İyiler hep erken ölür… Bu klişe, elbette gerçek hayat için geçerli, çünkü sinemada genellikle iyiler kazanır, haliyle kötüler de kaybeder. Evet, gündelik hayat, kötü yürekli tiplerin tekelindedir, işte, okulda, hemen her yerde, gündüz ve gece, kara kadınlar ve kara adamlar, vicdanı, insafı, merhameti, hoşgörüsü olan insanları ezer ve geçer, ne yazık ki…

Yoksa insanlık tarihi boyunca sadece 40 yıl savaş yaşanmamasının başka bir açıklaması olamaz. Erk, para, güç, taptıkları şeyler bunlardır. Ruhlarını şeytana satmaya her an hazırdır onlar, zayıf olana tahammül edemezler, asla! Altın yürek denince misal, benim aklıma iyi bir insan gelir, onlar ise altın kelimesine dikkat kesilirler, yürek, bu canavarlar için mevzu bahis değildir! Konuyu yine dağıtmayı başardım. Oysa, sinemadaki kötü adamları anlatacaktım. Hah! Sinemada niye iyiler kazanır? Arkadaş, bari bırakın orada kazansınlar, mutlu sonlarla hayatı daha çekilebilir kılsınlar.

Ben tam aksine, gerçek yaşamda kötülerle savaşmak gerektiğini düşünürüm, sinemada ise kötüleri severim. Bana daha gerçekçi, daha sempatik, daha mazlum gelirler. Beyazperdenin iyilerinde kibir vardır, bencilik vardır, gıcıklık vardır. Güzel kızları iyiler kapar, herkes onlara hayran olur. Kah dünyayı kurtarırlar, kah memleketlerini… Kötüleri öldürür ve sonra gelsin alkış, gelsin övgü, saygı ve sevgi… Yemezler! Silik karakterler yarat, resmen tiplemeye benzesinler, birader, bu adam niye kötü? Altı niye boş, harbi niye, niye, niye? Misal karikatür gibi kötülerden Tecavüzcü Coşkun, filmde bir anda belirir, direkt tecavüz eder ve ardından da cezasını çeker. Çocukluğu mu kötü geçmiş, derdi neymiş, bir anlayabilsek! Nuri Alço’nun üstlendiği rollerin, gazoz ile ilgili kötü anıları mı var? Şakası bir yana, sinemadaki kötü adamlar, bir yazıya sığmayacak kadar çok ve önemlidir.

Klasik kötülerden, vahşilere, sapıklardan, hainlere, seri katillerden, acımasız tetikçilere say say bitmez. Çünkü sinema, çatışmayla beslenir. İyi ve kötü formülü, en bildik, en çok kullanılan formüldür, sayıları bazen bir olur, bazen üç, bazen yüz, ama illa kötüler ve kötülük vardır.

Erol Taş, Bilal İnci, Turgut Özatay, Hikmet Taşdemir, Hüseyin Peyda, Kazım Kartal, Hayati Hamzaoğlu, Necati Bilgiç, Kenan Pars, Yıldırım Gencer… Daha da uzar gider bu… Erol Taş, bizim sinemamızın en ünlü kötüsüdür, yeni nesil aktörler içerisinde, onun azimle, ısrarla ve inatla beyazperdeye taşıdığı kötülük halini, devralacak ve bu efsaneyi aşacak kimse yok, görünen şimdilik bu!

