NİL ÖZER

 Ünlü yönetmen ve müzisyen Nezih Ünen’in ikinci filmi bugün (2 Aralık Cuma) vizyona girdi. Romantik drama türündeki filmin başrollerini Yunus Güner, Fadik Sevin Atasoy, Tan Sağtürk, Veysel Diker, Pelin Acar ve Özlem Tekin paylaşıyor.

Günümüz aşklarını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna yönetmen Nezih Ünen, ” Yeni aşklarda insanlar ilişkilerinde huzur değil, çatışma arıyor” diyor. Filmde yakışıklı, romantik Koray karekterini canlandıran Tan Sağtürk ile yönetmen Nezih Ünen’le keyifli bir söyleyişi yaptık.

Mavi Pansiyon nasıl gelişti?

Nezih Ünen: İlişkiler hakkında bir film çekmek istedim. İlişkiler son zamanlar ister istemez çok kafa yorduğum bir konu. Sonuçta mutlu olmak için yaşıyoruz. Daha genç insanlar için kafa karışıklığı yok, onlar zaten yeni aşk için doğup büyümüşler. Benim de içinde olduğum bir grup var ki bizler eski aşkı tanıdık, bir kısmımız hala o eski aşklarda, bir kısmımızsa yeni aşkı kavramış adapte olmuş bile. Bu filmde seyirciye keyifli anlar yaşatmak için hem de konunun ilişkilere odaklanması için pansiyonda bir araya gelmiş insanlardan oluşan bir hikaye yapmak istedim.

Kabul etmenizdeki etkenler nelerdir?

Tan Sağtürk: En önemlisi bir aşk filmi. Çocukluğumdan beri içinde hep aşk olan eserlerde canlandırma yapmak zorunda kaldım. Zorunda diyorum çünkü 10 yaşında bir mesleğe başlıyorsunuz. Tekniğiniz değil yorumlamanız önemlidir. Hissediyor olmanız gerekir. Bugüne kadar çok değişik aşklar yorumladım. Senaryoyu okuduktan sonra bugüne kadar yaptığım her şeyin çok dışında bir başka ilişki tipi vardı. İlk önce bu etkiledi daha sonrasında da kişiler. Nezih’in ‘Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’ filmi evet dememde çok etkili oldu. Benim için çok sağlam bir tohum ekilmiş oldu.

Konusundan biraz bahseder misiniz?

 Nezih Ünen: Günümüz ilişkilerin değişiminden bahsetmek istedim. Eskisi gibi değil ilişkiler. Yeni aşkların filmi diyebiliriz. İnsanların ihtiyaçları ve beklentileri değişti. İlişkilerinde çatışma istiyorlar. Mesela Tan’ın (Sağtürk) canlandırdığı Koray karekteri, romantik, başarılı ideal bir erkek. Eğer 20 yıl önce çekseydik bu filmi Tan (Sağtürk) başrol olurdu. Günümüzde Fadik’in (Sevin Atasoy) canlandırdığı Bahar karekteri, daha serseri komplike olan Ahmet (Yusuf Güner) karekterini çekici buluyor. Burdan da şu anlaşılıyor ki günümüz ilişkilerinde insanlar huzur yerine çatışma arıyorlar.

İlk profesyonel sinema tecrübeniz…

 Tan Sağtürk: Özgüvensizlik vardı bende. Mesleğim ve kariyerim açısından da hissedemediğim aslında çok da bilmediğim bir mecradır sinema konusu. Çok az örneklerde bulundum. O yüzden bir güven duygusu üzerine kurmak gerekiyordu

.Eski aşkları arıyor musunuz?

 Nezih Ünen: Valla bana sorarsanız ben hala eskilerdeyim. Benim için ilişkiler insanların hikaye yazmak için ya da kendi hayatımı bir hikayeye dönüştürmek için ilişki aramıyorum. Bu durumu çok sağlıksız buluyorum. Biz bir plak almak için harçlık biriktirirdik, şimdi ellerinin altında şarkı sayısını bilmedikleri Mp3 ler var. İlişkileri de Mp3 gibi artık. Değeri çok az. Benim için ilişkiler bir çabayla ulaşılan elde edildiği zaman kıymetlidir. Okul zamanında platonik olarak yaşadığım aşklarımın hiç birini unutmamışımdır. Günümüzde insanlar müziği, mekanları ve aşkları çok çabuk tüketiyorlar.

Oyunuculuk kariyeriniz için neler söylemek isttersiniz?

 Tan Sağtürk: Sinemayla ilgili bir başlangıç olabilir. Bilemiyorum zaman gösterecektir, endişem ve ümitlerim yok bu konuda. Keyifle seyredip gurur duyacağımız bir yerde tutmak isteğindeyim.

