ZEYNEP USLU

Cinedergi’ye yazmaya başladığımdan beri aklımda hep bir öğretmen filmleri dosyası oldu ama kasım ayı, öğretmenler günü dolayısıyla bu yazı için en uygun zamandı. Öğretmenlerin hayatımızda ne kadar büyük bir etkisi olduğunu, tercihlerimizi, beğenilerimizi ve hatta ileride seçeceğimiz mesleği tetikleyen hayati unsurlar olduğunu fark etmeyiz çoğu zaman. Çoğumuzun, asla hatırlamak istemeyeceği öğretmen figürleri kadar, bir o kadar unutulmaz olan emektar, idealist öğretmen figürleri vardır. Belki de onları unutulmaz kılan, çağın ihtiyaçlarını her zaman bir adım geriden takip eden eğitim sisteminde, bir adım önde olma cesaretini göstermeleridir. Dahası, bugünkü modern eğitim anlayışındaki pek çok yeniliğin bile öğretmenlerin tek tek mücadeleleri ve ödedikleri bedeller karşılığı olmasıdır. “Ölü Ozanlar Derneği”ni bir sinema klasiği yapan, öğrencilerine ulaşmak için okul idaresi ve aileler de dahil olmak üzere bütün sınırları zorlayan pek çok gerçek öğretmen hikayesinden biri olma özelliğini taşımasıdır. Hababam Sınıfı, bizi güldüren sahneleri kadar Mahmut Hoca’nın tatlı sert mizacının ardında öğrencilerine olan koşulsuz sevgisiyle hafızalarımıza kazınır. İdealist öğretmen filmleri, konu itibariyle birbirine benzer görünse de, ortak çaba ve özverinin benzerliğidir bu. Gerçek olamayacak kadar idealist bu karakterler, kuşkusuz her insan gibi zaaflar taşırlar ve filmlerde onlara eşlik eden, sisteme uyumlu, duyarsız, kimi zaman öğrenci düşmanı diğer meslektaşları (bu da başka bir dosyanın konusudur) kadar gerçektirler.

İki Dil Bir Bavul / 2009

İki Dil Bir Bavul, öğretmenliğe başladığı yıl, Doğu Anadolu’da bir Kürt köyüne atanan Türk bir öğretmenin karşılaştığı zorlukları ortaya koyan bir belgesel çalışma. Türkçe bilmeyen çocuklar, zor hayat şartları ve gurbet, yeni öğretmenin sabrını ve azmini sınayan herşey kameraya onun gözünden yansıyor. Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın yönetmenliği üstlendiği film, özellikle gönüllü bir öğretmen ve gönüllü bir köyün rızasıyla çekilmiş gerçek zamanlı bir belgesel olma özelliğiyle öne çıkıyor.

Öğretmen / 1988

Yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı filmde, Kemal Sunal, Hüsnü öğretmeni canlandırıyor. Hüsnü Öğretmen, idealist öğretmen motifine oldukça aşina olan sinemamızın dramatik karakterlerinden biri. Oldukça başarılı bir öğretmen olan Hüsnü öğretmen, ödüllendirilerek İstanbul’a atanır. Büyük hayallerle İstanbul’a göçen öğretmen ve ailesi daha ilk gün geçim sıkıntısıyla yüzleşir. Bir yandan okulda öğrencileriyle ilgilenmeye çalışan Hüsnü öğretmen, diğer yandan ailesini geçindirmek için işportacılık yapmak zorunda kalacaktır. Öğrencilerinin sevgisi ve desteğine rağmen, bu zor yaşam koşullarıyla baş etmek mümkün değildir.

