Amerika denilince akla ilk gelen simgelerden biri Clint Eastwood olmasa da, onun görüntüsü ya da ismi Amerika’yı elbet çağrıştırıyor. Milliyetçi tavrıyla zaman zaman eleştiri oklarına hedef olan Eastwood, bu kez Amerika’nın dünya üzerinde (bir kez daha) kamuoyu yaratmaya çalışan yeni filmi “Amerikan Sniper” ile gündemde.

Filmin kısaca konusu şöyle… Donanma SEAL komandolarından Chris Kyle, silâh arkadaşlarını korumak için Irak’a gönderilir. Keskin ve isabetli atışları sayesinde savaş alanında çok sayıda hayat kurtarır. Görevleriyle ilgili hikâyeler yayıldıkça “Efsane” lâkabını kazanır. Ancak ünü düşman hatlarının gerisinde de yayılmaktadır ve kafasına ödül konmasıyla birlikte isyancıların öncelikli hedeflerinden biri haline gelir. Ayrıca iyi bir koca ve baba olmak için de zorlu bir uğraş vermektedir. Clint Eastwood’un yönettiği filmin başrollerini Bradley Cooper, Sienna Miller, Kyle Gallner ve Cole Konis paylaşıyor.

Daha önceki birçok film eleştirimde Hollywood’un A.B.D.’nin en büyük PR şirketi olduğunu söylemiştim. İşte yine böyle bir filmle karşı karşıyayız. Kendi ülkesini/vatandaşlarını haklı göstermek adına tüm dünyada yaptıkları hinlikleri sinema sanatıyla hoş gösterme çabasından hiç vazgeçmeyen Hollywood bu kez de Eastwood’u gönderdi Orta Doğu’ya. Clint Eastwood’un vatansever hamuru herkesin bildiği bir gerçek. Ancak Eastwood bu kez dozu biraz abartarak kendi sınırlarının da dışına çıkmış. Her Amerikan yurttaşının seveceği, ‘biz insan öldürmek istemiyoruz ama 3. Dünya ülkeleri bunu bize mecbur bırakıyorlar’ tadında bir film “American Sniper”. “The Hurt Locker” ve “Zero Dark Thirty” gibi ısmarlama işlerin kahramanı! Kathryn Bigelow Eastwood’u kıskanmış mıdır merak ediyorum? Hayır, hayır yanlış anlamayın. Eastwood daha iyi bir yönetmenlik ortaya koyduğu için değil, Amerikan savunma bakanlığının maaşlı işini elinden alabileceği için!

Filmin çıkış noktası bir hayli ilginç. Filmde hayatı anlatılan Christopher Scott Kyle, bu filme konu olan romanı yazdığında eski bir sniperdı hali hazırda. 38 yaşında öldürüldükten sonra Amerika’nın kahramanları arasına girdi. Orta Doğu görevlerinde birçok madalyaya sahip olan eski asker Kyle’ın hayat hikayesini sinemaya aktarma görevini Eastwood üstlendi ya da belki de sipariş öyle geldi yukarıdan. Buraya kadar tamam. Ancak Kyle’a benziyor diye Bradley Cooper’i tercih etmek talihsiz bir adım olmuş. Bradley Cooper’ın son zamanlarda izlediğimiz en farklı rolü. Kabul. Ancak, bu farklılık, Cooper’in en iyi rolü olmasına sebebiyet vermiyor. Aksine, kanımca, bir Dali tablosundaki Monet figürü kadar ayrıksı duruyor. Yakıştıramıyorsunuz, özdeşleşemiyorsunuz, garipsiyorsunuz. Çünkü hala Cooper kafamızda, yakışıklı, zeki, sevimli bir Playboy. Hollywood onu öyle konumlandırttı bize çünkü. Bu açıdan bakınca Eastwood’un Cooper seçimi oldukça cesurca. Kararından pişmanlık duyuyor mudur Eastwood bilinmez ama, yıllar sonra bu film Cooper’ın ‘uymamışlığıyla’ anılabilir.

Zaman zaman ikiyüzlü bir tutuma zemin hazırlayan senaryo, filmin analitik yapısını da aksatıyor. Babası öldürülünce ondan yere düşen RPG’yi alıp Amerikan askerlerine doğrultan 10 yaşındaki çocuğu vurmakla vurmamak arasında kalan Kyle, tanrısına dua ediyor, çocuk RPG’yi elinden bıraksın diye. Masum insanları öldürmemek için bin takla atıyorsan, yaptığın ‘sniper’lık işini haklı göstermeye çalışıyorsan sana şunu sormazlar mı? Senin o topraklarda işin ne?

“Amerikan Sniper” gibi bariz propaganda filmlerinin azalarak bitmesi dileğiyle…

Fırat Sayıcı

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.