Ligimizde heyecan zirveye vurmuşken sinemada futbol nasıl algılanıyor, taraftarların hikayeleri nasıl yer buluyor bir bakalım dedik…

Sinema ve futbol insanları heyecanlandıran, peşinde koşturan iki kavram. Futbol yeşil sahada oynanıyor ama aslında insanların bütün hayatını etkiliyor. Çoğumuz onla sevinip üzülüyoruz. Hatta tuttuğumuz takım yenildiğinde ertesi gün işe bile gelmek istemiyoruz. Kolay mı bizi bekleyen ve dalga geçecek arkadaşlarımız her daim hazırlar. Simon Kuper’in kitabında dediği gibi, “Futbol asla sadece futbol değildir.” Peki futbol nedir? Bunun cevabını belki beyazperdede bulabiliriz. Sinema hayatımızın yansıması demiyor muyuz? Peki bu sinema futbol için ne diyor? Futbolu ve taraftarlığı konu edinen filmleri topladık sizin için. İki başlığa ayırdık. Bir yeşil saha içindeki futbolu konu edinen filmler bir de yüreğimizdeki futbolu anlatanlar. Taraftarlık ve holiganizm bu filmlerde biraz içiçe geçmiş duruyor. Zaten gerçek hayatta da öyle değil mi? Bu iki kategori dışında Türk sinemasında da bir yerinden futbola bulaşmış filmleri sizin için listeledik. İşte dörtbaşı mamur futbolun sineması…

FUTBOL FİLMLERİ

————————–

Cehennemde İki Devre – 1962

Sinema tarihinin ilk futbol filmi olarak anılan yapıt, usta Macar yönetmen Zoltan Fabri’nin imzasını taşıyor. “Zafere Kaçış”ın esin kaynağı olan eser, SS kampındaki mahkum Macarlar ile Alman subayların maçına odaklanıyor.

Libero – 1973

Almanların en büyük efsanesi Franz Beckenbauer’in hayatındaki iniş çıkışları anlatan ve futbolcunun kendisi olarak başrolde oynadığı, yönetmenliğini Wigbert Wicker’in yaptığı “Libero” filmi, 1973’te gösterime girdi.

Zafere Kaçış – 1981

Yönetmenliğini John Huston’ın yaptığı ve oyuncu kadrosunda Sylvester Stallone ve Michael Caine’in yanı sıra yaşayan futbol efsanesi Pelé’nin de yer aldığı unutulmaz film. Filmde 2. Dünya Savaşı sırasında esir düşen bir grup müttefik askerin işgal kuvvetlerinin ellerinden kaçma planları konu edilmiştir.

A Shot at Glory – 2000

Ünlü İskoç futbolcu Ally McCoist de başrolde. Düşüşe geçen eski bir golcü kupada final hedefleyen 2.lig takımlarından Raith Rovers’dan teklif alır ve hikayemiz başlar. Dolu dolu futbol bulacağınız bir yapım. Teknik direktör rolünde ünlü oyuncu Robert Duvall döktürüyor.

Mean Machine – 2001

Wimbeldon’un delisi Vinnie Jones futbolu bıraktıktan sonra sert mizacını bu sefer beyaz perdede gösteriyor. Tıpkı gerçek hayattaki gibi sorunlu bir futbol yıldızını canlandırıyor bu filmde. İçerde gardiyanlardan çeken mahkumları örgütleyerek büyük bir maç organize etme çabasına giriyor.

Bend It Like Beckham – 2002

İngiltere’de yaşayan Hintli bir kızın futbola olan tutkusunun hikayesi. Jessie (Parminder K. Nagra) ailesinden gizli bir şekilde küçük bir kadınlar takımında oynamaya başlar. Fakat bir gün ailesinin bunu öğrenmesiyle hayalleri suya düşer gibi olur.

Das Wunder von Bern – 2003

1954 Dünya Kupası Türkiye’nin katıldığı ilk büyük turnuva olması nedeniyle ülkemizde ayrı bir yere sahip. Öte yandan o senenin kazananı Almanya’ydı. II. Dünya Savaşı’nda ağır bir yenilgi alan Almanlar, kırık gururlarını bu turnuvadaki zaferleriyle bir nebze olsun onarmışlardı. Bern Mucizesi filmi Almanların bu serüvenini birbirine paralel üç hikayeyle aktarıyor.

The Game of their Lives – 2005

Geoffrey Douglas’ ın aynı adlı kitabından Angelo Pizzo tarafından senaryolaştırılan film, 1950 Dünya Kupası’na katılan ABD Milli takımının, Brezilya’da İngiltere’yi 1-0 yendiği maçta elde ettiği başarıyı anlatıyor.

Goal serisi – 2006 – 2007 – 2009

Küçük yaşta ailesiyle Amerika’ya göç eden Meksikalı Munez’in tek hayali bir gün futbol yıldızı olabilmektir. Ailesinden destek göremeyen Munez, bir gün eski bir futbolcu tarafından keşfedilir. Futbolun adeta bir din, St.James Park’ın ise bir katedral kabul edildiği ülkede, Latin Amerikalı genç için kendisini ispatlama ve bu inanılmaz şansı değerlendirerek yıldız olma mücadelesi başlamıştır.

