Fırat Sayıcı

Birçok kez Oscar törenini sunan Whoopi Goldberg, işsizlikten, bir özel kanal için canlı yayında muhabirlik yapmaya mecbur kalmıştır. Kırmızı halıda başlayan gece, kulis ve sahnede bitecektir…

Whoopi Goldberg: (Üzerinde simsiyah kadife bir elbise ile, diğer kameraman ve muhabirleri ite kaka, kırmızı halı geçişlerinde sunuma başlar) Evet sayın seyirciler. Canlı yayınımız başladı. Evet, ilk olarak, bu geceyi sunacak olan Hugh Jackman geliyor. Hugh! Hugh! Heeey, Hugh! Buradayım. (Ona doğru seslenir, ama Hugh Jackman, Whoopi’yi görmemezlikten gelir.) Allahın cezası, şımarık herif! (Birden kamerayı hatırlar) Pardon sayın seyirciler. Bir an kendimi kaybettim. Evet, şimdi yaklaşan kişi ise Penelope. Ooo, çok şık giyinmiş. Heyy, Penny. Buraya baksana. (Penelope yaklaşır.) Merhaba Penelope.

Penelope Cruz: Merhaba.

Whoopi Goldberg: Çok şık görünüyorsun. Nerden kıyafetin?

Penelope Cruz: Ee, bu 60 yıllık antika bir kıyafet. Uzun zamandır dolabımda duruyordu. Kısmet bugüneymiş.

Whoopi Goldberg: Peki nereden almıştın kıyafetini?

Penelope Cruz: (Sırıtarak konuyu geçiştirir) Bırakın da orası bana kalsın. Geç kaldım.                 (Saatine bakar) Eyvah saatim yok. Acaba evde mi bıraktım? Ama eminim yanıma aldığımdan. Neyse size iyi yayınlar…

Penelope telaşla giderken elbiseden bir etiket düşer yere. Whoopi, alıp bakar.

Whoopi Goldberg: Evet sayın seyirciler. Penelope’nin bir sırrını ortaya çıkarttık. Etiketinin üzerinde Abdullah Tekstil-Mahmutpaşa-Turkey yazıyor. İlginç! Açıkçası ben de ilk defa duydum bu markayı… Neyse… İşte Leonardo Di Caprio… Hey, Leo! Bu tarafa gel.

Leonardo Di Caprio: Merhaba Whooper. Ay pardon Whoopi.

Whoopi Goldberg: Neler hissediyorsun Leo? Bu gece kimler götürür Oscar’ı.

Leonardo Di Caprio: Kim olacak tabi ki ben!

Whoopi Goldberg: İyi de sen aday bile değilsin ki!

Leonardo Di Caprio: Olsun sürpriz yapacağım. Because, I am the king of the world! (Der ve koşarak kaçar)

Whoopi Goldberg: Yürü be kim tutar seni. Sayın seyirciler Penny’nin sırrından sonra, Leo’nun da çıldırışına tanık oldunuz. Bu gecenin en şanslı seyircileri sizlersiniz. Evet, hadi biraz da kulise göz atalım.

Whoopi Goldberg kameramanla birlikte kulise girmeye çalışır. Güvenlikte takılır.

Whoopi Goldberg: Sen benim kim olduğumu biliyor musun. Ben senin yaşın kadar Oscar sundum tamam mı! Haddini bil ve beni içeri al.

Güvenlikçi: Kusura bakmayın hanfendi. Sizi içeri alamam. Kulise girmek yasak. Zaten bir sürü hırsızlık şikayeti aldık bu gece. Ortalıkta birileri cepçilik yapıyor.

Whoopi Goldberg: (Bu sırada kulisin aralanan kapısından, içeride makyaj yapan Hugh Jackman’ı görür) Hey, Hugh. Benim, Whoopi. Bi yardım et de beni de içeri alsınlar. Kısa bir röportaj yapalım.

Hugh Jackman, onu görmemezlikten gelmeye devam eder. Kalkıp kulisin kapısını kapatır.

Whoopi Goldberg: Aşağılık herif. Alacağın olsun senin! Bi tarafın mı kalktı, haa! (Kameraman uyarır) Pardon seyirciler, yine kaybettim kendimi. En iyisi, biz salona geçelim ve tören öncesine bakalım.

Salona geçerler, koltukların arasında, oturanlarla röportaj yapmaya başlarlar.

Whoopi Goldberg: Evet, sevgili seyirciler. Gözüme Sean Penn’i kestirdim. Bakalım neler diyecek? Selam Sean!

Sean Penn: (İrkilerek) Selam. Nerden çıktın sen?

Whoopi Goldberg: Birkaç soru soracağım vaktin var mı?

Sean Penn: Hayır hiç vaktim yok. ABD, Irak’a girmeden bişiler yapmam lazım. Politik filmler çekmek, vatandaşlıktan çıkmam falan lazım.

Whoopi Goldberg: İyi de, ezeli düşmanın Bush çoktan gitti Beyaz Saray’dan. Obama geldi. Hatta sırf bu yüzden sana bu akşam en iyi oyuncu Oscar’ı vereceklermiş diye söylentiler var.