Koro ( Les Choristes) / 2004

Koro, bir yetimhanede öğretmenlik yapmaya başlayan Clement Mathieu’nun buradaki asi ve gözden çıkarılmış öğrencilere ulaşmak için müziği kullanarak bir koro kurmasının hikayesi. Yine bir Fransız filmi olan 1946 yapımı “Bülbül Yuvası” filminin yeniden çevrimi olan film, müzik ve ses dallarında pek çok ödül almıştı. Koro’da dikkatimizi çeken özellik öğretiminimizin bir kahramandan çok sistemin akıl dışılığına karşı kendiliğinden bir çaba gösteren sıradan bir karakter olması.

Karatahta ( Takhte Siah) / 2000

Karatahta, Samira Makhmalbaf’ın henüz yirmi yaşında çektiği bir İran filmi. Halepçe katliamının hemen ardından yaşanan göç ortamında sırtlarında kara tahta köy köy dolaşan ancak ders verecek öğrenci bile bulamayan öğretmenler. Eğitim teferruatlaştığı bir ortamda çocuk işçiler. Makhmalbaf, oturuduğumuz yerden “eğitim şart” diyerek kurduğumuz buyurgan denklemi savaş ortamının parametreleriyle tersinden kurup suratımıza çarpıyor bu filminde.

Sınıf (Entre Les Murs) / 2008

Fransız banliyölerinden birinde, farklı etnik köken ve inançtan gençlerin okuduğu bir okulda öğretmenlik yapan François ve sınıf öğretmeni olduğu sınıfla yaşadığı problemlerin anlatıldığı film, bir belgesel tadında, oldukça doğal ve sınırları zorlayıcı bir gerçekçiliğe sahip. . François, kimi zaman öfkesine yenilse, bazen çaresiz kalsa da öğrencilerine yardım etmek için çırpınıyor. Neredeyse tamamı, sınıf ortamında geçen film, dört duvar arasında Fransa’nın bir portresini çiziyor, ülkenin gerçeklerini ve çatışmalarını, sömürge sisteminin sonuçlarına varana kadar bir sınıfın ve okulun duvarları içinde tartışıyor.

Özgürlük Yazarları ( Freedom Writers) / 2007

Öğretmenliğe yeni başlayan Erin Gruwell, büyük çoğunluğu çete mensubu olan gençlerin doluştuğu bir sınıfta öğretmenliğe başlar. İdealist bir babanın idealist kızı olan Gruwell’in hikayesini özgün kılan, öğrencilerin yaşamlarına dair verdiği ayrıntılar ve onların birbirlerine olan düşmanlıklarına karşı savaş açması. Siyahın çekik gözlüye, Latinin siyaha ve tabi herkesin beyaza düşman olduğu sınıfta, tarihin en büyük soykırımı ve sonuçları üzerinden empati sağlayan Gruwell’in otobiyografik kitabından uyarlanan filme adını veren Özgürlük Yazarları bir akım olarak pek çok okula yayılmış ve pek çok öğrenciye ulaşmış.

Sakıncalı Düşünceler (Dangerous Minds) / 1995

Bu kez Michelle Pfeiffer’i iflah olmaz siyahi ve göçmen öğrencilere ulaşmaya çalışan öğretmen rolunde izlediğimiz film, idealist öğretmen filmlerinin öncülü sayılabilir. Bir kenar mahalle okulunda sorunlu öğrencilerin olduğu bir sınıfta öğretmenliğe başlayan Louanne Johnson, klasik yöntemlerin işe yaramadığını görecek ve kendi yöntemlerini üretmek zorunda kalacaktır.

Muhteşem Munazaracılar (The Great Debaters) / 2007

Denzel Washington’un yönetmenliğini ve prof. Tolson rolünü üstlendiği film, yine gerçek bir öğretmen hikayesinden uyarlama. 1935 yılında, siyahların görece özgürlüklerine kavuşmaya başladığı bir dönemde, siyahi öğrencilerden oluşmuş bir grubu ülkenin en iyi münazara takımlarından biri haline getiren Prof. Tomson’un hikayesi, dönemin can alıcı gerçekleri ve siyahi öğrencilerin kendilerini ispat etme öyküleriyle iç içe ele alınıyor.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.