TV dizilerinde kötü adamlar kaynıyor, var mı yukarıdaki abileri geçen, bence yok, ya sizce? Üstelik Erol Taş ve diğerleri, kötü adamlığın acısını gerçek hayatta da ödediler. Yuhlandılar, dayak yediler, evleri taşlandı, cüzzamlıymışlar gibi onlardan kaçtı ahali… Gençken giderdik, Erol abinin Cankurtaran’daki kahvesine, hep ilgi ve alaka görürdük. Güzel adamdı, işte öyle…

Bazen kötü ve bazen iyi olan adamları da vardır sinemanın, örneğin Kevin Spacey, iyi adamdır çoğu zaman, ancak Olağan Şüpheliler ve Seven’da kötülüğü ince ince işlemesini de bilir. Al Pacino, hemen hemen her karakterinde suçludur, lakin bu onun kötü adam olduğu anlamına gelmez, gelemez. Korku Burnu’ndaki Robert de Niro’nun, son yıllarda oynadığı komedi filmlerindeki adamlarla alakası bile yoktur. Joker, efsanevi bir kötüdür ama Heath Ledger çoktan melek oldu, hep kalbimizdedir. Geçmişte Lee Van Cleef vardı, bugün de Javier Bardem var. Bir film, ne kadar iyiyse, inanın kötü karakter döktürüyordur. Leon, bir sevgi filmidir, eyvallah! Ancak Gary Oldman coşmasa, kült ve klasik nah olurdu, o başka!

Hannibal Lecter, Lord Voldemort, Freddy Krueger, Darth Vader… Sinemanın kötü adamları, fantastikten girer, bilimkurgudan çıkar, rüyadan gelir, canlı canlı beynini yer, gerekirse… Sapık’taki adam mı daha kötüdür, Amerikan Sapığı’ndaki mi? Ve Jack Nicholson’ın deli gözleri aşkına, Ajan Smith gibi, kötüler de inadına çoğalıyor sanki…

ALPER TURGUT

Erol Taş – Osman / Susuz Yaz

Bilal İnci – Kostok / Tarkan Gümüş Eğer

Turgut Özatay – Ayı Abbas / Korkusuz Korkak

Hayati Hamzaoğlu – Güneşin Oğlu / Çirkin ve Cesur

Hüseyin Peyda – patron tipi kötü / muhtelif filmler

Yıldırım Gencer – mafya babası tipi kötü / muhtelif filmler

Önder Somer – kötü ve yedek jön / muhtelif filmler

Kenan Pars – yerli filmin yabancı kötüsü / muhtelif filmler

Coşkun Göğen – tecavüzcü / muhtelif filmler

Nuri Alço – İlaçlı gazozcu / muhtelif filmler

 

ALİ ULVİ UYANIK

Kesif kötü karakterler konusunda Türk Sineması da, uzun yıllar, kalıpların dışına çıkamamıştır: Yoksul kıza göz koyup elde etmeye çalışan zengin adamlar ya da ağa oğulları; yuva yıkan fettan kadınlar; yakışıklı erkeği başkasına kaptıran kıskanç kızlar; ırza geçen düşman askerleri; tarihi kahramanlarımıza sinsi tuzaklar kuran Hristiyan komutanlar; iftira atan kayınvalideler… Oysa hiç bir insan kötü olarak doğmamıştır. Hayat onu tehlikeli, korkulan, zararlı, acımasız biri haline getirmiştir. Çağdaş yönetmenler artık kötü karakterleri boyutlandırmakta, derinleştirmektedir. Türkiye’de üreten yönetmenler de, bu çağdaş anlayışın izini sürmektedir. Örneğin “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmindeki katil zanlısı kötü müdür? Yoksa bu toprakların sert koşullarının onu getirip bıraktığı nokta cinayet işlemek midir?

Dolayısıyla bu listede kötü diye tanımlanabilecek karakterlerin, aslında, onları canlandıranların performanslarıyla belleğimizde yer ettiğine vurgu yapabiliriz. Benim için Türk Sineması’nda kötüleri en iyi yorumlayan, 5 kadın ve 5 erkek oyuncu şöyle: Erol Taş, Hayati Hamzaoğlu, Bilal İnci, Suzan Avcı, Hikmet Gül, Turgut Özatay, Önder Somer, Diclehan Baban, Lale Belkıs ve Seyyal Taner.