Peki Türkiye aşkı biliyor mu?

Nezih Ünen: İyi bilen ülkelerden biri. Çok farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir ülkeye sahibiz. Aşk insanların en önemli ortak noktası. Filmde de üç ayrı kültürdeki ilişkileri görüyoruz ama birleştikleri nokta aşk Yaşadığımız olumsuzluklarla birbirimize duyduyumuz sevgi sayesinde üstesinden geliyoruz. Aşkı daha çok sevgi olarak görüyorum.

Yeni aşkları yadırgıyor musunuz?

Tan Sağtürk: Kolay değil reçetesini bulamamış olmak, çünkü formüller vardı uzun süreli ilişkiler vardı gıpta ile baktığımız. Birbirini gerçekten seven, saygı duyulan uzun ilişkilere özenle bakıyoruz. Korumak çok önemli bulamamakta çok acı verici bir şey. Evlendim, koruyabilirsek benim en değerli ilişkim olacak. Çocuğumun annesi ilişkimizi başka bir boyuta götürdü.

Kadro nasıl bir araya geldi. Yazarken isimler belli miydi?

Nezih Ünen: İlk başta kafamızda isimler vardı ama sinemada oluşana kadar isimler değişebiliyor. Yazarken tipler canlanıyordu, oyuncular canlanıyordu. Veysel Diker’in oynadığı karekteri kafamda ilk başta Haluk Bilginer olarak düşünmüştüm. Temasa bile geçmedik. Düşündüğüm gibi gelişmedi olaylar. Pelin acar sürpriz bir isim oldu. Yeteğini performansını hayretle karşıladım. Tan ‘ın(Sağtürk) olmasını çok istedim çünkü onun pozitif enerjisine ihtiyacım vardı.

Unutamadığınız aşk filmeri var mı tekrar tekrar seyrettiğiniz?

Tan Sağtürk: Klasik İtalyan sineması filmleri çok severim. Sophia Loren’in oynadığı filmlere bayılıyorum. Son dönem filmlerinden Avatar’da bence çok güzel bir aşk vardı. Adamlar sanatın tohumunu gömmüşler ve bundan da para kazanmayı bilmişler bence çok önemli bir şey.

Çekerken sizi etkileyen bir an var mı?

 Nezih Ünen: Tan’ın Fadik’le bir dans sahnesi vardı ama önceden bir hazırlık yapmamıştık. Son günlerimizdi bir telaş içerisindeydik anlayacağınız. Tan ve Fadik kendi aralarında dans sahnesini çalışmışlar, gördüklerime çok şaşırdım, monitör başında çok duygulandım, etkilendim. Bu an’ı unutamam.

Sizin aşkınız…

Tan Sağtürk: İlk önce eşim. Evliliğimi korumak zorundayım. Kızım da çok önemli tabii ki ama ben evliliğimi koruyamazsam kurduğum bütün düzen bozulur.

Biz sizi müzik adamı olarak tanıdık. Yönetmen Nezih Ünen’in hikayesini öğrenebilir miyiz?

 Nezih Ünen: Müzik sinemaya çok yakın, ortak çok yönleri var. Müzik yönetmenliği tabir edilen işi çok uzun zaman yaptım. Anadolu’nun Kayıp Şarkıları projesi ile her şeyi kendim yapmayı öğrendim. Kamera kullanmayı, montajı…Bir baktım ki sinemayla ilgili çok şey öğrenmişim. Bir yönetmenin söyleyecek sözü olması gerekiyor. Şu döneminde hayatımın anahtarını yakaladığım bir dönemdeyim.

Yönetmenliğe kendi projelerinizle mi devam edeceksiniz?

Nezih Ünen: Hayatımın şu noktasında yaşadıklarımdan dolayı anlatmak istediğim hikayelerim çok. Bu nedenle şu anda çekilmeye hazır birkaç projem beklemede. Önümüzdeki yaz bunlardan bir tanesini hayata geçireceğim. Böyle yaparsam insanlar gelir para kazanırım değil, muhakkak bunu anlatmalıyım derdinde olan bir yönetmenim.

Mavi Pansiyon seyircide nasıl bir tat bırakacak?

Nezih Ünen: Mavi Pansiyonu seyretmek için koltuğuna oturan seyirci en başta şunu garanti ediyorum çok keyifli bir film seyredecek. Seyrederken güzel yerlere gidecek. İlişkilerde de yeni aşkların yaşandığı bir ortamda kendini bulacak. İlişkilerin biçimi dışında baktığımız zaman zamanı olmayan ortamlara tanık olacak. Kadromuz çok iyi, müzikler şahane daha ne olsun…

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here