaşadıklarını kelimelere dökecek cesareti bulabilecek midir? Aslında onun kimsenin bilmediği bir sırrı vardır ve bu sır açığa çıktığında her şey değişecektir.

Fil – Elephant

Yönetmen: Gus Van Sant
Oyuncular: Alex Frost, John Robinson (IV), Elias McConnell

Film, Columbine Lisesi’ndeki bir grup gencin, okul cinayetleri konu başlığı altında yaşanan bir günlerine odaklanıyor. Öğrenciler kafeteryada oturmuş sohbet ederlerken içeriye giren iki öğrenci tek kelime etmeden ve bir an duralamadan diğer öğrencilerin hepsini öldürür. Bu işin aslı esası nedir? Bu tarz okul cinayetlerinin arka planında neler yatmaktadır? Gus Van Sant, oldukça küçük çaplı bir bütçe ve amatör bir ekip ile perdeye aktardığı filmiyle Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü almıştır.

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.