Nisan sinema severin karnaval zamanı. Nasıl olmasın? Bütün Türkiye’deki sinefiller İstanbul Film Festivali için yatağı yorganı toplayıp 15 günlük maratona koşuyorlar. Bir tarafta festival devam ederken vizyon filmleri de sanki bu dönemi bekler gibi salonları dolduruyor.

Aslında bu bir dengesizlik festivalde 200’ü aşkın film varken film şirketleri de iki haftada 20 film daha sokuyorlar vizyona. Neyse şikayeti bırakalım ve bu yoğun gündemin nabzını sizin için nasıl tuttuk ona geçelim. Bütün yazarlarımız İstanbul Film Festivali’nde gösterilen filmler içinden 10 filmlik listelerini hazırladılar. Festivali takip ederken önerilerimizi dikkate alırsınız umarım. Peki bu ay Türk filmlerinden hangilerinin yönetmen ve oyuncuları bize konuştu? Selam filminin yönetmeni Levent Demirkale, oyuncuları Burçin Abdullah, Yunus Emre Yıldırım dergimizi tercih edenlerin başında geliyor. Yabancı filminin yönetmeni Filiz Alpgezmen ve başrol oyuncusu Sezin Akbaşoğlu ile filmlerinin alt metinlerini konuştuk. Zerre filminin etkileyici yıldızı Jale Arıkan’la da Almanya’dan Türkiye nasıl görülüyorun peşinden gittik. Jin filmiyle geçen ay büyük tartışmalar yaratan Reha Erdem bütün sorularımızı cevapladı. Hatta yetmedi ona soralım diye twitterdan bize ulaştırılan soruları da cevapladı. Kendisine anlayışı için teşekkür ediyoruz. Dizi dünyasında ise Buket Kahraman Emret Komutanım dizisinin oyuncularını içtimaya çekti. Burcu Mercan ise Episode köşesinde zombileri evimize getiren dizileri odağına aldı. Başak Bıçak Hitchcock filminden esinlenerek filmi yapılan yönetmenleri sizin için yazdı. Taa Prag’dan Merve İnce o kendine has stiliyle Batman’in peşine düştü. Bu sayımızda ilk yazısını yayınladığımız çok önemli bir isim de artık bizle. İngiltere’den dergimize renk verecek Müge Çetinkaya ilk yazısında Sinema Electrick’in hikayesini yazmış. Nothing Hill’deki bu tarihi sinemanın öyküsü neredeyse birebir bizim Emek ile örtüşüyor. Bu bağlamda Emek için ne yapmadıksa Müge’nin yazısından okuyabileceksiniz. Bu yazının hemen ardında ise Murat, Susmayan Köşe’sinde Emek için zehir gibi bir yazı yazmış. Açıkçası uyarı alırmıyız diye biraz korktum ama bu yazıyı sizle paylaşmalıydım. Bir de Murat ile Müge’nin yazıları ardarda okununca birbirlerini tamamlıyorlar. İlginç bir tesadüf oldu. Bu dergi gerçekten hacim olarak çok büyüdü. Sizlerin verdiği şevk sayesinde…

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.