Fırat Sayıcı

 Hayvan dedektifi Ace Ventura, Gülhane Parkı Hayvanat Bahçesindeki işinde ilk haftasını doldurmaktadır. O gün her zamanki gibi hayvanların kafeslerini temizleyip, yemlerini vermektedir. Kısa bir süre sonra gelen davetsiz misafirlerden çekeceğini hiç kimseden çekmemiştir Ace Ventura…

 Ace Ventura: (Lamaların bulunduğu kafeste, bön bön lamalara bakarken, lamanın biri yüzüne tükürür.) Hımmm, demek siz uslanmaycaksınız… (Diliyle dudağının ucuna gelen tükürükten biraz tadar.) Aşk olsun Darcy! Ben sana demedim mi, hayvanat bahçesi ziyaretçilerinin attığı şeylerden yemeyeceksin diye? Yine tuzlu fıstık yemişsin. Bundan sonra benim sözümden çıkma tamam mı kızım.

Bu sırada Ace Ventura’nın ense köküne gelen minik bir taş feci şekilde canını yakar.

Ace Ventura: Oyy, anacığım. Ne oldu lan? Kim attı bakiyim o taşı? Yoksa haylaz maymunlar mı? (Sağa sola bakınırken bu sefer alnına çarpar minik bir taş) Off, ne oluyor yahu?

İlerideki küçük çalılığın arasından gelmiştir taş. Ace Ventura o tarafa doğru yürür merak içinde. Maymunların bir muzırlık yaptığını düşünür. Yavaşça yaklaşıp çalıları aralar. Karşısına çıkanları tanımıyordur..

Ayşecik-Sezercik-Yumurcak: Merhabaaaa!

Ace Ventura: Oh my god! Siz de kimsiniz be?

Yumurcak: Biz aşağıki mahallenin çocuklayıyız aabi! Tanışalım mı?

Sezercik: Merhaba ben Sezer. Ama herkes bana Sezercik der. (Ayşecik’e bakarak) Ayşe abla bence bu adam kocaman bir fili bile bulamaz.

Ayşecik: Siz onların kusuruna bakmayın bayım. Onlar daha çocuk ne dediklerini bilmiyorlar.

Sezercik: Sen çok mu büyüksün sanki cicim.

Yumurcak: Evet Ayşecik abla… Niye bizi küçümsüyoysun. Biz sana ne yaptık ki?

Ayşecik: Neyse çocuklar lafı uzatmayalım da bir an evvel konuya dönelim. (Ace Ventura’ya dönerek) Bayım, şimdi biz buraya şu yüzden geldik. Geçen gün bizim mahallenin kedisi Şirin ortadan kayboldu. Arıyoruz ama bir türlü bulamıyoruz.

Yumurcak: Evet abicim. Çok tatlı biy kediydi o. Ağzının tadını da biliydi. Sadece özel kedi maması yeydi.

Ace Ventura: (Cebinden bir avuç kedi maması çıkarır, birkaç tane ağzına atar) Tıpkı benim gibi desenize… Alır mısınız çocuklar?

Ayşecik: Kalsın, bayım! Lütfen konuyu dağıtmayalım. Buraya geliş sebebimiz sizsiniz. Sizin çok iyi bir hayvan dedektifi olduğunuzu söylediler.

Ace Ventura hemen havaya girer. Cüzdanından üç tane kartvizit çıkarıp çocuklara dağıtır.

Ace Ventura: Ayıptır söylemesi üstüme yoktur. Buyrun kartlarım. (Cebinden not defteri ve kalem çıkarır) Evet çocuklar söyleyin bakalım şu Şirine neye benziyor?

Yumurcak: Şiyine değil abi, Şiyin. Çok özledim onu!

Ace Ventura: Her neyse velet işime karışma.

Sezercik: Beyaz üstüne kocaman kocaman sarı-kahverengi benekleri var. İnsanların bacaklarına sürtünmeyi çok sever.

Yumurcak: Boynunda da yeşil biy tasması vay.

Ayşecik: Çok akıllı bir kedi. İnsanlardan pek korkmaz. Hemen kendini sevdirir.

Ace Ventura: Hmmm. Tarifiniz yeterince aydınlatıcı. Bu bilgiler doğrultusunda araştırmamıza hemen başlayalım. Ama bana birkaç gün müddet verin. Tamam mı çocuklar?

Yumurcak: Peki abi.

Ayşecik: Hadi çocuklar gidelim artık geç oldu. Anne babalarımız bizi bekler.

Aradan birkaç gün geçer ve çocuklar yine Ace Ventura’yı bulurlar.

Ayşecik: Bayım! Yine biz geldik.

Ace Ventura: (Onları gören Ace Ventura nedensizce paniğe kapılır.) Hohoşhoş geldiniz veletler! Ama boşuna geldiniz çünkü bulamadım ben kedinizi… Hadi şimdi gidin bakalım buradan. Daha yapacak çok işim var. Devekuşlarının tüylerini temizliycem. (Üçünün de sırtından itekleyerek yollamaya çalışır)

Yumurcak: Ace abi, niye bize böyle kötü davyanıyoysun. Biz sana naaptık ki?

Ayşecik: Peki ya Şirin nooldu bayım? Bulamadınız mı onu?

Ace Ventura: Şirin mirin yok bulamadım ben onu.

Yumurcak: (Ağlamaklı) Biz de umutlanmıştık. Şiyini bir tek siz bulabiliydiniz.

Bu sırada, Şirin, Ace Ventura’nın kulübesinden çıkarak çocukların yanına gelir ve onların ayaklarına sürünerek kendisini sevdirmek ister. Çocuklar sevinçten deliye döner.

Ayşecik-Sezercik-Yumurcak: Şiriiiin!

Ace Ventura: Hayıııııır! Şirin sana kulübeden çıkma demedim mi? Gir bakalım içeri.

Ayşecik: Bayım ne yapmaya çalışıyorsunuz siz? Şirini bulmuşsunuz işte.

Sezercik: Yalancı!

Ace Ventura: Evet buldum ama artık o benim kedim.

Yumurcak: Nası yani?

Ace Ventura: (Daha fazla dayanamayarak çocukların ayaklarına kapanıp ağlamaya başlar) Nooolur onu benden almayın. Ben Şirin’i çok sevdim. Biz onunla aynı mamayı yedik, güldük eğlendik, sabahları yürüyüşe çıktık. Çok sevdim ben onuuuu! Beni onsuz bırakmayın yalvarırım çocuklar! Lütfen o benim kedim olsun çocuklaaaar…

Ayşecik, Sezercik ve Yumurcak da onunla birlikte ağlamaya başlarlar… Bu sırada oradan geçmekte olan bir adam bizimkilerin yanına yaklaşır.

Adam: Merhaba gençler. Bu drama yürek dayanmaz. Alın bu kartım. Sinema sektörüne atılmaya var mısınız? Emin olun ki çok iş yaparsınız!

Ayşecik: Peki ama siz kimsiniz bayım?

Adam: Ben, Aram Gülyüz!

 

 

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.