Kirk Jones’un yönettiği ve Robert DeNiro, Drew Barrymore, Kate Beskinsale ile Sam Rockwell’in oynadığı Herkesin Keyfi Yerinde (Everybody’s Fine) bu yılın en önemli filmlerinden. Tabii göreceli bağımsız bir yapım olması veya sessiz sedasız vizyona girip çıkacak olması bu gerçeği değiştirmez. Her şeyden önce mükemmel bir kadrosu var. Robert DeNiro’nun son dönem aksiyon veya komedi filmlerinden sonra ona yakışan dramatik bir rolü oynaması sinema adına bizi çok sevindirdi. Modern zamanın modern ilişkilerinin yıprattığı gerçek yaşamdaki rollerimizin dramatik bir yansımasını yaşatıyor DeNiro canlandırdığı baba karakteriyle. Hemen onun ardından Sam Rockwell’in ismini anmak istiyorum. 2009’un en önemli filmlerinden Tıkanma ve ülkemizde vizyona girmemiş olan Moon filmiyle başarısını devam ettiren Rockwell bu filmde Deniro ile muhteşem bir uyum sağlıyor. Kate Beckinsale ve Drew Barrymore’da kendilerine düşeni yapıyorlar. Filmin orijinalini 1990’da Giuseppe Tornatore yazdı ve yönetti. Hollywood klasik ve alışageldik tavrı ile bu filmi tekrar yorumladı. Hollywood’un bu yakın dönem filmleri yeniden uyarlama politikasına hiç te sıcak bakmıyorum. Sanki diğer ülke sinemalarını bir aşağılamanın hedefi haline getiriyorlar. Bu Uzak Doğu korku filmlerinden veya Fransız filmlerinden yaptıkları uyarlamalarda belli oluyor. Yine de Herkesin Keyfi Yerinde yönetmen Kirk Jones’un ve oyuncularının başarısı ile farklı bir yere oturuyor. Aslında bu başarının temel sebebi hikayenin Amerikan yaşam biçimine çok başarılı bir şekilde oturtulması. Şimdi bu şekilsel yaklaşımımızdan uzaklaşıp filmin odağına inelim. Öyküde bir babanın ailesine bakmak için yaşadığı ve arkada bıraktığı bir hayat var. Baba eşini kaybedince yalnızlıkla yüzleşiyor. İşte o zaman hepimizin zamanı geldiğinde yapacağı bir hesaplaşmaya giriyor. Bu hesaplaşma çocuklarının ondan sakladığı gerçeklerle yüzleşmeye götürüyor. Hepimizin korkutan an bu değil mi? Anne baba olmanın en korkutucu tarafı bu. Siz hayatınızda ne yaparsanız, neyi başarırsanız, kariyerinizi hangi meslekte parlatırsanız parlatın olay dönüp dolaşıp çocuklarınızın hayata nasıl tutunduğuna geliyor. Onların başarısından veya başarısızlığından kendi hayatınızın değerlendirmesini yapıyorsunuz. “Herkesin Keyfi Yerinde” tam da bunu anlatıyor. Bazen düşünüyorum bu duygu yaşadığımız hayatı ve tercihlerimizi maskelemek için kullandığımız bir yalan mı? Bir babanın “Ben hayatımı seni ve kardeşlerini geçindirmek ve okutmak için harcadım” lafı ne kadar doğru. Hayat yaşanıyor ve zaman tükeniyor. İster ailenizle beraber ister kendinizle uğraştığınız bir hayat yaşayın. Sonuçta geçmişe bakarak kim gerçekten mutlu oluyor? Hayatı anlamlandırmak biraz da çocuklarımızın neyi başardıkları ve ne kadar mutlu olduklarıyla ilgili olmuyor mu? Veya bu bakış açısı ne kadar dürüst? Bütün bu soruların cevaplarıın düşünülebileceği bir film Herkesin Keyfi Yerinde.

Serdar Akbıyık
1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here