SERDAR AKBIYIK

Seninki Kaç Para filminin iki başrol oyuncusu Vatan Şaşmaz ve Fulden Akyürek komedi dışında da rollerde bulunmak istiyoruz dediler…

Çocuklar Duymasın dizisinde Pınar Altuğ’un muzip yardımcısı Engin karakterini canlandıran Vatan Şaşmaz Senin ki Kaç Para filmiyle beyazperde de. Şaşmaz rol arkadaşı Fulden Akyürek ile sorularımızı cevapladı. Para için ruhunu şeytana satan bir adamı canlandıran Şaşmaz dönemimizde manevi değerlerimizi paraya değiştiğimizi söylerken şu saptamalarda bulundu, “Son yüzyılda para her şeyin hakimi oldu. İnsanların kendini para uğruna satıyor olmasını eleştiren bir film yaptık aslında. En ufak şeylerde bile yalan söyleyerek kendimizi hafiften satar olduk.” Fulden Akyürek ise 14 yıldır komedi oynadığını artık dram ve farklı rollere hazır olduğunu belirtti.

Sizin ilk başrolünüz, bu filmi tercih etmenizin sebebi nedir?

Vatan Şaşmaz: İki sebep var; biri kesinlikle senaryo. Şeytanın ruhunu satma klişesi Amerikan sinemasında da Türk sinemasında da birçok defa kullanılan öğelerden bir tanesi ama alt cümleleri gerçekten cımbızladığımızda alınacak dersler var. Sulu bir komedi sunmuyoruz biz. Direk mesaj da vermiyoruz. Ambalajın içerisinde veriyoruz mesajı, o alt mesajlar benim çok hoşuma gitti. İkincisi kıramayacağım arkadaşlarım vardı o yüzden projede yer aldım. Çok da mutluyum oynadığım için

 

Fulden Akyürek: Aynı şeyleri söyleyeceğim ben de. Tabii Vatan’ın olması da kabul etmemin en önemli sebeplerindendi.

 

Vatan Şaşmaz: Amerika’daki sistem gibi çektik. Hatta yönetmenimiz Amerika’daki oyuncuların içecek parasına biz film çekiyoruz diye espri yaptı. Okuma provasında biz oynayarak okuduk ve orada aslında biz filmi gördük. Bu işin içinde olmam gerektiğini hissettim.

 

Fulden Akyürek: Aynı hisleri ben de yaşadım. Seyirci, Vatan’dan hiç ummadığı bir performans alacak. Çok şaşıracaksınız.

 

Filmin kurgusu bitti mi?

 

Vatan Şaşmaz: Kaba kurgusu bitti ama ince işler var. Biz televizyondan çok iyi anlıyoruz. Televizyon dili konuşan bir ikiliyiz. Bunu sinemalaştırmak gerekti. Sinemanın başka bir dili var, başka bir sanat, başka bir vizyonu var.

 

Aslında sinema ve televizyon oyunculuğu arasında biraz fark var. Bu konuda endişe hissettiniz mi?

 

Vatan Şaşmaz: Çekerken endişelendik.

 

Fulden Akyürek: Birkaç yerde hata yaptık. Yönetmenimiz bu dizi değil diye müdahale etti. Es vereceksin, yavaş yavaş oynayacaksın dedi.

 

Vatan Şaşmaz: Şarkı söylemek gibi. Umut Akyürek’in Türk Sanat Müziği şarkılarından birini alıp arabesk gibi de söyleyebiliriz. Yorum önemli. O yüzden sulu bir komedi değil bizimki. İzleyici duygulanacak da, gülecek de.

 

Daha önce Türk sinemasında şeytanın gözüktüğü, filmler yapıldı. Mesela Mazhar Alanson’un Arkadaşım Şeytan. Yabancı filmlerde, kapitalizmi veya bu gibi şeyleri şeytana yükleyip, insanları nasıl kandırdığına dair eleştiri getirilir. Filminizde böyle bir şey hissediliyor mu?

