Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl 25. Yılını kutluyor. Başkentin en köklü festivallerinin başında gelen bu önemli organizasyon 5-15 Haziran tarihleri arasında Türk ve dünya sinemasının en seçkin örneklerinin yeralacağı filmleri, kısa, belgesel ve video sanatı gösterimleri ile yine sinema tutkunlarının en önemli buluşma noktalarından biri olacak. Festival Başkanı İnci Demirkol ile festivali ve festival filmlerini konuştuk.

Bu yıl festival ana tema olarak “Bellek/sizleşme”yi belirlemiş. Nedir “bellek/sizleşme”?

-“Tarih ”temizlenemez”! Ama tarih sorgulanabilir…” sloganıyla yola çıktık. Önce anlamak gerekir, anlamak için de anımsamak. Nefret söyleminin döngüsünün ancak böyle kırılabileceğini düşünüyoruz. Film izleyicinin belleğine seslenir, hangi olayı nasıl anımsaması gerektiğine ilişkin bir “hikâye” sunar. Biz de geçmişin egemenliğinden kurtulmak, toplumsal yüzleşme için sinemanın, izleyicinin, festivalin, kentin belleğine dönüyoruz.

-Aslında festivalden birkaç ay önce “Sinebellek” adı altında bir gösterim programı başlatmıştınız.

-Evet. Geride bıraktığımız 25 yılı yeniden değerlendirmek ve hatırlayıcı bir yol izlemek için SineBellek programıyla bir anlamla festivali erken başlattık. Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında 17 filmle bir anlamda geçmişimize baktık. Geçmişte en sevdiğimiz filmleri ya da görmek istediklerimizi Ankara seyircisiyle buluşturduk.

-Programınıza bu tema nasıl yansıdı?

-Biliyorsunuz Türk Sineması bu yıl 100. yaşını kutluyor. Yine 1. Dünya Savaşı’nın da bu yıl 100. yıldönümü. Türk Video sanatı da bu yıl 40. yaşında. Artık klasik olan uzun metraj film yarışmamız, Türk sinemasının ikonlarının görsellerinin kent sokaklarına yayılması, 1. Dünya Savaşı üzerine yapılan en seçkin filmler ve tabi, Video sanatı dilini şimdiye kadar en çok önemseyen ve programına dahil eden Türkiye’deki tek film festivali olmamızdan kaynaklanan “Türkiye’de video sanatının 40 yılından 40 video’’ isimli seçkimiz bu “bellek/sizleşme” temasının temel parçaları. Buna ek olarak, ortak belleğimizi oluşturan Shakespeare’in 450. Yaş gününü de unutmadık. Bu yıldönümünü, onun en önemli eserlerinden ‘Othello’sunu da, Orson Welles gibi öncü yönetmenlerinden birinin Türkiye’de ilk kez gösterilecek özel bir kopyası ile kutluyoruz.

-Böyle bir organizasyonu sürdürmek sadece sinemaseverlerin desteği ile mümkün mü?

-Festivalimizin ana sponsoru Halkbank. Bu yıl da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği yanımızda. Büyükelçilikler, kültür merkezleri bize bu konuda gerçekten önemli destekler veriyorlar. Ama kuşkusuz bizim için en değerlisi sinema izleyicisinin salonlara gelerek vereceği destek olacak.

-Ankara Film Festivali her yıl özel ödüller de veriyor. Bu yıl bu ödüller kimlere gitti?

-Festivalin kurucusu Dünya Kitle İletişi Araştırma Vakfı her yıl üç dalda özel ödüller vermekte. Bu yıl, “Aziz Nesin Emek Ödülü” Hülya Koçyiğit’e, “Sanat Çınarı Ödülü” Meriç Sümen’e, “Kitle İletişim Ödülü” Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’na verildi. Festivalin açılış töreninde bu ödüller sahiplerine sunulacak.

-Yarışma bölümleri neler? Festivalde başka neler yeralacak?

Artık klasik olmuş “Ulusal Uzun Metraj Yarışması” Türk Sineması’nın en seçkin örneklerinin yeraldığı bir yarışma. Bu yıl bu dalda 10 film yarışacak. Tayfun Pirselimoğlu’nun İstanbul Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülü alan yapımı “Ben O Değilim” için de özel gösterim yapılacak. Bunların yanısıra Ulusal Belgesel Film, Ulusal Kısa Film dallarında da yarışmalarımız var. Ayrıca Romanya ve Polonya kısa filmlerinden de çok özel örnekler derlediğimiz bir bölümümüz de yeralacak. Portekiz, Meksika, İspanya, Brezilya sinemasından son yıllarda adlarından sözettirmiş filmlerin yanı sıra, Avustralya Genç Sineması ve Romen sinemasından da son dönemin tartışma yaratmış filmlerini de izleme şansı bulacak seyircilerimiz. Yerli ve yabancı konuklarımız, atölye çalışmaları, paneller, konferanslar, deneysel çalışmalar, çocuklar için özel gösterimler ve yine atölye çalışmaları festivalimizin olmazsa olmazları arasında. Sinemaya gönül verenleri Ankara’ya bekliyoruz. Söz veriyoruz, festivalimizde “sinema” adına her şey olacak. İzleyiciler hayal kırıklığına uğramayacak.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here