Yeni Yıl Coşkusu

Bol kadrolu filmlere bayıldığımı daha önce de söylemiştim. Bir filmin içinde bolca hikaye, bolca yaşanmışlık, her türden insan görmek nedense beni fazlasıyla mutlu ediyor. Claude Lelouch’un “Erkekler, Kadınlar, Kullanma Kılavuzu”, Richard Curtis’in “Aşk Her Yerde”, ya da bol yönetmenli “Paris, Seni Seviyorum” kadar yetkin bir örnek olamasa da “Yılbaşı Gecesi” filmi de izlerken mutlu olduğum çalışmalardan biriydi.

2011’i 2012’ye bağlayan gecede New York’ta yaşayan (iyi kötü bir şekilde hayatları kesişen) bir avuç insanın yaşadıklarına odaklanan “Yılbaşı Gecesi”nin sağlam bir oyuncu kadrosu var. Halle Berry, Jessica Biel, Jon Bon Jovi, Abigail Breslin, Chris Bridges, Robert De Niro, Josh Duhamel, Zac Efron, Hector Elizondo, Katherine Heigl, Ashton Kutcher, Seth Meyers, Lea Michele, Sarah Jessica Parker, Michelle Pfeiffer, Til Schweiger, Hilary Swank ve Sofia Vergara gibi isimlerin rol aldığı filmin yönetmeni ise daha önce neredeyse aynı kadroyla “Valentine’s Day”i çeken Garry Marshall. Ki kendisi “Pretty Woman”, “Runaway Bride” ve “The Other Sister” filmlerinden de hatırlanacaktır.

Filmin en umut veren hikayesi; hayatında önemli değişiklikler yapmaya karar vermiş orta yaş üstü bir kadının (Michelle Pfeiffer; ki kendisi oldukça iyi performans gösteriyor), hayatı anlık yaşayan, deli dolu, enerjik bir gençle (Zac Efron) karşılaşması ve eski ruh halini geride bırakmasının anlatıldığı hikaye. En zayıf halka da Robert De Niro ve Halle Berry’nin içinde bulundukları hikaye… Robert De Niro kanser hastası ve ölümüne saatler kalmış birini canlandırıyor. Filmin akışına, karakterlerin heyecanına, sevincine, tam kendinizi kaptırıp giderken, birden bire ‘ölüm’ü hatırlamak pek de hoş olmuyor. Filmin kuşkusuz en zayıf yanı senaryosu. Zira daha önce pek de hatırı sayılır işlere imza atmamış olan Katherine Fugate’nin elinden çıkan senaryonun eksikleri, gereksiz yere uzatılmış fazlalıkları var. Keşke Garry Marshall böylesine kompleks bir senaryonun altından başarıyla kalkabilecek birini konuyla ilgili görevlendirseymiş.

Yılbaşı gecesinin gerçek coşkusunu yakalayabilmek için 2010’u 2011’e bağlayan yılbaşı gecesinde çekimler başlamış. 8 saatlik çekimler sırasında 2012’yi andırması için bazı figüranlar 2012 yazılı şapkalar, atkılar..vs. takmışlar. Bu sayede de Times Meydanı’nın coşkulu ortamı filme olabildiğince yansıtılmış. Küçük bir not düşmekte fayda var. Times Meydanı ilk defa gece yarısı bir filme sahne oluyor.

Sonuç olarak… Beklentinizi yüksek tutmazsanız, bol karakterli filmleri izlemek size iyi geliyorsa, yeni yıla tazelenmiş, umut takviyesi yapmış bir şekilde girmek istiyorsanız “Yılbaşı Gecesi”ni seveceksiniz.

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans ve doktora öğrenimini tamamladı. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır. Esenyurt Üniversitesi Radyo Tv. ve Sinema bölümünde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.