Yemek, para, seks, aşk ve ölüm

“Aşçı, Hırsız, Karısı, Sevgilisi – The Cook the Thief His Wife & Her Lover”(1989)

Yönetmen / Senaryo: Peter Greenaway

Oyuncular: Richard Bohringer, Michael Gambon, Helen Mirren, Alan Howard

2.35:1 Geniş Ekran. 119 dakika.

KANAL D / UNIVERSAL –PURE GOLD serisi

 

   Yaşamın temel üç unsuru, yemek, seks ve –kibarca- tüm kazuratı vücuttan atmak tabii ki… Fakat tüketim ve şiddet toplumlarının bu üç masum ihtiyaç kavramını birbirine karıştıran, aşkın ve ölümün güzelliğini yok eden sadist yapıları, karanlık bir kargaşa yaratmakta… Bedenlerde ve hem de ruhlarda!

   Sinemanın zorlu entelektüel yönetmenlerinden Peter Greenaway, yukarıdaki paragrafta yer alan temaları çok şaşırtıcı biçimde iç içe geçiriyor. Şöyle ki, bu filmin estetik düzeyi ve görsel özeni, inanılmaz bir kabalık, saldırganlık ve iğrençlikle aynı anda sunulmakta duyularınıza… Lüks bir Fransız lokantasının kusturucu mutfağından yükselen ve duyguları okşayan insan sesi gibi; zengin serseri Hırsız’ın(Gambon), muhteşem sofralardaki hoyratlığı gibi. ‘Halden anlayan’ Aşçı’nın(Bohringer), kocasının hakaret ve kaba kuvvet gösterilerinden yılmış kadınla(Mirren), kibar, ince ruhlu bir lokanta müşterisi adamı yani aşığı(Howard), cinselliklerini doyasıya yaşamaları için kilere saklaması gibi.

   Beş büyük tablo gibi beş mekânda anlatılan öyküde, özellikle ışığın ve gölgelerin kullanımı, Hollanda resmine hayran yönetmenin 17.yüzyıl sanatına saygı duruşu gibi.

   Ayrıntılı ‘stüdyo set’leri arasında ‘yana kaydırma’ ile dolaşan ve hikâye katmanlarını kesif renklerle de (örneğin zehir yeşili) tanımlayan Greenaway, öncelikle görsel etkiyi önemseyen yaklaşımıyla mantığı sağlamlaştırmakta… Aslında, bu tür bir görselliğin tetiklemesiyle bilinçaltımızdan çıkagelecek kaotik konsepte ulaşabilmemizi sağlıyor ki, bu da yeterince ürkütücü.

   Peki, Greenaway, cilalı görünümleri ve parlak laflarının altında yamyam ruhu taşıyanlara / ‘her tür hırsız’a karşı yırtıcı ve acımasız mı? Evet; bu tavrı, kayıtsızlıklara karşı doğru ve etkili bir yanıt bence… Genişletirsek, bu film, diktatörlüklerin, aydınların öncülüğü, ezilmişlerin başkaldırısı ve örgütlü bir muhalefetle yıkılacağına dair bir örnekleme olarak da okunabilir.

   Her bir oyuncunun(Tim Roth, Ciaran Hinds gibi günümüzün önemli adları da var), Jean-Paul Gaultier imzalı giysilerin ve Michael Nyman’ın müziğinin etkisinde kalmamanız olanaksız. Esasen, filmin bütününü, olduğu gibi algılayacak vücudunuz ve ruhunuz… İştahınız kaçacak, mideniz bulanacak, yüreğiniz sızlayacak, tüyleriniz diken diken olacak, heyecan çekecek, bazen gülümseyecek, bazen nefret edeceksiniz kendinizden bile.

   Uzunca süredir aynaya bakmayan 20. ve şimdi 21.yüzyıl insanına esaslı bir tokat olarak da tanımlanabilir “Aşçı, Hırsız, Karısı, Sevgilisi”.

   Ekstraları olmayan bir DVD; hiç merak etmeyin filmin kendisi yeter de artar!

  

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.