Fırat Sayıcı

Bunu neden yaptın Shyamalan?…

“6.His” filmiyle sinemada adından söz ettirmeye başlayan Night Shyamalan, sırasıyla “Ölümsüz”, “İşaretler”, “Köy”, “Sudaki Kız” ve “Mistik Olay”ı çekti. Seyirci, “6.His”ten sonra bir hayli umut bağladı Shyamalan’a ancak beklenen olmadı. Bir türlü çıtasını yükseltemeyen Shyamalan, kötü eleştirileri de kabullenmek istemedi. Son olarak çektiği ve dünya çapında müptelaları olan “Avatar” adlı animasyon uyarlamasını da eline yüzüne bulaştırdı. Peki ama neden?

Shyamalan’ın “Son Hava Bükücü” meselesini neden berbat ettiğine geçmeden önce kısaca hikayeye bakalım… Kaderleri birbirine bağlanmış dört ülke ( Hava, Su, Toprak ve Ateş) barış içinde tarihsel süreçte ilerlerken, açgözlülüğe karşı koyamayan Ateş ülkesi, diğer ulusları boyunduruğu altına almaya çalışır. İlk iş olarak da Hava ülkesinin fertlerini yok eder. Daha sonra Su ve Toprak ülkelerini köleleştiren Ateş ülkesinin en büyük korkusu, bir efsane haline gelen Avatar’ın yeniden ortaya çıkması ve bu gidişata bir dur demesidir. Aradan yüzyıl geçer ve reenkarnasyon sonucu vücuttan vücuda geçen Avatar nihayet geri döner. Üstelik Aang adında bir çocuk görünümünde. Şimdi, Ateş ülkesinin kötücül egemenliğine son verecek olan Aang, diğer ulusların tek umududur.

Üçleme olarak planlanan “Son Hava Bükücü”, Nickelodeon televizyonu tarafından çocukların beğenisine sunulan başarılı bir animasyon. Küçükler kadar animeye ilgi duyan yetişkinlerin de, takip ettiği Emmy ödüllü “Avatar” toplam 3 sezondan oluşmaktaydı. Böylesine kallavi bir animeyi sinemaya uyarlamak kolay değil elbette. Uyarlamada sanat ekibine çok iş düşmüş. Dört ulusu yaratmak için seçtikleri yöntem şu; Su ülkesi için Avrupa, Ateş ülkesi için Ortadoğu (Daha çok Hindistan), Hava ülkesi için Budist keşişler, Toprak ülkesi için de Uzakdoğulu ırklardan ilham alınmış. Oyunculuklara gelince… Seçilmiş kişi mevzusunun sık sık kullanıldığı son on yıldır, sinema seyircisi böylesine kötü bir rol sergileyen seçil(eme)miş kişi görmemişti. Sırf dövüş sanatlarına hakim diye Aang rolü için seçilen Noah Ringer’in acemiliği filmden çok şey götürmüş. Danny Boyle’un “Milyonlar” filminde göz kamaştıran Dev Patel bile Shyamalan’ın elinde güdükleşmiş. Yetersiz oyuncu performanslarına bir de senaryo kopuklukları eklenince seyirci, aksak ritimli bir filme maruz kalıyor. Shyamalan’ın bir hüner gibi göstermeye çalıştığı uzun plan-sekans dövüş sahneleri bile seyirciye sunulan anlık tatminlerden öteye gidemiyor.

Kızının televizyonda hayranlıkla (animasyon olarak) seyrettiği “Avatar:The Last Airbender”ı, belki de en çok kızı mutlu olsun diye çekmeye kalkışan Shyamalan’ın düştüğü en büyük hata senaryoyu kendisi yazması. Zira “Son Hava Bükücü”nün başarılı bir uyarlama olma şansı Shyamalan’ın kalemi yüzünden kaçıyor. Neyse buna da şükür diyelim… En azından Shyamalan bu kez filminde rol almıyor.

 

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here