Sean Penn: Yanılıyorsun. O söylentiler doğru ama Bush’tan dolayı değildir. Olsa olsa artık Amerika’da her üç erkekten biri gay olduğundandır. Malum son filmim Süt’de bir eşcinseli canlandırıyorum. Bu arada 5 papelin var mı? Sanırım cüzdanımı düşürdüm yada çalındı.

Whoopi Goldberg: Olsa dükkan senin. Malum, kriz var. Hadi başarılar sana. ( Sean Penn’in yanından ayrılır, birkaç sıra arkada Mickey Rourke’u görür) Hey, Mickey! Selam.

Mickey Rourke: Selam Goldi.

Whoopi Goldberg: Oscar’ı Sean Penn’e vereceklermiş gibi duydum.

Mickey Rourke: (Whoopi’nin kulağına eğilerek fısıldar) Biliyor musun Goldi, eğer böyle bişi olursa Sean’i cehenneme yollayacağım.

Whoopi Goldberg: Ooo! Burası kızışacağa benzer sayın seyirciler.

Bu sırada tören başlar. Sahneye Hugh Jackman gelir. Herkes alkışlamaktadır. Önce vasat sesiyle birkaç müzikal parçayı okur. Bazı seyirciler kulaklarını tıkar.

Hugh Jackman: Herkese merhaba! 2009 Oscar’larına hoş geldiniz. Hemen bir espriyle başlayayım. Whoopi Goldberg’in hayaleti buralarda dolaşıyor, haberiniz olsun! (Kimse gülmez) Ne o, komik bulmadınız galiba.

Whoopi Goldberg: (Salonun ortasında bağırır) Hey, ben buradayım ve hala ölmedim seni aşağılık herif.

Hugh Jackman: Vay vay vay. Bakın burada kimler varmış. Selam Whoopi. Seni göremedim. Neden o siyah kadifeyi giydin. Daha iyi görünebilmek için mi?

Bu sırada içeri FBI görevlileri girer. Hugh Jackman’ı tutuklamaya ve susturmaya kalkışırlar.

Ortalık birbirine girmiştir. Koşanlar, bağıranlar, ağlayanlar…

Whoopi Goldberg: Evet sayın seyirciler. İnanılmaz bir olay oldu. Hugh Jackman’i tutuklamak için içeri onlarca FBI ajanı girdi. Sanırız sebebi benim zenci olmam ve Obama’nın başkan olması. Bilmiyorum hem kafam hem de ortalık karıştı. Hayır Mickey yapma. Ahhh! Sayın seyiriciler, Mickey Rourke, koltukların üstüne çıkıp bir güreşçi edasıyla Sean Penn’in üstüne atladı. Salonda bulunan George Michael, Elton John ve Robin kılığında maskeli bir adam Sean’i kurtarmaya çalışıyorlar. Leonardo Di Caprio, Yahudi olmamak için vazgeçtiği sevgilisini yalnız bırakıp, Penelope Cruz’un arkasına geçti ve dünyanın kralı benim diye çığlıklar atıyor. Kıyafetine bastığı için Leo’yu tokasıyla öldürmeye kalkan Penelope’yi ise Javier Bardem zaptetmeye çalışıyor. Aman tanrım. Orada neler oluyor? Jennifer Aniston, Brad’in kolundan Angelina Jolie’yi kaptığı gibi, saçlarını yolmaya başladı. Şu an ikisi saç saça birbirilerine girdiler. Brad Pitt ve en yakın arkadaşı George Clooney, Angelina üstüne çevredekilerle bahse girdiler. FBI ajanları bir yandan da Slumdog Millionaire’in Hint’li ekibini, özellikle de çocukları kovalıyorlar. Çünkü aldığım bilgiye göre gece boyunca süren cepçilik olaylarının müsebbibi onlar çıktı. Bu kadarına da pes diyorum. Adrien Broody, birdenbire sahneye çıktı ve bu sene de birilerini öpmem lazım deyip Hugh Jackman’in dudaklarına yapıştı. Evet sayın seyirciler, bu rezaleti daha fazla ekranlarınıza taşıyamayacağız. 2010 Oscar töreninde görüşmek üzere! Buradan yetkililere sesleniyorum. Töreni seneye bana sundurun aşağılık herifler!!!

 

 

 

Fırat Sayıcı
1979, İstanbul doğumlu. 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema-tv üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali'nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Şu an aynı bölümde doktorasını yapmaktadır. SİYAD üyesidir. TRT'de metin yazarı olarak başladığı televizyon macerasında birçok kanalda çeşitli programlarda görev aldı, sinema programları yaptı. Kurduğu Mad Informatics Ajansı’yla sinema-tv ve eğlence sektörüne PR ve sosyal medya hizmeti vermeye başlamıştır. "Türk Sinemasında Gerçekçilik" ve "Yeni Başlamayanlar İçin Sinema" adında iki sinema kitabı yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.