 

Kötüler…

Banu Bozdemir

Erol Taş

Aliye Rona

Tecavüzcü Coşkun

Hayati Hamzaoğlu

Hüseyin Peyda

Lale Belkıs

Bilal İnci

Neriman Köksal

Nuri Alço

Suzan Avcı

 

EGEMEN TOKATLIOĞLU

Hep söylerim, sinemada iyi adamlardansa kötü adamları tercih ederim! Bunun nedeni ise gibi kötü karakterlerin arka planının çok daha kuvvetli ve duygusal olmasıdır. Her ne kadar bunun yabancı sinemada daha baskın olduğunu düşünsem de ülkemiz sinemasında da akla kazınan kötü karakterler ve onları canlandıran aktörler yıllar geçse de daima hatırlanacak. Sinemamızın 100. Yılı nedeniyle yaptığımız ‘kötü karakterler’ listesinde emektar oyunculardan yeni dönem oyunculara kadar pek çok başarılı ‘kötü’ karakteri bu vesileyle listeledik.

 

Erol Taş (Susuz Yaz)

Nuri Alço (Ayrılamam)

Coşkun Göğen (Yanmışım)

Hayati Hamzaoğlu (Çöl Kartalı)

Turgut Özatay (Tepedeki Ev)

Kazım Kartal (Sahte Kabadayı)

Ali Şen (Sakar Şakir)

Kenan Pars (Kara Murat Fatih’in Fermanı)

Melih Çardak (Eşkıya)

Kenan İmirzalıoğlu (Kabadayı)

 

FIRAT SAYICI

1-) Nuri Alço

2-) Tecavüzcü Coşkun

3-) Erol Taş’ın canlandırdığı çoğu rol

4-) Aliye Rona’nın canlandırdığı çoğu rol

5-) Ali Şen’in canlandırdığı çoğu rol

6-) Hüseyin Peyda’nın canlandırdığı çoğu rol

7-) Kenan Pars’ın canlandırdığı çoğu rol

😎 Suzan Avcı’nın canlandırdığı çoğu rol

9-) Turgut Özatay’ın canlandırdığı çoğu rol

10-) Yıldırım Gencer’in canlandırdığı çoğu rol

 

Halil İbrahim Sağlam

100 yıllık Türk sineması birbirinden iyi oynanmış kötü karakterler ve efsane oyuncular barındırıyor. Fakat özellikle Yeşilçam dönemindeki filmlerin çoğunda belli bir karakterden ziyade oyuncular kendi adıyla akıllarda kaldı. Hüseyin Peyda ve Dinçer Çekmez 200’ün, Süheyl Eğriboz 400’ün, Turgut Özatay 500’ün üzerinde yapımda rol aldı. Bu da tek “karakter” olarak akılda kalmalarını zorlaştırıyor. Herhangi bir sıralama yapmadan hafızamda en çok iz bırakan 10 kötü karakteri belirledim.

Mümtaz (Ekrem Bora) – Suçlular Aramızda

Osman (Hayati Hamzaoğlu) – Kuyu

Şeyh Malik (Hüseyin Peyda) – Hakanlar Çarpışıyor

Fettah (Nuri Alço) – Kurtar Beni

Osman (Erol Taş) – Susuz Yaz

Cengiz (Coşkun Göğen) – Kayıp Kızlar

Derviş Ağa (Turgut Özatay) – Yanaşma

Devran (Kenan İmirzalıoğlu) – Kabadayı

Selim (Nejat İşler) – Barda

Şerif Lloyd (Zafer Algöz) – Yahşi Batı

 

 

Kerem Akca

Türk sinemasında ‘kötü adam’ ve ‘iyi insan’ bulmak bir hayli kolaydır. Zira Yeşilçam döneminde genelde net iyi-kötü ayrımının üzerine kurulu dramatik yapılar vardır. Bunlar hiç evrensel kokmamakla birlikte ilginç karakterler de armağan etmişlerdir bizlere. Ben de bu üretimler arasında bir yolculuğa çıkarken, bu konuda kimlik oluşturmuş oyuncuları göz önünde bulundurdum.

