Mutfakta müzik var

The following is a list of the main features that you will experience with a good antihypertensive medication. I started to develop a rash and swelling around my right knee where Srirāmpur i had just received a steroid injection the previous day. Ciprofloxacin, a second line of treatment for community acquired pneumonia, has been found to be more effective in adults than levofloxacin.

Pharmacies are generally very safe, but there are always ways to be hacked. Poxet 60 mg price uk, you have buy clomid for men heigh the option of getting an in vitro fertilization. We recommend that you regularly check our website and consult the official website for information about the latest product information, official websites, product safety, official information and news, before making any.

We make no representations or warranties whatsoever with respect to the privacy, accuracy, or suitability of the information contained on or provided by this website. This is generally within four hours of when the buy prednisone for dogs without a vet prescription toppingly medication was missed. You can click "continue shopping" to view the entire selection and purchase this product.

Fatih Akın filmleri neredeyse bir fenomen haline geldi artık. Türk yönetmen olarak değerlendirilebilir mi sorusu bir kenarda tartışıladursun her işi beklenen bir Türk filmi kadar etkili oluyor. Bunda Fatih Akın’ın Türk asıllı bir yönetmen olmasının yanında yurtdışındaki festivallerde konuşulan filmlere imza atmış olmasının da önemli bir katkısı var. Toronto, Venedik gibi festivallerde gösterildikten sonra bu hafta Türkiyeli seyirciyle de buluşacak olan Soul Kitchen, bir diğer adıyla Aşka Ruhunu Kat kendine ait bir restoran işleten Zinos’un tepetaklak değişen öyküsüne odaklanıyor.

Yer tipik olarak alıştığımız gibi Almanya, Yunanlı Zinos’un (Adam Bousdoukos) eski bir hangardan yarattığı restoranı “Soul Kitchen” ikinci sınıf, hamburger, pizza gibi satan bir yer. Bir yandan dükkanı işletmekten kurtulmaya çalışıyor çünkü müdavimleri dışında pek bir müşterisi yok, zaten sevgilisi Nadine de Şangay’a taşındığından onun yanına gitmek istiyor. Bu arada işsiz kalan bir gurme aşçı Shayn’la (Birol Ünel) tanışıyor o da restorana gelip gelip yemek yapmaya başlıyor ama hamburgere alışkın olan müşteri hoşnut kalmıyor. Gelişen olaylarla birlikte Soul Kitchen dolup taşan bir restorana dönüşüyor. Zinos’un geçirdiği bel rahatsızlığı ve herşeyi bırakıp Şangay’a gidebilmek için dükkanın işletmesini kumarbaz ve şartlı tahliye edilmiş olan ağabeyi Ilias’a (Moritz Bleibtreu) bırakması işlerini daha da karıştırır. Şangay’a gidemediği gibi restoranını da kaybeder.

 

Yemek, mutfak ve aşk üzerine kurulu denerek lanse edilen Aşka Ruhunu Kat, aslında Zinos’un yaşadıkları üzerine kurulu. Kimi zaman talihli kimi zaman talihsiz birçok olay belirleyici oluyor. Doksan dakika içerisinde o kadar çok şey oluyor ki seyircinin sıkılması imkansız. Zamana sığmayan mizansenleri kamerasına sığdıran Fatih Akın adeta seyircinin içinde kaybolmasını istediği bir dünya yaratmış.

 

Zinos’un etrafında dönüp dururuken, aşktan ziyade yemek ve müziğin öne çıktığını görüyoruz. Özellike müzik neredeyse hikayeyi boğacak gibi öne çıkıyor, zaten afişinden de anlaşılacağı üzere müzik ağırlıklı bir film olacağı belli ama bu kadar öne çıkarmak hikayenin kendisini riske ediyor. Senaryonun matematiği kurguyla uyuşur bir biçimde ilerlediğinden herşey gayet açık, seyirciyi yormadan “eğlen”diren, popüler anlatım kalıplarına yaslanmış bir filme karşı karşıyayız. Fatih Akın’ın zaten böyle bir çizgisi olduğunu biliyoruz ama popülerin yanında politik göndermeler içeren, göçmenlik, eşcinsellik vs. gibi birçok konuyla ilgili söylemler barındıran diğer filmlerinin aksine Soul Kitchen kendi halinde bir yapım.

 

Akın sevdiği oyuncularla çalışmış, Birol Ünel ile Moritz Bleibtreu onlardan ikisi asıl filmi götüren ise Zinos’u canlandıran Adam Bousdoukos. Fatih Akın seyircinin beklentilerini karşılayacak bir filme imza atmış ama eski yapımlarının yannda zayıf, en azından bir Duvara Karşı tadı almanın pek imkanı yok.

 

1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nü bitirdi. Erol Simavi Vakfı Gazetecilik Bursu'nu kazanıp iki yıllık eğitimden sonra Hürriyet Gazetesi'nde istihbarat muhabiri olarak mesleğe başladı. 1992 yılında Hürriyet Yazıişleri'ne geçti. 1993'te Spor Gazetesi'ni kuran grupta yer aldı. 1996'da Hürriyet Yazıişleri'ne döndü. 1999'da Star Gazetesi kuruluşunda bulunmak için Hürriyet'ten ayrıldı. 2000-2001 yıllarında Almanya'da Star Gazetesi'ni çıkaran grupta Yazıişleri Müdürlüğü yaptı. 2002'de Türkiye'ye dönüp Star Grubu'na bağlı olan ve yeniden yayımlanan Hayat Dergisi'nde görev aldı. Hayat Dergisi'nde ve Star Gazetesi'nde sinema eleştirmenliği yaptı. 2004 yılında Star Gazetesi Yazıişleri Koordinatörlüğü görevine getirildi. Halen Star Gazetesi İnternet Yayın Müdürlüğü ve sinema eleştirmenliğini sürdürmektedir. Star Gazetesi, Kral Müzik Dergisi ve internette çıkardığı Cinedergi'de sinema yazıları yayımlanmaktadır. 2007 yılında "Türk Sineması'nı Yönetenler" adlı yönetmenlerle yaptığı röportajları kapsayan bir kitap çıkardı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.