Evet 2014’ün Ocak ayına girdik. Türk sinemasının 100. Yılı başladı. Bisim gibi bir iki insan programlarda veya yazılarında seslendirdi ama endüstriden tık yok.

Herkes dönüp arkasına bakmamaya çalışıyor. Lafa geldiğinde cici Yeşilçam ama gerçekte unutulmak istenen belki de nefret edilen Yeşilçam. Ben artık bunu böyle yorumlamaya başladım. Herkes anlık yaşıyor ve bu şekilde bir adım öteye gidemeyiz. Kişiler üzerinden iyi filmler yapılabilir veya ödüller alınabilir ama bu asla bir ülke sinemasına dönüşemez. Neyse biz geçmişe arkamızı dönmeden bugüne bakmaya devam edelim. Bu ay vizyona girecek önemli filmlerin önemli isimleri yine Cinedergi’yi seçti. Bu arada bunu söylerken de utanıyorum çünkü artık seçecek başka dergi de kalmadı. Yılların Sinema dergisi de kapandı. Kısacası bir avuç yayın kaldık. Bunların bizim gibi çoğu da internette yayın yapıyor. Dergi çok önemli gazetelerle bu iş gitmez. Üstelik benim gibi bütün meslek yaşamını gazetede geçiren bir adam söylüyor. Çünkü gazetelerin yayın politikası sinemanın derinlerine girmeye engeldir. Onların müşterisi bellidir. Bu da dergilere olan ihtiyacımızın en büyük kanıtıdır. Yani yeni yılın bu ilk sayısında ağlamaktan başka elimizden birşey gelmiyor gördüğünüz gibi. Neyse bu dergi bizim gücümüz yettiğince çıkacak ve sinemanın bütün değerlerini size ulaştırmaya çalışacak. Evet bu ay röportaj yaptığımız isimleri sıralayalım. Bu ayın önemli filmlerinden Kusursuzlar’ın başrol oyuncusu İpek Türktan sizlerle. Malatya Film Festivali’nde En İyi kadın Oyuncu Ödülü’nü alan başarılı sanatçıyla hem filmi hem sinemada kadını konuştuk. Bu ayın bağımsız filmlerinden Meddah’ın gencecik güzel mi güzel oyuncusu Tuğçe Kumral ile tanıştık ve tanıştığımıza da çok memnun olduk. Onu daha birçok filmde seyredeceğimizi düşünüyorum. Yunus Emre Aşkın Sesi bu ayın en önemli filmlerinden. Yönetmen Kürşat Kızbaz ve Yunus Emre’yi canlandıran Devrim Emin bizim konuğumuzdu. Dosyalarımız ise fırtına gibi. Oldboy serisinin bütün hikayesi Murat kızılca’nın kaleminden geldi. Ve yine Oldboy sayesinde yeniden çekilen filmlere bir göz attık. Halil İbrahim Sağlam soyadı gibi sağlam bir dosya hazırlamış. Başak Bıçak bu ayın önemli filmlerinden Inside Llewyn Davis filmini odağına almış. Egemen Tokatlıoğlu ise Prisoner filminin ıncığını cıncığını çıkarmış. Banu Bozdemir yazımızın başında bahsettiğimiz Sinema dergisinin kapanış hikayesini Müjde Işıl ile konuşmuş. Bu satırları yazarken bazen “Daha Bitmediii” diye bağırasım geliyor. Neyse ve gelelim en önemli olaya. Yazarlarımızın arasına ünlü oyuncu Deniz Uğur da katıldı. O kadar röportaj yaptım endüstriyi ve bir oyuncunun macerasını bu kadar dürüst ve gerçek kimsenin ağzından alamamıştım. Deniz herşeyi yazmış. Bundan sonra her sayımızda onun lezzetli yazılarıyla buluşacaksınız. Yine bu sayfada yer kalmadı ama dergide olanları size anlatamadım. Artık siz okuyup hepsine bakarsınız…

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here