Vikingler geri geldi!

Banu Bozdemir
(banubozdemir&gmail.com)

Son yıllarda çekilen animasyonların bu kadar ilgi çekici olması bu alanda verilen ürünlerin de kalitesinin tavan yapmasına sebep oluyor. Eğer ben çocuk olsam, kesinlikle büyükleri bu şölenin dışında tutmak istemem, hemen Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’in yolunu tutarım. Sebepleri o kadar fazla ki! Hem üç boyutlu, hem animasyon, hem çevreci, hem hayvan sevgisi aşılıyor, hem Vikingleri ve ejderhaları tanımamızı sağlıyor hem cesaret verici, heyecanlı ve de hareketli bir yapım.

Vikingler bizim çocukluk kahramanlarımız. Onların tek kanallı televizyonlarımızda yer işgal etmesini dört gözle beklerdik. Macera çok fazlaydı ve bizim de enerjimizi boşaltacak aracı kahramanlara ihtiyacımız vardı. ‘Vikingler geliyor devamı haftaya şarkısı’ aramızda bir hayli popüler olmuş, burnunu kaşıyan ve herkesin hayatını kurtaran Vicky ise tam bir idolümüz olmuştu. Haydi yallah hop hop diye küreklere asılan bu iri insanlar şimdi biraz farklı bir şekilde karşımızda. İrilikleri yine yerli yerinde maşallah. Tek iri olmayan, savaşmamayı sevmemesiyle bizim küçük Vicky’i andıran küçük Hıçkıdık. Onun derdi farklı icatlar yapmak ve bütün dünyadan farklı olan haşereleri ejderhalardan pek de bir korkuyor. Ejderhalar da az değil hani, hem iriler, hem ateş çıkarıyorlar hem de önlerine ne çıkarsa alıp bilinmedik bir yerlere götürüyorlar . Saldırdıkları anda bütün şehir yerle bir..

Ama Hıçkıdık zaten minimini cüssesiyle savaşmayı sevmeyen, soruna farklı bir çözüm getireceğini filmin taa başında hissettiriyor. Aslında tam irikıyım bir Viking olmak istemesine rağmen. Ve kendisini küçümseyen babası da dahil olmak üzere herkesi şaşırtıyor. Bir şeyle savaşmak için önce onu tanımanın gerekli olduğunu bir şekilde öğreniyor Hıçkıdık. Tabii bunda icadının tesadüfen yakaladığı, herkesin çok korktuğu Dişsiz’le kurduğu farklı ilişki var.

Film bir kitap uyarlaması, Cressida Cowell’ın kitaplarından. Filmde uçma sahneleri çok başarılı ve Hıçkıdık’ın Dişsiz’i uçurmak için gösterdiği çaba birçok çocuk için çok özendiririci bir aşama… Ve kesinlikle duygusal derinliği çok fazla. Gerçekten de çok keyifli. Her duyguya yol açan bu animasyonu, herkes izlemeli… Kitaplar seri halinde, devamı gelebilir o yüzden baştan başlamak da fayda var!

Banu Bozdemir
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve ‘Sevgilim İstanbul’ programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan ‘Rejans Tarihi’ ve ‘Rejans Yemekleri’ kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, 'Çevremi Seviyorum' adı altında on iki tane ‘çevreci’, dört tane fantastik çevre temalı yirminin üzerinde çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı ‘Leylalı Haller’ yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlerde ve festivallerde jüri üyesi olarak görev alıyor, filmlere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema ve çevre atölyeleri düzenliyor.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.