Zidane, un portrait du 21e siècle – 2006

Zinedine Zidane 23 Nisan 2005 tarihinde Santiago Bernabeu stadında oynanan Real Madrid-Villa Real maçının 90 dakikasında 19 ayrı kamera ile görüntülendi ve ortaya bu film çıktı. Zidane’ın maç içersindeki her anı kaydedildi. Akıttığı terin parıldayışı, karakterini yansıtan hareketlerin altını çizen yakın plan çekimler filme renk kattı.

Gracie – 2007

15 yaşındaki Gracie, New Jersey’de üç erkek kardeşin içinde tek kızdır. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder. Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek için, hem de spor tutkusu yüzünden futbol takımına girmeye karar verir.

Tanrı’nın Eli – 2007

Futbol meraklılarının ve futbol oyununun ötesinde insan hikayelerine ilgi duyanların beğeneceği türden bir biyografi olan “Maradona: Tanrı’nın Eli” filminin ismi, dünya kupasında eliyle gol atan Maradona’nın maç sonrası bir televizyon muhabirinin yönelttiği “Golü kafa ile mi, el ile mi attın” sorusuna verdiği ironik cevaptan geliyor.

Maradona – 2008

Emir Kusturica’nın yönettiği belgesel, Arjantinli futbolcu Diego Maradona’nın hayatını anlatmaktadır. Maradona genellikle dünyanın en iyi futbolcusu olarak gösterilmektedir ve uyuşturucu bağımlılığı da sık sık dile getirilmektedir. Maradona’nın gerçek yüzünü aktarabilmeyi amaçlayan Kusturica, belgeselde onun içten bir portresini çiziyor.

Kicking It – 2008

Evsizler Dünya Kupası 2003’ten beri her sene düzenlenen uluslararası bir futbol turnuvası… Kicking It, 2006’da Güney Afrika-Cape Town’ın ev sahipliğini yaptığı bu turnuvayı altı oyuncuyu merkeze alarak anlatıyor.

The Damned United / Lanet Takım – 2009

Efsane İngiliz teknik direktör Brian Clough’un Leeds United’ta geçirdiği 44 günü anlatan ve futbol filmleri kategorisinde hatırı sayılır bir yeri olan film. Filmde Peter Taylor’ı usta oyuncu Timothy Spall, Brian Clough’u da Michael Sheen canladırıyor.

İki Escobar – 2010

Spor, Medellin, uyuşturucu ve politika Kolombiya toplumunun ayrılmaz parçalarıydı. Pablo Escobar, Medellin kartelini yöneten, dünyanın en zengin, en güçlü uyuşturucu taciriydi, Andres Escobar ise Kolombiya’nın en büyük futbol yıldızı. Kişisel bir bağlantıları yoktu ama kaderleri birbirine dolanmıştı.

TARAFTAR FİLMLERİ

——————————

Hillsborogh – 1996

15 Nisan 1989’da Steven Gerrard’ın 10 yaşındaki yeğeninin de aralarında bulunduğu ve hayatını kaybettiği, Hillsborogh’da oynanan Liverpool- Nottingham Forest F.A Cup yarı final maçında meydana gelen ve 95 kişinin ezilerek öldüğü faciayı konu alan film…

Fever Pitch – 1997

Nick Hornby’nin romanından uyarlanan bu film Arsenal fanı bir öğretmenin futbola olan tutkusunu zaman zaman çocukluğuna inerek anlatıyor. Diğer futbol filmlerine göre biraz daha az bilinen bir yapım. Ünlü oyuncu Colin Firth başrolde. Özellikle Arsenal fanları bu filmi kaçırmasın derim. Filmin beyzbola uyarlanmış bir Hollywood versiyonu da var. Bulabilirseniz izleyin

The Football Factory – 2004

Sert bir holigan filmi. Mean Machine’de de oyanayan Dany Dyer başrolde. Millwall ve Chelsea holiganlarının şiddet yüklü kapışmaları, holiganların hayatlarına yakın çekim yapan gerçekçi ve agresif bir film.

Green Street Hooligans – 2005

Rastlantı eseri İngiltere’ye gelen Amerikalı bir öğrencinin West Ham United taraftar grubunun içine girdikten sonra yaşadıkları. Futbolu ve şiddeti birbirinden ayıramayan holiganların dünyasını gözler önüne seren yapım… Taraftar filmleri içinde bir klasik.

Looking For Eric – 2009

Manchester United’a gönül vermiş ve bir Eric Cantona hayranı olan postacı Eric Bishop, hayatının büyük kısmını kendinden ve başkalarından kaçarak, bunalım içinde geçirmiştir. Hayatı yokuş aşağı giderken kendine hayali bir arkadaş bulur, Eric Cantona…

The Firm – 2009

The Football Factory’ nin yönetmeni Nick Love’dan bir futbol filmi daha. “Hayatımda break dance ve ot içmekten başka bir şey daha olmalı” diyen Dominic’in (Calum McNab) West Hamlı holigan grupla bir şekilde yollarının kesişmesi ve ekip lideriyle kurduğu geçici kankalık müessesini ele alıyor film.

TÜRK FİLMLERİ

Hababam Sınıfı serisi
Gönül Kimi Severse 1959
Şekerli misin Vay Vay 1964
Taçsız Kıral 1965
Uyanık Kardeşler 1974
Gol Kralı 1980
Ya Ya Ya Şa Şa Şa 1985
Dar Alanda Kısa Paslaşmalar 2000
Eski Açık Sarı Desene 2003
Takım Böyle Tutulur 2005
Aşk Tutulması 2008
Adı Aşk Bu Eziyetin 2010
Kaledeki Yalnızlık 2011

 

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.