 

Vatan Şaşmaz: Son yüzyılda para her şeyin hakimi oldu. İnsanların kendini para uğruna satıyor olmasını eleştiren bir film yaptık aslında. En ufak şeylerde bile yalan söyleyerek kendimizi hafiften satar olduk. Yalana inanıyoruz ve bunun kapital düzenle alakası var. Aslında bu durum için yapılacak şeyler var.

 

Bu filmi de yapılacak şeylerden biri olarak görebiliriz.

 

Vatan Şaşmaz: Bu filme gitmek o sisteme bir tepki aslında. Tabi ki hiçbir şeyi değiştiremeyiz ama fark yaratabiliriz.

 

Rollerinizle ilgili biraz bilgi alabilir miyiz?

 

Fulden Akyürek: İki rol oynadım ben. Birincisi ailesi için savaş veren klasik bir Türk kadını, Cemil Poyraz’ın karısı Melahat. Diğeri de ev sahibi, çok çaçaron, kötü karakterli bir insan Naciye.

 

Vatan Şaşmaz: Cemil Poyraz; iyi niyetli, saftirik ama paragöz bir adam. Naciye gerçekten çok karikatürize bir tip oldu. Benim korkum; filmin önüne geçerek fenomen olmasıdır. Naciye’nin videosu internette tıklanıyor. İnsanlar gelip izlemeliler. Bir yandan düşünüp diğer yandan gülmekten yarılmak istiyorsanız Naciye’yi görmeniz gerekir.

 

Sonuçta kadın olarak toplumda tutunabilmesi için bir sertliği olduğunu düşünebilir miyiz?

 

Fulden Akyürek: Yok. Böyle bir kalkan geliştirecek bir kadın değil. 20 yaşında dul kalmış. Fiziksel özellikleri tarafından hiçbir erkek tarafından ilgi görmemiş, biraz sevgi görünce mülayimleşebilen bir kadın. Cemil Poyraz’dan iki iltifat gördüğü zaman da hemen yelkenleri suya indiren ama aynı zamanda da saldırgan bir karaktere sahip.

 

Son dönemlerde Türk sinemasında, aslında jön yok ama yakışıklı erkek ve güzel kadın var. Sizin canlandırdığınız rollere baktığımızda hem güzel kadın hem karakter oyuncusu olma durumu var. Bu konuda biraz yorumlarınızı almak istiyorum

 

Fulden Akyürek: Ben bu konuda tiyatroya çok şey borçluyum. 14 senedir hiç durmadan tiyatro yaptım. Çok çeşitli roller oynadım, kendimi çok geliştirdim. Bu anlamda tiyatro oyunculuğuma çok şey kattı.

 

Sizi dizilerden, sunuculuğunuzdan tanıyoruz. Bütün bu tanınırlıktan dolayı sizin sinemayla daha önce buluşmanız beklendi. Niye film projesi bu kadar geç kaldı?

 

Vatan Şaşmaz: Bu soruyu ben de kendime soruyorum. Aslında filmlerde ufak tefek rollerde oynadım. Elime gerçekten beni mutlu edecek bir senaryo gelmedi. Bir tek bir Karaoğlan projesi vardı. O da hayata geçmedi. Bu film benim hem güldüreceğim hem düşündüreceğim, hem çocuklar duymasından çok farklı rol oynayacağımı ispat edeceğim bir film oldu. Aslında bu filmde ben de 2 rol oynadım sayılır. Aynı insanın değişik evreleriydi. Yaşlı halimi de genç halimi de oynadım. Yaşlı halimi oynarken çok daha başarılı olduğumu söylediler.

 

Yönetmeniniz aynı zamanda senaryonun ortak yazarı

 

Vatan Şaşmaz: Evet Hakkı Görgülü. Genç başarılı bir yönetmen. İki sinema filmi yazıp, çekip, yönetmiş bir arkadaşımız. Ben bu kadar yıldır oyunculuk yapıyorum. Bana rol vermiş bir yönetmen. Yaşından utan bacaksız diyorum kızıyor bana.