 

Reis (Mustafa Uğurlu) (Ağır Roman)

Kocabaş Osman (Erol Taş) (Susuz Yaz)

Mahmut Hoca (Münir Özkul) (Hababam Sınıfı serisi)

Gardrop Fuat (Ünal Gürel) (Sakar Şakir)

Tecavüzcü Coşkun (Coşkun Göğen) (tüm filmleri)

Selim (Nuri Alço) (Yosma)

Ender (Ekrem Bora) (Acı Hayat)

Şeytan (Ali Poyrazoğlu) (Arkadaşım Şeytan)

Kara Cemal (Cüneyt Arkın) (Panzehir)

Mehmet (Süheyl Eğriboz) (Fıstık Gibi)

 

Murat Kızılca

 

Sıra geldi Türk Sineması’nın kötü karakterlerine! Yabancı filmlerde belki de en çok ilgi filmin kötü karakteri üzerindedir. Kötü karakter ne kadar etkileyici olursa, filmin keyifmetresi de o denli yükseklerde seyreder. Ancak ne hikmettir ki yerli filmlerde ilgi odağı olmak sıklıkla filmin iyi karakterinin payına düşer. Genelde kötü karakterleri canlandıran Erol Taş’ın özel hayatında yediği sokak dayaklarından hareketle “bizim seyirci kötü adamı sevmez” tespitini gönül rahatlığıyla yapabiliriz sanki. Şaka bir yana kötü karakterler candır. Onlar olmazsa filmin tadı gazı kaçmış gazoza benzer. Dış görünüş itibariyle çok renkli bir çeşitliliğe sahip oyuncularımızın can verdiği kötü karakterlerimizden on tanesini seçmeye çalıştım ve aşağıdaki liste ortaya çıktı.

Muhtar – Ali Şen – Yılanların Öcü (1962)

Osman – Erol Taş – Susuz Yaz (1964)

Ekrem – Ekrem Bora – Sürtük (1965)

Camoka – Danyal Topatan – Karaoğlan Camoka’nın İntikamı (1966)

Ali Ağa – Erol Taş – İnce Cumali (1967)

Osman – Hayati Hamzaoğlu – Kuyu (1968)

Mahmut – Şener Şen – Banker Bilo (1980)

Cemil – Faruk Peker – İffet (1982)

Kaya – Necati Bilgiç – Arabesk (1989)

Selim – Nejat İşler – Barda (2007)

 

Masis Usenmez

Türk Sinemasında özellikle Yeşilçam döneminde kötü adam tiplemeleri çok yüzeysel geçiştirilmiştir. Ancak bu dönemden Erol Taş, Aliye Rona gibi bazı karakter oyuncuları kötü olarak sıyrılabilmiştir. Ancak 90’lar sonrası Türk Sinemasının diriliş hareketinde yeni kötülerimiz daha derinlikli çizilir. İyiler ve kötüler arasındaki çizgi de yumuşar ve iki tarafa da hak verebileceğimiz gerçekçi bir sinemaya ulaşırız.

 

Nejat İşler Egzozcu Selim/Barda(2007)

Kamuran Usluer Berfo/Eşkiya(1996)

Erol Taş Osman/Susuz Yaz(1963)

Şener Şen Maho/Banker Bilo(1980)

Kemal Sunal İbrahim Zübükzade/Zübük(1980)

Cem Yilmaz Müslüm Duralmaz/Organize işler(2005)

Çetin Tekindor Battal/Av mevsimi(2010)

Necati Bilgiç Kaya/Arabesk(1988)

Vahide Perçin Hürrem (“Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”)/Anlat Istanbul(2005)

Faruk Peker Cemil/İffet(1982)

 

