Fırat Sayıcı

Edward Lewis / “Pretty Woman”

İlk İzlenim: Başarılı, zengin ve karizmatik bir işadamı…

Konuştukça: Oldukça centilmen, kadın ruhundan çok iyi anlayan, duyarlı biri…

Artıları: Duygularını sonuna kadar yaşamayı biliyor.

Handikapları: Pek yok desek yanlış olmaz

Yaşam Felsefesi: Önemli olan aşk!

Hayattaki Düsturu: Bana düşen hediye; imkansız ilişkiler…

Tanıyınca: Bir kadına nasıl yaklaşacağını bilen Edward, bayanlar için eşsiz bir sevgili, erkekler için de sırtını yaslayabileceği sıkı bir dost olurdu… Dört dörtlüğe yakın bir karakter kolay kolay boy göstermez çevrenizde…

 

 

John Clark / “Shall We Dance”

 

İlk İzlenim: Sıradan, yılgın, mutsuz bir işkolik…

 

Konuştukça: Hayatın keşmekeşinden bunalmış, sıkıcı işinden ve durağan evliliğinden yakınan biri. Hayatında bir değişiklik lazım ama ne?

 

Artıları: Hayatını biraz olsun farklı kılmak, renklendirmek için her türlü yeniliğe açık…

 

Handikapları: Bazen hemen kırılıyor hevesi, ancak çevresindeki arkadaşları çabuk toparlıyorlar onu.

 

Yaşam Felsefesi: Daha renkli bir hayat için yenilik lazım…

 

Hayattaki Düsturu: Bu dansı bana lütfeder misiniz?

Tanıyınca: Yaşamın sıradanlığından bir türlü kurtulamayan John, tango dansı sayesinde bir nebze de olsa işleri rayına sokuyor. Bir ara güzel tango hocasıyla yakınlaşan John, gerçek sevginin ise yıllardır beraber olduğu karısında olduğunu fark ediyor. Eğer John’la sıkı bir arkadaş olmak istiyorsanız, ona ilginç bir yenilikle gitseniz iyi olur.

 

 

 

 

 

Richard Gere

60’ına gelen ancak hala karizması ve hayat görüşüyle hayranlarını peşinden sürükleyen Richard Gere, Edward Lewis gibi centilmen, insancıl ve duygusal, John Clark kadar da, hayatını dolu dolu yaşayabilmek adına her türlü yeniliği deneyen biri. Eşsiz hafızası onu set ortamında vazgeçilmez oyunculardan biri yapmakta. Budist olduğunu her daim vurgulayan Gere, bir rol için aylarca hazırlık yapmanın gereğine inanıyor. Başta AIDS olmak üzere insanlığa zarar verecek çoğu hastalıkla mücadele için sağlık örgütlerine yardımlarda bulunmayı ihmal etmeyen oyuncu, zinde kalmak için neredeyse çocukluğundan beri spor yapıyor. Hollywood’un pahalı aktörlerinden olan Richard Gere için önce sinema geliyor.

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.