Geçtiğimiz ayın şüphesiz en çok konuşulan filmi “Benim Dünyam” oldu. Uğur Yücel, Beren Saat, Ayça Bingöl, Turgay Kantürk ve Hazar Ergüçlü’nün başrolleri paylaştığı film; 2 yaşında geçirdiği bir rahatsızlık sonucu hem görme hem de duyma yetisini kaybeden Ela’nın öğretmeni Mahir Hoca ve azmi sayesindeki başarı öyküsünü anlatıyor.

MERVE GENÇ

Filmin gişedeki başarısına bakarsak Uğur Yücel’in umduğu başına gelmiş gibi gözüküyor. İlk 3 gününde sinema seyircisinin %43’üne ulaşan film, istatistiklere göre sinemaya giden iki kişiden bir izleyicinin tercihi oldu.İlk haftasonunda 186.330 bin kişi tarafından izlenen Benim Dünyam, Ekim ayında vizyona giren filmler arasında son 4 yılın en iyisi, son 9 yılın da en iyi 4. açılan filmi oldu.

Helen Keller’ın The Story Of My Life isimli etkileyici otobiyografisinden sinemaya aktarılmış olan Hint yapımı Black filminden yola çıkılarak beyazperdeye üçüncü kez taşınan film; Ela ve Mahir Hoca’nın siyahtan beyaza giden sıra dışı, umut, azim ve fedakârlık hikayesi. Bu hikayeyi Türk sinemasına katan film ekibi ise yaptıkları işin sonuna kadar arkasında…

UĞUR YÜCEL :

Hikayenin sırrı aslında bir başarı öyküsü olması. Hepimizin hayatında bilmediğimiz körlükler, sağırlıklar ve sakatlıklar var. Bunların illa ki görsel ve işitsel olması gerekmiyor. Ruhumuzda var bu. Esas mesele insanın kendi ruhunu açması. Kendini dünyaya bırakması. Burada çok umutsuz ve dönem itibariyle teknik, teknolojik anlamda çok umutsuz bir halden ışığa çıkan insanların hikayesini anlattık. Bir başarı hikayesi. Herkesin kendi hayatında bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Film; bir taraftan trajedi gibi duruyor bir taraftan da umut verici. Bu yanıyla çok cazip. Çünkü büyük bir trajedi. Ağlıyorsun ediyorsun ama sonuç itibariyle hayat da böyle. Kendi ışığını bulmakla alakalı herşey. Bütün arayışımız bu. Herkesin aradığı şey bu. Bu eski Yeşilçam filmleri gibi bir film. Vardır ya eski Yeşilçam, zengin dramları falan öyle bir dram yani. O yüzden bana uzak bir film değil, yakın bir film. Dolayısıyla ben de çalışırken hem duygulandım hem de severek çalıştık bütün ekip olarak da. Bir trajedi yaptık ama çok eğlenceli, çok güzel bir çalışmaydı. Seyirci de memnunsa başka bir şey yok. Filmin müziklerini Tamer Çıray. Bu çok göreceli bir şeydir ama bence filme, filmin damarına çok uyan bir müzik yapısı var.

Filmi yaparken hep beraber çok iyi zaman geçirdik. Çok eğlendik ama çok trajik bir film yaptık. Zannediyorum herkes bu çalışmayı çok özleyecek. Tekrar bir araya geleceğiz bunu hepimiz biliyoruz. Umarım seyirci de bu filmden hoşnut kalır ve filmi beğenirler. Ben yazlık sinema bahçesinden gelen bir insan olarak söylüyorum. Bence en çok ağlanan film olacak. Ama sonuca mı ağlayacağız onu bilmiyorum.(gülüşmeler…) Her şeyden önce seyircinin gerçekten hoşnutlukla çıkmasını istiyorum bu filmden. Başka bir şey istemiyorum. Ama gerçekten çok acıklı. Bir film hiçbir zaman kaygıyla yapılmıyor. Seyircinin beğeneceği, alkışlayacağı bir film olmasını umut ediyorum. Bugüne kadar çalıştığım filmler içerisinde en çok seyirci gelebilecek film bu galiba. Ben çok iş yapmasını bekliyorum. Gişede başarılı olacağı yönünde bir umudum var.

Ödüllerle falan alakam yok. Ama başka türlü filmler de yapıyoruz, içsel, iç dünyanı anlatan başka hikayeler var orada da. Ödül esasen benim için önemli değil ama bu işte çalışan bir sürü insan var. Ödüllendirilmek güzel bir şey yani. Çalışan arkadaşlar ödüllendiriliyor. Onun için ben de yarışmaya da gitsin falan istiyorum bazı filmlerim için. Ama bu filmin öyle bir şeyi yok yani. Türk sinemasının köklü bir geçmişi var. Genç kuşak; genç oyuncular ve genç yönetmenler başka şeyler düşünüyorlar. Artık daha çok kendi hayatlarına dönük hayal dünyasından uzak, Türkiye gerçeklerine dönük işler yapıyorlar ve son derece iyi işler iyi oyunculuklar çıkıyor. Ben çok beğeniyorum bir sürü işi.

