2010 yılında gösterime giren çizgi roman uyarlaması film Kick-Ass büyük ilgi görmüştü. Başrollerinde şimdilerin yükselen yıldızları Aaron Taylor-Johnson, Chloe Grace Moretz, Christopher Mintz-Plasse gibi isimler bulunurken aksiyon yıldızı Nicolas Cage de filmde kendine yer bulmuştu.

Film, bir Marvel çizgi roman uyarlaması olmakla beraber çizgi romandaki havayı çok iyi yansıtıyordu. Öyle ki oyuncu seçimleri çizgi romandaki karakterler düşünüldüğünde oldukça yerindeydi. Filmde çizgi roman hastası sıradan bir gencin süper kahraman olmak için verdiği çaba konu ediliyordu. Bir o kadar komik ve eğlenceli bir o kadar da renkli olan film amacına ulaşmış ve büyük küçük herkese keyifli saatler yaşatmıştı.

 

İlk film iyi bir gişe yapınca yapımcılar, ikinci film için kolları sıvadılar. Filmde, ilk filmdeki ekibi yine görüyoruz fakat bazı değişiklikler de var. Örneğin ilk filmin yönetmeni, Stardust, X-Men : First Class gibi başarılı işlere de imzasını atmış Matthew Vaughn, yeni filmde yerini devretmiş. Yönetmenlik koltuğunda bu sefer son dönem büyük ilgi uyandıran Bates Motel adlı televizyon dizisinin de yazar kadrosunda bulunan, nispeten daha az deneyimli Jeff Wadlow var. Wadlow, Cry Wolf (2005), Never Back Down (2008) gibi fazla başarılı olmayan filmlere imzasını atmış bir yönetmen. Bu filmin belki de akıllarda en çok soru işareti uyandıran kısmı. Matthew Vaughn’un ilk filmdeki başarısı göz önüne alındığında Jeff Wadlow gibi bir yönetmenin omzuna iki kat yük biniyor. Kendini ispatlamak adına iyi bir iş çıkartmış olabilir veya Vaughn’un altında ezilmiş olabilir. Bunu göreceğiz.

 

Oyuncu kadrosuna baktığımızda, son dönem oynadığı Anna Karenina (2012), Albert Nobbs (2011) gibi oscarlık filmlerde de boy gösteren, ilk filmden de tanıdğımız Aaron Taylor-Johnson karşımıza yine Dave Lizewski nam-ı diğer Kick-Ass olarak çıkıyor. Son dönemin adından en çok söz ettiren ve en çok aranan yıldızlarından 1997 doğumlu Chloe Grace Moretz ise yine Hit-Girl olarak yerini alıyor. Moretz’in ilerleyen kariyerinde Kick-Ass’in önemli bir basamak olduğu aşikar. İlk filmde ‘Red Mist’ olarak izlediğimiz Christopher Mintz-Plasse bu sefer farklı bir isim alarak karakterine geri dönüyor. İkinci filmin merak uyandıran diğer bir konusu da Nicolas Cage’in yeniden filme dönüp dönmeyeceğiydi. Keza uzun süre filme dahil olup olmayacağı belli olmayan aktör ikinci filmin kadrosunda yok. Cage’in yokluğu filmden ne götürür, filme ne katar bilinmez. Filme bir de taze kan gelmiş. Ünlü komedyen Jim Carrey de filmde kendine yer buluyor ve Colonel Stars and Stripes olarak ekibe katılıyor. Cage’in eksikliğini fazlasıyla doldurabilecek olan Carrey, filmin türüne orantılı olarak yerinde bir seçim olarak düşünülebilir. Bu kadarla kalmıyor. Yine seriye, çizgi roman takipçilerinin bildiği yeni isimler de katılmış. Clark Duke’ün canlandırdığı Battle Guy, Lindy Booth’un canlandırdığı Night Bitch gibi.. Eklenen bu yeni kahramanlar ile eğlencenin de dozu artacak gibi duruyor.

Son dönem oldukça fazla çizgi roman uyarlaması yapıldığı düşünülürse Kick-Ass şüphesiz hakkını verenler grubunda olacaktır. Çizgi roman ruhunu perdeye yansıtamayıp sinemanın büyüsüyle doğru bir biçimde harmanlayamayan pek çok uyarlamaya tanık olduk. Bu nedenle her ne kadar hayranlarını tatmin eden yapıtlar ortaya konduysa da bir o kadar hayal kırıklığı yaratanlar da ortaya çıktı. Kick-Ass ilk filmde o dengeyi çok iyi korumuş, hayranlarını memnun etmişti. İkinci filmde de o denge bozulmadıysa iyi bir film çıkacaktır.

Set fotoğrafları aylar önce internet sitelerine düşen filmin ilk fragmanı da yayınlandı. Görüldüğü kadarıyla serinin ikinci filmi yine komik ve bir o kadar eğlenceli sahneler barındırıyor. Chloe Grace Moretz’in artan popüleritesinden olsa gerek, bu filmde daha bir öne çıkmış gibi görünüyor. Kick-Ass hayranlarının merakla beklediği film Amerika’da 16 Ağustos’ta vizyona girecek.

Filmin fragmanını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

 

Egemen TOKATLIOĞLU

twitter.com/egementk

 

https://www.youtube.com/watch?v=7eYLmV8vURA

Egemen Tokatlıoğlu
1981 İzmit doğumlu. Filmlere olan ilgisi 80’lerde eve video girmesi ile başladı. 80-90’ların akla kazınan kült filmlerini repliklerine kadar ezberledi. Korku, bilim kurgu ve fantastik türüne ayrı bir ilgisi vardı. 8 yaşında beyazperde ile ilk tanışmasından sonra sinema vazgeçilmez tutkusu oldu. Aynı zamanda bilgisayar, atari oyunları ve çizgi romanlarla içli dışlıydı. Commodore 64’ü ile sabahlara kadar oyunlar oynadı.Taşınmalar nedeniyle İzmit, Ankara ve Isparta’da farklı okullarda ilköğretim ve liseyi tamamladı. Üniversitede Turist Rehberliği bölümünü bitirdikten sonra çok istediği Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde yüksek lisans yaptı. Korku sinemasına olan düşkünlüğü nedeniyle yüksek lisans tezini “1960-1990 Yılları Arasında Amerikan Korku Sinemasındaki Muhafazakârlık” üzerine yazdı. Amerikan korku sinemasının dönemin toplumunun psikolojik,ahlâki ve siyasi yapısına nasıl ayna tuttuğunu inceledi. Pek çok kurumsal firma, haber sitesi, dergide içerik yazarlığı ve editörlük yaptı. Şu anda hala metin yazarlığı ve editörlük yaparken aynı zamanda bazı online platformlarda, basılı dergilerde sinema yazıları, eleştiriler yazıyor, özel dosyalar hazırlıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.