 

Fulden Akyürek: Sinemayla, televizyonun ayrımını bize öğreten arkadaş.

 

Peki sizin senaryoya çekimlerde katkınız oldu mu?

 

Vatan Şaşmaz: Oldu. Filmin bazı ana atardamarlarında bazı şeyleri değiştirdik ve çok daha güzel oldu.

 

Fulden Akyürek: Hakkı da bu konuda ego yapmadı bizi destekledi. Çoğu senarist müdahale edilmesine karşı çıkar. Hakkı bizi o konuda destekledi sağ olsun.

 

Filmde bir şansızlık yaşadınız. Azer Bülbül’ün vefatı.

 

Vatan Şaşmaz: Çekimler bittikten 10-15 gün sonra vefat etti arkadaşımız. Çekimler bitti fragmanı yayımladık. Belki izlemiştir veya izlememiştir. Sonra acı haberi aldık. İnanılmaz. Böyle bir şey nasıl olur.

 

Peki şimdi bu filmin çıkmasını bekliyorsunuz. Bu filmin başarısı sizi yol ayrımına getirebilir. Bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz? Sinemada var olmak için bazen başka yolları da kapatmak gerekir.

 

Vatan Şaşmaz: Mesela beraber bir reklam filmi çekiyoruz. Ben artık komedi değil, farklı roller oynamak istiyorum. Fulden’i de yanıma çekiyorum. Fulden kadın komedi oyuncu açığını kapatan bir oyuncudur. Komik kadın eşittir aptal sarışın değildir. Oturun Fulden’i izleyin. Ben komedi oynayamayacağım için yol ayrımı belki çok olacak çünkü ben bir müddet komedi oynamak istemiyorum.

 

Komedi oynamak istemiyor olmanızın altında ne var?

 

Vatan Şaşmaz: Ben sunuculuk anlamında, maddi manevi doyuma ulaşmış bir insanım. Oyunculuğun komedi dalında da başarılarım oldu ama kendimi eksik görüyorum. Elimi taşın altına koymam lazım. Ben de farklı bir şeye geçmek istiyorum. Role göre sakal uzatacağım, saç uzatacağım başka bir şey yapacağım. Benim dram oynamam Kenan İmirzalıoğlu’nun komedi oynaması gibi riskli ama tadından da yenmeyecek bir şeydir.

 

Sizin böyle tercihleriniz var mı?

 

Fulden Akyürek: Ben de 14 senedir hep komedi oynadım aslında artık dram oynamak, oyunculuk yelpazemin ne kadar geniş olduğunu anlatmak istiyorum. Komediden de vazgeçmem tabi.

 

Türkiye’de en fazla gişe yapan dal da komedidir. Ama bir şekilde komedi sinema yazarları tarafından fazla da önemsenmez.

 

Vatan Şaşmaz: Ben sinemada yine komedi oynayabilirim ama televizyonda dram oynamak istiyorum. Mesela Mayıs ayında bu filmin ikincisini çekeceğiz. Sinemada bunun bir kaygısı var, ticari bir iş yapıyorsunuz. Seçim şansınız yok

 

Fulden Akyürek: Ben komediye çok doydum tercihim o yüzden.

 

Vatan Şaşmaz: Bizim filmimizden bir hafta sonra da Tamer Karadağlı’nın Süper Türk filmi girecek bu tatlı rekabet de hoş olacak.

 

Türkiye’de oyuncular sendikası kuruldu. Siz de üye olmayı düşünüyor musunuz?

 

Fulden Akyürek: Ben üye olacağım kesinlikle. Çok doğru bir şey diye düşünüyorum. Oyuncuların hakkını koruyor.

 

Vatan Şaşmaz: Siz 12 saat çalışıyorsunuz. 12 saatten fazla isteseniz de çalışamazsınız. Bu durumda diziler nasıl yetişecek. Yapımcılar sendikalı oyuncuları pek tercih etmeyebilir diye düşünüyorum. Oyuncuların sendikalı olması önemli değil. Yapımcılar da sendikalı olursa ben de olurum.

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.