MELISZARARSIZ

Cinsiyet ayırımı yapmak istemezdim ama Türk sinemasının en kötü karakterlerini canlandıran oyuncular deyince aklıma Aliye Rona dışında kadın oyuncu gelmedi. Aliye Rona’nın canlandırdığı karakterlerden adeta korkardım. “Kötü kadın” tabir edilen hayat kadını rolünü canlandıran oyuncuları burada saymak istemedim çünkü onlar aslında kötülük yapmak isteyen kişileri canlandırmıyorlardı. Bir Erol Taş, bir Hüseyin Peyda diyince ise insan titriyordu adeta! Şunu da eklemeden edemem, Kadıköy’de komşumuz olan Hüseyin Peyda’yı sürekli çarşıdaki lahmacuncunun önüne bir sandalye çekmiş otururken, çay içerken, insanlarla sohbet ederken görürdüm, çocuk aklımla, filmlerde korkarak izlediğim bu amcanın aslında sevimli, insanlarla iyi geçinen, çoğunlukla gülümseyen biri olduğuna şahitlik etmiştim, allah rahmet eylesin.

Erol Taş (Susuz Yaz-Osman)

Ali Şen (Tokatçı-Hasan Ağa)

Aliye Rona (Zalimler)

Hayati Hamzaoğlu (Gülsüm Ana-Hıdır)

Hüseyin Peyda (çoğu filmi)

Turgut Özatay (Talih Kuşu)

Yıldırım Gencer (Tatar Ramazan Sürgünde – Kirmastılı Dayı)

Coşkun Göğen (Asi Gençler-Tecavüzcü Coşkun)

Nuri Alço (Kayıp Kızlar-Reşit)

Muhip Arcıman (Aile Şerefi-Fehmi Bey)

 

SERDAR AKBIYIK

Erdal Özyağcılar / Kekeş Salman / Züğürt Ağa

Kenan Pars / Kumarhane Sahibi

Lale Belkıs / Şehirli Fettan Kadın

Erol Taş / Ağa

Turgut Özatay

Nejat İşler / Barda

Ali Şen

Ekrem Bora

Tecavüzcü Coşkun

Nuri Alço

 

Utku Ögetürk

 

Ülkemiz sinemasının 100. yılını kutladığımız bu güzel senede belki de hakkı tam olarak verilmemiş ama yer aldıkları filmlerdeki performanslarla hafızalarda yer etmiş en iyi kötü karakterleri seçiyoruz. Bir çoğu Yeşilçam zamanında sokakta yürürken sadece beyazperdede hayat verdiği karakter sebebyile küfür yermiş. Bu detay bile bu rolün hakkını veren oyuncuların ne kadar zor bir iş başardığını kanıtlar nitelikte. Bu sebeplerle Cinedergi olarak Türk sinemasının en iyilerini seçmeye başladığımız günden bu yana beni en heyecanlandıran bölümün bu olduğunu itiraf etmem gerekiyor.

 

Eşkıya – Berfo – Kamran Usluer

Ayrılamam – Şehmuz Amca – Nuri Alço

Dönüş – Reşit – Bilal Inci

Asi Gençler – Tecavüzcü Coşkun – Coşkun Göğen

Susuz Yaz – Osman – Erol Taş

Kalbimin Efendisi – Lale Belkıs – Suna

Yuvasız Kuşlar – Hilmi – Turgut Özatay

Barda – Selim – Nejat İşler

Meyhanecinin Kızı – Çamur Süleyman – Ahmet Tarık Tekçe

Küçük Hanımefendi – Fehime – Suzan Avcı

 

 

 

Alper Turgut
1970 Adana doğumlu, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Mezunu. 14 yıldır Cumhuriyet Gazetesi'nde çalışıyor ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) işyeri temsilciliğini yürütüyor. Daha öncesinde Milliyet Gazetesi ile çeşitli dergilerde muhabirlik ve editörlük yaptı. İstihbarat, toplumsal olaylar ve siyaset alanında geçirilen zorlu ve baskı dolu yılların ardından sinemada karar kıldı. Haziran 2006'dan bu yana Cumhuriyet Gazetesi'nde hem film eleştirmenliği hem de merkez üssü sinema olan röportajlar yapıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here