Kariyerine senaryo yazarlığı ile başlayan, şu sıralar vizyona giren The Avengers’ın ikinci bölümü The Avengers : Age Of Utron’un yönetmeni Joss Whedon daha çok televizyon projeleri ile anılan bir isim.

Zamanın popüler dizilerinden Buffy the Vampire Slayer ile hafızalarda yer etmiş yetenekli yönetmen ortaya attığı projelerle her daim bir adım daha öteye ilerliyor. 1989 yılında Roseanne dizisinde ilk senaristlik denemelerini yapan Whedon ilk yönetmenlik denemesini ise 2002 yılında yine bir tv dizisi olan Firefly’ın kamera arkasında gerçekleştirdi. 1997 yılında başlayan ve 7 sezon süren Buffy the Vampire Slayer ise onun geniş çevreler tarafından tanınmasını sağladı. Kendi yarattığı bu seri esasen 1992 yılında yine aynı isimle bizzat kendisinin kaleme aldığı filmin uzun soluklu bir tv serisiydi.

1997’de yine kült serilerden birine Alien efsanesinin dördüncü filmi Alien: Resurrection’a imza atan Whedon, 2001 yapımı Atlantis: The Lost Empire’ın da arkasındaki isim olmuştu. Ardından dünyada sayısız hayranı bulunan ve büyük bir kesim tarafından tanınmasına vesile olan ‘Buffy the Vampire Slayer’ın yan projesi denebilecek ‘Angel’ serisi geldi. Bu seri de hayranlar tarafından ilgi ile takip edilen bir proje oldu.

Fantezi türünden sonra Firefly ile başlayan ve Alien ile iyiden iyiye ısındığı Bilim Kurgu türüne 2005 yılında ‘Serenity’ ile devam etti. Hayranlar tarafından oldukça ilgiyle karşılanan film türe hakkını vermekle beraber Whedon’un da türde yetkinliğini ispatlamasına sebep olmuştur.

Dr. Horrible’s Sing-Along Blog ve akabinde Dollhouse gibi tv dizileri ile kariyerine devam eden yönetmen 2012 yılında korku denemesi ‘The Cabin in the Woods’dan senaryo yazarı olarak alnının akıyla çıkıyordu. Tür olarak alanında oldukça ses getiren bu filmde Whedon senaryo yazarlığını da ne denli geliştirdiğini gösteriyordu. Filmde daha sonra The Avengers ile yeniden beraber çalışacağı Chris Hemsworth ile beraberdi. The Cabin in the Woods özellikle korku camiasındaki tüm karakterleri bir araya getirerek farklı bir mizansen sunuyordu. Bu özgün ve akıcı senaryo ile yönetmen Drew Goddard’ın yetkinliği birleşince ortaya enfes bir korku şöleni çıkıyordu.

2012 yılında ise yöne yönetmen koltuğuna geçen Whedon çizgi roman uyarlaması The Avengers ile gişeyi salladı. Çizgi roman arenasında özellikle The Dark Knight ile başlayan amansız kapışmada adeta Marvel’ın gücünü ortaya koyuyordu. Oldukça olumlu tepkiler alan ve gişe rekoru kıran bu uyarlama Iron Man, Thor, Hulk, Captain America gibi daha önce kendi filmlerini izlediğimiz kahramanları bir araya getiriyordu. Bizzat kendisinin de senaryosunu yazdığı film hem gişeyi alt üst etmiş hem de eleştirmenlerden ve çizgi roman sevdalılarından geçerli not almıştı. Yine aynı yıl Much Ado About Nothing ile romantik/komedi türünde de kamera arkasındaki hünerini gösteriyordu usta isim.

2013 yılında The Avengers’ın spin-off’u niteliğindeki Agents of S.H.I.E.L.D.’ı televizyon ekranlarına taşıyan yönetmen pilot bölümünü de bizzat kendisi yönetti. The Avengers hayranlarının macera keyfini sinema salonlarından tv ekranlarına taşıyordu.

2014 yılına geldiğimizde ise Brin Hill yönetmenliğindeki In Your Eyes’ın senaryo yazarı olarak karşımıza çıkıyordu usta isim. Bilim Kurgu ve dramı harmanlayan yapım ile Whedon yetkin olduğu türde ilerlemeye devam ediyordu. Bu süre zarfında ise şüphesiz hayranlarının en çok beklediği proje ise The Avengers’ın devam filmi Avengers: Age of Ultron’du. Gün itibarı ile vizyona giren film ilk filmin kaldığı yerden devam ediyor ve ekibi yeniden bir araya getiriyor. Bizler çizgi roman sayfalarından fırlayan ve bizlere görsel bir şov sunan Avengers ile şimdilik seyre dalalım, bu arada hem senaristlik hem de yönetmenlik bağlamında her geçen gün kendisini geliştiren Joss Whedon’un ufuktaki projelerini merakla bekleyeduralım.

Egemen Tokatlıoğlu
1981 İzmit doğumlu. Filmlere olan ilgisi 80’lerde eve video girmesi ile başladı. 80-90’ların akla kazınan kült filmlerini repliklerine kadar ezberledi. Korku, bilim kurgu ve fantastik türüne ayrı bir ilgisi vardı. 8 yaşında beyazperde ile ilk tanışmasından sonra sinema vazgeçilmez tutkusu oldu. Aynı zamanda bilgisayar, atari oyunları ve çizgi romanlarla içli dışlıydı. Commodore 64’ü ile sabahlara kadar oyunlar oynadı.Taşınmalar nedeniyle İzmit, Ankara ve Isparta’da farklı okullarda ilköğretim ve liseyi tamamladı. Üniversitede Turist Rehberliği bölümünü bitirdikten sonra çok istediği Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde yüksek lisans yaptı. Korku sinemasına olan düşkünlüğü nedeniyle yüksek lisans tezini “1960-1990 Yılları Arasında Amerikan Korku Sinemasındaki Muhafazakârlık” üzerine yazdı. Amerikan korku sinemasının dönemin toplumunun psikolojik,ahlâki ve siyasi yapısına nasıl ayna tuttuğunu inceledi. Pek çok kurumsal firma, haber sitesi, dergide içerik yazarlığı ve editörlük yaptı. Şu anda hala metin yazarlığı ve editörlük yaparken aynı zamanda bazı online platformlarda, basılı dergilerde sinema yazıları, eleştiriler yazıyor, özel dosyalar hazırlıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.