BEREN SAAT :

Filmde çalışmak çok keyifliydi. Hikayenin ve -aslında oynadığımız karakterlerin – gereği biraz ağır geçti. Duygusal olarak yorucu geçti ama setimiz çok huzurlu ve keyifliydi. Güzel zaman geçirdik.

Her oyuncunun yapacağı gibi böyle bir performans alanı varsa iştahla atlar insan. Ben de her oyuncu gibi büyük bir keyifle kabul ettim bu rolü. Bütün hazırlık sürecini kısıtlayıp anlatamayacağım. Detaylı bir sürü çalışma yaptık ama zor bir rol. Çift engelli bir karakter; canlandırmaya çalıştığım karakter. Kendimi emanet ettiğim yönetmen çok önemliydi. Bu filme girerken de aslında birinci neden buydu galiba. Onun dışında sahneyi paylaştığım bütün oyuncu arkadaşlarım her zaman her şeyi keyifli kılan, işimi çok kolaylaştıran sahneler yaşattılar. Her şey çok güzeldi .

 

Ayça BİNGÖL

Ağır bir film olmuş, duygusu çok yüksek bir film. O yüzden gözleriniz dolmadan, ağlamadan çıkmak pek mümkün değil galiba. Ve taşlar da çok güzel yerine oturmuş . Bütün filmin akışı çok iyi, hiç sıkmadan başlıyor ve bitiyor. Ve bütün hikaye bizi içine alıyor. İlk dakikadan itibaren sarıyor görselleriyle, müziğiyle, oyunculuklarıyla. İyi bir iş çıkarmışız ve ben bu işin içinde olduğum için çok mutlu oldum izledikten sonra. İyi ki bu işin içinde olmuşum.

Canlandırdığım anneyi aslında kategorize etmeyi de çok sevmiyorum. O kadar yaradılışımızdan gelen bir duygu ki annelik, kadın olarak var olmayla birlikte. Anne ne yaparsa, bu kadın da onu yapıyor. Her anne bunu yapar. Mücadele ediyor çocuğu için. Onun hayatta kalabilmesi için panter kesiliyor zaman zaman. Bazen duygularına hakim olmaya çalışıyor. Çok acı verse bile çocuğunu hocaya teslim ediyor. Sonunun iyi olacağını bildiği için de tokata bile göz yumuyor.

Benim çok az sahnem vardı işaret diliyle. Onları işaret dili hocamız Ercüment ile çalıştık, öğrendik. O da kolay bir şey değil. Hem konuşuyorsun, hem hareketi yapıyorsun, hem oynuyorsun hepsini birlikte yapmak da çok kolay olmuyor. O kadar muazzam bir ekiple çalıştım ki çok da keyifle mutlulukla ve uyumla çalıştık. Ben de devamının gelmesini isterim. Benim dünyam 2 değil de başka bir şey.

Bu film karanlıktan aydınlığa bir umut bir başarı öyküsü

 

TURGAY KANTÜRK

Tam da düşündüğüm gibi bir film olmuş. Çekerken biz bu filmin böyle olacağını hissetmiştik. Hiç de şaşırmadım aslında.

İzleyiciye aslında çok şey anlatmak istemiyorum filmle ilgili. Bir insanın değişimini, gelişimini, ve dönüşümünü görmesi lazım. Karşılıklı iki hikaye gidiyor. Öğretmen ve öğrencinin hikayesi. Diğer ailedeki insanların da değişimi var. Görüldükçe hissedilecek bir film bu. Hissedilmesi gereken olayla ilgili bir şey anlatılması zaten gerekli değil bence. Kalplerinde hissedecekleri bir film olduğuna inanıyorum.

Benim hayat verdiğim baba aslında her erkek gibi biraz korunaklı bir adam. Onun için de tepkileri sert görünüyor. Aslında kızını ne kadar çok sevdiğini hissediyoruz ama o bunu dile getirmiyor hiçbir zaman. Kızının değişimiyle kendisi de aslında değişiyor. Onunla gurur duymaya başlıyor. Dediğim gibi bir ortak dönüşüm hikayesi aslında. Siyahtan beyaza giden…

 

HAZAR ERGÜÇLÜ

Çok mutlu çalıştık. Çok güzel insanlarla, güzel kalpli insanlarla çalıştım. Beyazperdede de aynen onu gördüm. Beklediğimden çok daha duygulu ve çok daha derin bir iş çıkmış.

Benim karakterim Ayla ablasından dolayı ikinci planda kalmış ve ilgiden yoksun kalmış bir kız. Biraz stresli bir karakter. Ablasını kıskanan, ondan utanan ve mutsuz olan bir karakter. Ama daha sonra tüm bu huylarıyla birlikte Mahir hoca ve Ela’nın yolculuğunda onlarla birlikte o da aydınlığa ulaşanlardan. Filme gelenler engellerini aşacaklar.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here