İçimdeki, içindeki Kosmos

Serdar Akbıyık

2010’un en önemli filmlerinden Reha Erdem’in Kosmos’u bu hafta vizyona giriyor. İçimizdeki delinin çarpıcı hikâyesi, insan mucizesinin sınırlarını bize tanıtıyor…

İnsan nedir, ben kimim, hisseden miyim yoksa doğup büyüyüp ölen mi? İşte bunların hepsi kendimizi tanımak için sorduğumuz sorular. Bu soruları sordukça bir tezatlar yumağı olduğumuzu anlıyoruz. Sanat ve insan üretimi olan her şey aslında uzaktan yakından bu soruların cevabını aramak için kullandığımız yollar. Cevapları aramak için ne kadar kendi duygularımıza odaklanırsak o kadar kişiselleşiyoruz. Bu noktada Türk sinemasının son dönem üretimlerinin en önemli iki yapıtı ardı ardına vizyona girdi. Geçen hafta Semih Kaplanoğlu’nun Bal’ı bu hafta ise Reha Erdem’in Kosmos’u çok kişisel ve değerli üretimler. Kosmos, Reha Erdem’in kendi iç dünyasında kanatlarını takarak yaptığı bir yolculuk aslında. Bir sınır kasabasına gelen siz deyin deli, ben diyeyim meczup salya sümük bir adam görüyoruz. Ağlıyor, acı çekiyor, gülüyor izleyici bu sahneden sonra adama zaten deli damgasını vuruyor. İşte tam bu noktada hepimizin içinde bir deli olduğu hissine kapılıyoruz. Reha Erdem’in perdeden bize sunduğu bu kahraman sanki bizlerin toplumdan sakladığı tatminsizliklerimizi, maske takmamış hislerimizi ifade ediyor. Bu hislerimizi hiçbir kıstasa bağlı olmadan yaşamaya kalksaydık sanıyorum her birimiz Reha Erdem’in birer kahramanı olurduk. Çünkü yaşam denen şeyin gizli tadı o saklı duygularda yatıyor. Kosmos filmi sadece bu değil elbette. Bu film kendi içinde bir ayna bizim için. Filmin ilk sahnesinden hemen sonra derede boğulan çocuğu kurtaran meczubumuzun kasabalılar tarafından nasıl algılandığını görüyoruz. Onun başka mucizeleri de kasabalıları etkiliyor ve ona korku, saygı karışımı bir hisle yaklaşıyorlar. Bu noktada niye hissettiğimiz gibi yaşayamadığımızı anlıyoruz. Eğer kuralları yıksak ilk başta aldığımız beğeni, sonrasında nasıl bir dışlamanın kökeni oluyor onu yaşıyor meczup. Bütün bu hesaplaşmaların içinde yaratan mevzusu belki Kosmos’un renklerini veren en önemli konu. Meczubun mucizeleri bizi Şamanizm’den, Müslümanlığa, Hıristiyanlığa bütün inançların temellerine götürüyor. İnancın özünü sen ben çekişmesine girmeden veriyor. Tam da burada Kaplanoğlu’nun Yusuf üçlemesi de geliyor aklıma.

Olabildiği kadar farklı iki filmin varoluşumuzu sorgulaması  sebebiyle ne kadar bir olduğunu da görüyoruz. İşte sinemaya bir kere daha aşık olmamızın sebebi bu.

Kosmos’un her sahnesini teker teker yorumlayabiliriz. Ve inanın sayfalar yetmez buna. Sinema öyle bir şey ki teknik olarak belki yeni üç boyutlu oldu ama sesli filme geçildiğinden beri olabildiği kadar çok boyutlu.

Yaşamın kendisinden bile çok boyutlu çünkü üretenlerin hayal gücü sınırların ötesinde. İnsan fiziki olarak yer aldığı dünyadan çok daha fazlasını kapsıyor hissettikleriyle, tatminsizlikleriyle. Reha Erdem’in tatmin olmamasını diliyorum. Çünkü bu tür filmler ancak o acıyı yaşayanların elinden çıkar. O tatmin olmasın ki biz koltuğumuzda, perde karşısında seyrettiğimiz filmin gücüyle kendimizden geçelim ve tatmin olalım.

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen:

Reha Erdem

Senaryo: Reha Erdem

Oyuncular: Sermet Yeşil, Türkü Turan, Hakan Altuntaş, Murat Deniz, Asil Büyüközçelik, Sencar Sağdıç

Yapım: 2009, Türkiye

Tür: Drama, Fantastik

1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here