Projektör

Fırat Sayıcı

Haziran ayında gerçekleştirilen ve uzun süredir katıldığım en keyifli film festivallerinden biri olan Sinemardin’den notlar… Yedi kişinin kurduğu Mardin Sinema Derneği, tüm çalışmalarını Mardin’in geneline sinema sanatını yayma yönünde gerçekleştiriyor. Sinemardin festivalinde de büyük katkıları olan grup, başta senaryo atölyesi olmak üzere daha çok pretiğe yönelik çalışmalar yapıyorlar. Senaryo atölyesini Sender (Senaryo Yazarları Derneği) düzenlemekte. Sender, metropol dışında kalan bazı küçük kentlerde düzenlediği bu tarz atölyeler sayesinde, sinema bilgisini kırsala taşıyor. Festivalde düzenlenen çeşitli konferanslarda Mardin’i sinemaya daha çok yaklaştırabilmek adına gereken çözümler, Mehmet Altıoklar’dan, Hüseyin Kuzu’ya, Nida Karabol’dan Haluk Ünal’a kadar sektörün önde gelen isimlerinin fikirlerine ev sahipliği yaptı. Bu tarz toplantılara katılan Mardin gençlerinin olumlu yaklaşımları, hedefe ulaşmak için güçlü bir adım… Katılımcıların bazıları vizyona giren tüm filmleri seyrettiklerini söylüyorlar. Bunun sebebi ise Mardin’de korsan filmciliğin oldukça yaygınlaşması. Yetkililer, sinemada toplu halde film seyretme kültürü olmadığından yakınıyor. Toplantılardan birinde Umut Sanat adına Nida Karabol, yaklaşık 200 adet 35 mm film arşivlerini karşılıksız olarak Mardin’e açtığını söyledi. Şurası kesin ki, bu ve benzeri katkılar Mardin’de alevlenen sinema ateşinin devamını getirecek. Buradan hemen belirtelim, Mardin için büyük ölçüde sponsor arayışları devam ediyor. Bu işin devamlılığı için gereken en büyük koşul ise süreklilik. Sender’den, senarist ve öğretim görevlisi Hüseyin Kuzu, birebir yaptığımız bir konuşmada şunu söyledi: Kırsal kentlerde yaptığımız üç aylık atölyelerin sonunda, katılımcı gençlerin bir bölümü, eğitimlerini hazmetmeden, hemen İstanbul’a dönüp çalışmak istiyorlar. Bu büyük bir sorun… Bu arada söylemeden geçemeyeceğim… Muhabbet ustası Hüseyin Kuzu ustaya buradan saygılarımı yolluyor, eğer günün birinde onunla tanışırsanız, kendisinden okçu hikayesini dinlemenizi öneriyorum. Bir hikaye böyle mi güzel anlatılır?

 

 

 

1979, İstanbul doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi Malzeme Mühendisliği’nden yüksek lisansla mezun olmasına rağmen, üniversite yıllarında yaptığı sinema kulübü başkanlığı sayesinde, geleceğini ve mesleğini sinema üzerine kurmaya karar verdi. Çeşitli kısa film, belgesel çalışmalarıyla işe koyulan ve Yıldız Kısa Film Festivali’nin kurucularından olan Fırat Sayıcı, yurt çapında çeşitli kısa film festivallerinde de jüri üyeliği yaptı, kısa film üzerine workshoplar düzenledi. 2003 yılında SkyTürk’te yayınlanan “Cafe Sinema” adlı sinema programında görev aldı. Çeşitli dergi ve internet sitelerinde sinema yazıları yayınlandı. Ulusal bir sinema dergisinde bir süre genel yayın yönetmenliği yaptı. 2006 yılından bu yana Kanal D’de yayınlanan ve Ömür Gedik’in hazırlayıp sunduğu “Cinemania” programının genel koordinatörlüğünü / editörlüğünü yapmakta ve 2008’in Nisan ayından beri de, “Cinedergi”de, yazı işleri müdürü olarak çalışmakta. 2008’de Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünden de mezun olan Fırat Sayıcı, Selçuk Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümünde yüksek lisans öğrenimini tamamlamıştır. “Son Dönem Türk Sinemasında Gerçekçilik” adlı tezini kitap haline getirecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here